1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. İş hukuku bakımından Covid-19 salgınının işçi ve işverene etkileri
İş hukuku bakımından Covid-19 salgınının işçi ve işverene etkileri

İş hukuku bakımından Covid-19 salgınının işçi ve işverene etkileri

İşverenin, işçilerin sağlığını ve güvenliğini korumak için mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü önlemi almak, organizasyonu yapmak, araç ve gereçleri sağlamak yükümlülüğü bulunmaktadır.

A+A-

Av. Tevfik Gündüz yazdı:

Dünya genelinde Corona Virüs (Covid 19) olarak bilinen Solunum Yolu Bulaşıcı Hastalığı’nın, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “pandemik” ilan edilmesi akabinde, Türkiyede de birçok iş yeri geçici olarak faaliyetlerini durdurmuş bulunmaktadır. Bu durumda işverenler nezdinde işçilerin çalışma şekli, çalışma düzeni, izin kullandırılıp-kullandırılmayacağı ve ne şekilde kullandırılacağı hakkında yanıtlanması gereken çok sayıda soru bulunmaktadır.

Yazımızda Corona Virüs (Covid-19) salgınının çalışma hayatına etkilerini, bu süreçte özel sektörde işçi ve işverenlerin hak ve yükümlülüklerini, salgın hastalıkların mücbir sebep sayılıp sayılamayacağı, salgın hastalığın iş kazası olarak görüldüğü durumlarda işyerlerinde fiili çalışmaya ara vermeyi, evden çalışma modelini, iş sağlığı ve güvenliğini, kısa çalışma ödeneğini incelenmiş bulunmaktayız.

COVİD-19’DA İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELER?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, İş Kanunu 77. Madde, 818 Sayılı Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, işverenler işyerinde çalışan işçilerin sağlığı ve güvenliğini sağlamalıdır. İSG Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre işverenler çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla, riskleri analiz edip gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.

İşverenin, işçilerin sağlığını ve güvenliğini korumak için mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü önlemi almak, organizasyonu yapmak, araç ve gereçleri sağlamak yükümlülüğü bulunmaktadır. İşverenler tarafından işyerinde gerekli dezenfektanların ve hijyenik ürünlerin temini gibi önlemlerin alınması gerekmektedir. İşverenler, çalışanları için tehlikeli bir duruma yol açabilecek risklerden kaçınmalıdır. Mevcut riskleri ortadan kaldırmalı ya da daha az riskli hale getirmelidir. Bu kapsamda Covid-19 salgını ile ilgili olarak da işverenler, işyerinde herhangi bir bulaşıcı hastalık olup olmadığını denetlemeli ve bu yönde bir şüphe var ise gerekli önlemleri almalıdırlar.

COVİD-19’DA İŞÇİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELER?

İSG Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre, çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, işçiler tutum ve davranışlarıyla kendilerinin veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sebeple çalışanların da bireysel temizliğe dikkat etmek, kendisi veya çevresinde bir hastalık tespit edildiğinde işverene bildirmek, karantina sürelerine uymak gibi yükümlülükleri bulunmaktadır.

Enfekte oldukları teyit edilmiş, semptomlar gösteren “risk unsuru” çalışanların bu durumu işverenlerine beyan etmeleri gerekmektedir.

İşyerinde Covid-19 Enfekte Olan İşçinin Hakları

İş kazası, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda şu şekilde tanımlanmıştır ; İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır. İşyerinde meydana gelen iş kazaları nedeniyle iş verenin sorumlu olabilmesinin ilk koşulu ‘’kusur ‘’ dur. Kusur sorumluluğunda sorumluluğun doğabilmesi için ; zarar , illiyet bağı, hukuka aykırılık unsurlarınında bulunması gerekir.

Burada önemli olan husus, Koronavirüs’ün nerede ve ne zaman bulaştığının tespitidir. Zira Koronavirüs’ün işçiye işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle görevini icra ederken bulaşabilme ihtimali olduğu kadar, bulunduğu başka bir ortamda da bulaşabilme ihtimali vardır. İşçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle bu hastalığa yakalandığının tespit edilmesi durumunda söz konusu olay iş kazası kapsamında değerlendirilebilecek ve işveren sorumlu tutulabilecektir.

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2018/5018 Karar Numarası: 2019/2931 Karar Tarihi: 15.04.2019 sayılı kararında illiyet bağı “Somut olayda, tır şoförü olan davacı murisinin 26.11.2009 tarihinde davalı işveren tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği, 11.12.2009 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, Adli Tıp Kurumu raporunda, H1N1 virüsünün kuluçka süresinin 1-4 gün arasında değiştiği, murisin 13.12.2009 tarihli hastaneye başvurusunda belirttiği şikayetlerin hastalığın başlangıç belirtileri olduğu taktirde hastalığın bulaşmasının bu tarihten 1-4 gün öncesinde gerçekleşmiş olacağının bildirildiği, buna göre davacı murisinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında bulaştığı yukarıda belirtilen rapor kapsamından anlaşılan H1N1 virüsüne bağlı olarak, daha sonra meydana gelen ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu çerçevede, çalışanların iş yeri görevlendirmesi kapsamında Covid-19 salgınının bulunduğu bir yerde görevlendirilmesi sonucu ya da iş yerinde bir başka çalışanın taşıyıcı olması sebebiyle enfekte olan çalışanların da iş kazası kapsamında değerlendirileceği ön görülmektedir.

