'İntihar değil kadın katliamı yaşanıyor'

'İntihar değil kadın katliamı yaşanıyor'

Son günlerde batıda ''aldatma'', 'boşanma'', ''aşk'' ve ''namus" adı altında kadınlar katledilirken, bölge illerinde ise artan "intihar!" olayları sonucu kadınlar yaşamını yitiriyor.

PINAR URAL / DİHA

DİYARBAKIR - Günde ortalama 5 kadının ''aldatma'', 'boşanma'', ''aşk'', ''namus" adı altında gösterilen nedenlerle katledildiği Türkiye'de, yaşanan cins kıyımı dur durak bilmeden devam ediyor. Batı illerinde ''Cilveli baktı'', ''Başka erkekle çekilmiş fotoğrafı vardı'', ''Namusumu lekeledi'' gibi gerekçelerle kadınlar katledilirken, bölge illerinde ise yaşanan kadın katliamı "intihar olayları" olarak karşımıza çıkıyor.

Son bir hafta içerisinde bölge illerinde "intihar" vakaları olarak kayıtlara geçen kadın ölümlerinde yaşanan artış ise, kadın kurumlarını kaygılandırıyor. Batman'da kuzenleri tarafından tecavüze uğradıktan sonra 17 Aralık 2012 tarihinde aile meclisi tarafından öldürüldükten sonra Batman Çayı'na atılan Hasret Daşlı olayı gündemdeki yerini korurken, sadece son bir hafta içerisinde "intihar" vakaları olarak karşımıza çıkan diğer kadın ölümleri şunlar; 


1 Ocak: Diyarbakır'ın Sur ilçesi Hasırlı Mahallesi'nde 16 yaşındaki Zehra Çelik isimli genç kadının evde bulunan tabancayla intihar ettiği iddia edildi. 

29 Aralık 2012: Mardin'in Nusaybin ilçesinde lise son sınıf öğrencisi Emine Baş (19) adlı genç kadının evin tavanına astığı iple intihar ettiği iddia edildi.

29 Aralık 2012: Diyarbakır'ın Lice ilçesinde G.A. adlı kadının kendini kuyuya atarak, intihar ettiği iddia edildi.

31 Aralık 2012: Batman'da Tilmerç TOKİ konutlarında oturan ve banyoda asılı olarak bulunan 38 yaşındaki 5 çocuk annesi Ayten Orak adlı kadının intihar ettiği iddia edildi. 

'Polis eşinin ifadesini dahi almadı'

Diyarbakır'ın Sur ilçesi Hasırlı Mahallesi'nde 1 Ocak'ta evde bulunan tabancayla "intihar" ettiği iddia edilen 16 yaşındaki Zehra Çelik isimli genç kadının ölümünün ardından ise, bildik gelişmeler yaşandı. Diğer kadın cinayetlerinin ardından olduğu gibi Çelik olayında da aile ve toplum sessizliğe bürünürken, olayı araştıran polislerin 3 ay önce Çelik ile imam nikahı kıyan Salih Aydar'ın ifadesini dahi almadığı öğrenildi. Çelik'in intihar ettiği sabah saatlerinde evde bulunan kayınpederi Fikri Aydar ise, gözaltına alınıp ifadesi alındıktan bir gün sonra serbest bırakıldı. İzinleri olmadan evlendiği gerekçesiyle yaklaşık 3 aydır kızları ile görüşmeyen Çelik ailesi, olay hakkında konuşmazken otopsi raporunu beklediklerini belirtti. Öte yandan Çelik'in intihar etmeden bir gün önce annesini telefonla arayarak konuştuğu ve annenin "Senin gibi bir kızımız yok. Bir daha bizi arama" dediği öğrenildi. Olay ile ilgili görüşülen komşular ise, eşinin çalışmamasından dolayı Çelik ile eşi arasında zaman zaman tartışma yaşandığını kaydetti. 

