İHD, Şemdinli'de gözaltında yaşamını yitiren 12 köylü için adalet istedi

İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 237'nci haftasında 1994 yılında Şemdinli'nin Ormancık Mezrası'nda gözaltına alındıktan sonra kaybolan 14 köylünün akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ile kayıp yakınları, "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" eylemlerinin 237'nci haftasında Yüksekova Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Saat 12.00'de düzenlenen basın açıklamasına barış anneleri, İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz okudu.

Çapraz, bu haftaki açıklamalarında 24 Temmuz 1994 tarihinde Şemdinli'nin Ortaklar Köyü Ormancık Mezrası'nda gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren ve akıbetleri faili meçhul bırakılan Naci Şengül, Hayrullah Öztürk ve beraberindeki 12 köylünün dosyasını gündeme taşıdıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"237. haftamızda, 24 Temmuz 1994 tarihinde gözaltına alındıktan sonra katledilen ve akıbeti faili meçhul bırakılan Naci Şengül, Hayrullah Öztürk ve beraberindeki 12 kişinin hikâyesine yer veriyoruz."

whatsapp-image-2026-07-25-at-12-31-20-1.jpeg

"Erkekler çırılçıplak soyuldu, köylülere ağır işkenceler yapıldı"

Çapraz, 24 Temmuz 1994 tarihinde Yarbay Ali Çamurcu'nun başında bulunduğu jandarma ekibinin Şemdinli'nin Ortaklar Köyü Ormancık Mezrası'na baskın düzenlediğini öne sürerek, "İnsanlar evlerinden çıkarılarak köy meydanında toplandı. Erkekler çırılçıplak soyuldu, köylülere ağır işkenceler yapıldı. Tepki gösteren Emine Çelik ve Zübeyde Uysal ağır şekilde şiddete maruz kaldı. Evler yakıldı, hayvanlar telef edildi." dedi.

Gözaltına alınan köylülerin isimlerini de paylaşan Çapraz, "Naci Şengül, Yusuf Çelik, Reşit Sevli, Cabbar Sevli, Abdulaziz İnan, Salih Şengül ve Mihraç Çelik köylülerin gözü önünde işkenceye uğradı ve gözaltına alındı. Olayın duyulması üzerine köye gelen akrabaları Hurşit Taşkın, Sıddık Şengül, Hayrullah Öztürk ve Casım Çelik de gözaltına alındı." ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2026-07-25-at-12-31-20-3.jpeg

Çapraz, köylülerin iddiasını aktararak Kerem İnan'ın gözaltına alınmamak için direnmesi üzerine köy meydanında kurşuna dizildiğini, Aşur Seçkin'in ise köye ait mera alanına götürülerek işkence gördükten sonra bir ağaca asıldığını öne sürdü.

"Gözaltına alınan 14 köylüden bir daha haber alınamadı"

Açıklamasında olayın ardından yapılan girişimlere de değinen Çapraz, "Gözaltına alınanların serbest bırakılması için aileler ve sivil toplum örgütleri çağrılar yaptı ancak bu çağrılar karşılık bulmadı. Olay dönemin TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt tarafından Meclis gündemine taşındı ancak dosya sonuçlandırılmadan kapatılmaya çalışıldı. Gözaltına alınan 14 köylüden ise bir daha haber alınamadı." dedi.

whatsapp-image-2026-07-25-at-12-31-21.jpeg

Kayıp yakınlarının Cumhuriyet Savcılığı'na başvurduğunu belirten Çapraz, resmi kurumların olayı inkâr ettiğini ve takipsizlik kararı verildiğini savunarak, "Büyük baskılarla karşılaşan köylüler göç etmek zorunda kaldı." diye konuştu.

2011 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen bir mektuba da değinen Çapraz, "O dönemde karakolda askerlik yaptığını belirten bir er, köylülerin beş gün boyunca ağır işkence gördüğünü ve tabur içerisinde açılan bir çukura götürülerek silahlarla tarandıklarını beyan etti. Aynı kişi daha sonra bir televizyon kanalında da benzer açıklamalarda bulundu." ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2026-07-25-at-12-31-20.jpeg

Çapraz, savcılık tarafından olayın araştırılması için görevlendirmeler yapıldığını ancak Yarbay Ali Çamurcu ve Astsubay Fatih Akça hakkında soruşturma izni verilmediğini belirterek, ailelerin daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduğunu söyledi.

"Sorumlular yargılansın"

AİHM'in Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkını düzenleyen 2'nci, işkence yasağını düzenleyen 3'üncü ve özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5'inci maddelerini ihlal ettiğine karar verdiğini hatırlatan Çapraz, "Böylelikle işlenen katliam AİHM tarafından kayıt altına alındı." dedi.

Açıklamasının sonunda çağrısını yineleyen Çapraz, "Bizler kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları olarak 32 yıl önce katledilen köylülerin akıbetinin bir an önce ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çiziyoruz. Gözaltında işkence ile katledilen insanlarımızın dosyaları insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında ele alınmalı ve sorumlular adil bir yargı önünde hesap vermelidir. Buradan yetkililere bir kez daha sesleniyoruz; Naci Şengül, Hayrullah Öztürk ve diğer köylülerin akıbeti açıklansın, sorumlular yargılansın." dedi.

 Yüksekova Haber
Etiketler : , , , ,
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.