İşe Gelmeyi Reddetme Hakkı

İşyerinin kapatılması veya işin devam etmesi halinde çalışanların işlerini kararlaştırıldığı şekilde yerine getirmeleri gerekmektedir. İşyerinde Covid-19 enfeksiyonun teyit edilmesi gibi ciddi ve yakın bir tehlike ortaya çıkarsa, tehlike giderilinceye kadar çalışanlar çalışmaktan kaçınabilir. İş Kanunu md. 83’te söz konusu hak şöyle açıklanmıştır ; İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil , ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi , kanunun belirlediği belli şartları yerine getirerek iş görmekten kaçınabilir. Bu halde tehlike giderilene kadar iş durdurulsa dahi işverenler ücret ödemeye devam etmek zorundadırlar.

İş Kanununun 24/1. Maddesi; sağlık sebepleri ile işçinin haklı nedenle feshine değiniyor. Buna göre iş ortamında, işçiye bulaşabilmesi muhtemel bir salgın hastalık olursa, iş akdi işçi tarafından haklı nedenle feshedilebiliyor. Yani iş yerinde bir kişinin bile Covid-19’a yakalanması, yakın temasta bulunan diğer işçilere, haklı nedenle feshin yolunu açıyor. Ancak burada hasta olan kişiyle yakın temas çok önemli. Hastalanan kişinin rapor alarak işe gelmemesi durumunda, diğer işçiler haklı nedenle iş akdini feshedemiyor.

COVİD-19 SALGINININ DEVAM ZORUNLULUĞUNA ETKİSİ

Ücretsiz izin / Yıllık izin

Covid-19 salgını nedeniyle işe devam etmek istemeyen çalışanlar bakiye yıllık izin sürelerini kullanabilecekleri gibi bu sürede ücretsiz izne de ayrılabilirler. Ancak ücretsiz izin uygulaması, 4857 sayılı İş Kanunu (“İş Kanunu”) uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak kabul edildiğinden çalışanın yazılı onayına bağlıdır. İşveren tek başına vereceği kararla çalışanlarına ücretsiz izin kullandıramaz.

Yıllık izin konusunda ise çalışanın yıllık ücretli izin hakkı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde düzenlenmiş olup konuya ilişkin uygulama ve esaslar 03.03.2004 tarihli Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde (“İzin Yönetmeliği”) belirlenmiştir. İzin Yönetmeliği’nin 8’inci maddesine göre, işveren, çalışanın yıllık izin talebiyle bağlı değildir. Bu durumda, işveren, işin niteliği de evden çalışmaya uygun değil ise yönetim hakkı kapsamında, yıllık izin hakkediş yılı dolmak üzere personellere yıllık izinlerini kullandırabileceği kanaatindeyiz.Yıllık izin hakkediş yılı dolmayan personeller açısından ise yıllık izin kullanmaları öneri ya da tavsiye edilebilecektir.

Ücretli izin

İşveren her zaman çalışanlarını tek taraflı olarak izne gönderebilir. Bu süre boyunca çalışanlara maaş ödenmesi gerekmektedir. İzin boyunca çalışanların çalışmaya hazır halde bulunmaları gerekmektedir. Bu sebeple ücretli izin işverenin inisiyatifine bağlıdır.

Saha çalışanları

İşyerinde işin devam etmesi halinde saha çalışanı olarak nitelendirilen ofiste bulunmayan ve çalışma sistemi evden çalışma modeline uygun olmayan çalışanların, resmi bir karantina uygulaması olmadığı sürece işe devam etmesi beklenmektedir.

Çalışmaya devam etmek istemeyen personel açısından talep etmesi halinde varsa yıllık izin hakları ya da ücretsiz izin kullandırılabilecektir. Sokağa çıkma yasağı ya da karantina uygulaması bulunmayan bölgeler ve yaş grupları için çalışmanın devamı gerektiği kanaatindeyiz.

Uzaktan (evden) çalışma

İş Kanunu md.14/4 fıkrasına göre; “Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.”

Buna göre Covid-19 salgını nedeniyle işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde çalışanların evden çalışma modeli kapsamında çalışmaya devam etmeleri sağlanabilir. Ancak bu durum çalışma koşullarını esaslı olarak değiştireceğinden çalışanlardan onay alınması veya duyuru yapılması gerekecektir.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

Kısa çalışma ödeneği kısaca, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle, işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.

Covid-19 kapsamında kısa çalışma ödeneğine başvuru şartları nelerdir?

1- İşyerine iş 1/3 oranında azalmalıdır. Örneğin: “Haftalık çalışma süresinin en az 1/3 oranında azalması demek 6 iş günü çalışmanın yapıldığı bir iş yerinde 4 gün çalışma yapılması anlamına gelir.”

Kısa çalışmanın başladığı tarihte çalışma sürelerini ve prim ödeme şartlarını sağlamış tüm işçiler asgari işçi sayısı olmaksızın bu ödemeden yararlanabileceklerdir.

2-İŞKUR’a başvuruda bulunması ve İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Kimler yararlanabilir?

Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olan işçiler bu ödemeden yararlanabileceklerdir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.