'İntiharların altında kadını katletme var'

Bölgede son dönemlerde artarak devam eden ve kayıtlara "intihar" olarak geçen kadın ölümlerine tepki gösteren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİKASUM) Koordinatörü Özlem Özen, 2012 yılında kadın katliamlarının yaygınlaştığını söyledi. Özen, basına "intihar" olarak yansıyan kadın ölümlerini araştırdıklarında altında "cinayetler" çıktığını belirterek, "Kadın intiharları dediğimiz olaylarda kadını katletme var. İntihar süsü verilerek, kadın cinayetleri işleniyor. Erkekler tarafından bir şekilde düzenek hazırlanıyor. Ve kadın intihara sürükleniyor. Bunun nedenleri derinlikli araştırılmıyor. Kadın intiharları denilip geçiliyor. Nedenlerin iyi araştırılması ve toplum tarafından deşifre edilmesi gerekiyor" dedi.

'Yargı sistemi katil ve tecavüzcüleri cesaretlendiriyor'

Ülkedeki yargı sisteminin de eril zihniyetin ve sisteminin bir devamı olduğunu ifade eden Özen, şunları ifade etti: "Bu algının değiştirilmesi de kolay değildir. İzlenilen dava süreçlerine baktığımızda yargı sistemi de var olan eril zihniyet ile sistemin bir devamı olarak karşımıza çıkıyor. Hakim ve savcıların verdiği kararlar katil ve tecavüzcüleri cesaretlendiriyor. Buna eğilip mücadele edilmesi gerekiyor. Yaşanan cins kırımına ilişkin eril zihniyete karşı nasıl mücadele edeceğimizi de toplum nezdinde tartışarak ve örgütlenerek mücadelemizi yükseltmek istiyoruz." 

'Eril zihniyete sahip sistemle karşı karşıyayız'

Ceren Kadın Merkezi çalışanı sosyolog Ayşe Çaçan ise, medyanın kullandığı eril dilin kadın katliamlarını meşrulaştırdığına dikkat çekerek, özellikle bölge illerinde son dönemlerde artan "intihar" vakalarına dikkat çekti. Çaçan, gerekçelendirildikçe kadın katliamlarında bir artışın söz konusu olduğunu belirterek, eril zihniyete sahip bir sistemle karşı karşıya olduklarını söyledi. "Kadın kurumları olarak, kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğimizde karşımıza ilk önce sistem engeli çıkıyor" diyen Çaçan, "Tüm engellere rağmen Türkiye'deki kadınlarla ortaklaşıp, aldığımız kararlar doğrultusunda mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu. 

'Düşmanımız erkek değil eril zihniyete sahip herkes'

EPİDEM Koordinatörü Neslihan Başak ise, kadınlar olarak bir var oluş mücadelesi verdiklerini belirterek, bunun için mücadele yürüttüklerini söyledi. "Bizimle siyasal olarak bir sorunu olan devlet, hem Kürt hem de kadın kimliğimiz üzerinden baskı uyguluyor" diyen Başak, "Devlet tarafından toplumda var olan eril zihniyet bir kere sağlam temellerde oturtulmuş durumda. Ve bunu aile kurumu üzerinden oluşturuyorlar" dedi. Başak, kadın katliamlarına dikkat çekerek, kadın cinayetlerinin çoğunun "intihar" olarak karşılarına çıktığını ifade etti. Yaşananların toplumsal bir sorun olduğunu dile getiren Başak, şunları dile getirdi: "Bu sorun sadece kadın mücadelesi yürüten kadınların vereceği mücadeleyle çözülecek bir sorun değildir. Bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Ve bu mücadeleyi yürütürken, ilk önce devlet şiddetiyle karşı karşıya kalıyoruz. Düşmanımız erkek değildir. Eril zihniyete sahip herkestir. Toplumun hücrelerine kadar sinmiş olan bu zihniyeti dönüştürebilmek için gerektiği yerde kıyameti koparmamız lazım." 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.