Öznur Bartın Hakkari’deki intiharlara değindi, sessizliğe tepki gösterdi
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, Hakkari’de yaşanan intiharların bireysel değil, derinleşen yapısal ve toplumsal sorunların sonucu olduğunu söyledi.
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın X hesabı üzerinden 2026 yılının Ocak ayında Hakkari’de art arda yaşanan üç intihar vakasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bartın, yaşanan ölümlerin birbirinden kopuk bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun derinleşen toplumsal sorunların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Bartın, Hakkari Merkez Biçer Mahallesi’nde 19 yaşındaki A.A.’nın, Şemdinli’de 21 yaşındaki B.D.’nin ve Durankaya beldesinde 52 yaşındaki S.Ö.’nün yaşamını yitirmesinin, aynı coğrafyada biriken ağır toplumsal basıncın sonucu olduğunu ifade etti. 2000–2023 yıllarını kapsayan verilerin, Hakkari’nin uzun süredir intihar vakalarının yoğunlaştığı iller arasında yer aldığını ortaya koyduğunu belirten Bartın, özellikle gençler ve kadınlar açısından kalıcı bir risk alanı oluştuğuna dikkat çekti.
Bartın, bu ölümlerin bütünlüklü bir toplumsal sorun olarak ele alınmadığını, sessizlik ve inkâr politikasıyla sorumluluktan kaçıldığını savundu. İntiharların bireysel psikolojiye indirgenmesinin gerçeği çarpıtmak anlamına geldiğini belirten Bartın, Hakkari’de yaşamın baskı, şiddet, yoksulluk ve işsizlikle kuşatıldığını dile getirdi.
Gençlerin geleceksizlikle, kadınların çok katmanlı eşitsizlik ve görünmez şiddetle, emekçilerin ise geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Bartın, kamusal ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliğine ve sosyal destek mekanizmalarının işlevsiz hale getirildiğine dikkat çekti. Bartın, bu durumun bireysel çaresizlikten ziyade “kurumsallaşmış bir umutsuzluk rejimi” olduğunu söyledi.
Açıklamasında ilgili bakanlıklara çağrıda bulunan Bartın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Hakkari özelinde acil sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Veriye dayalı, yerel dinamikleri gözeten kapsamlı psikososyal destek ve intiharı önleme politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Bartın, yoksullukla mücadele, güvenceli istihdam ve gençler ile kadınlar için koruyucu kamusal mekanizmalar oluşturulmadan bu tablonun değişmeyeceğini ifade etti.
Bartın, “Yaşam hakkının bu denli aşındığı bir yerde suskunluk idari bir zaaf değil, açık bir siyasal tercihtir. Hakkari’de her yeni intihar, bu tercihin ağır sonuçlarını gözler önüne sermektedir” dedi.