İHD Hakkari’den Örhan ailesi için adalet çağrısı

İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Selim, Hasan ve Cezayir Örhan dosyasına ilişkin açıklama yaptı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 228. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İrfan Sarı, Yüksekova DEM Parti ilçe örgütü üyeleri, TUHAYDER, Yüksekova Zımangeh-Der üyeleri, DBP, İHD üyeleri, kayıp yakınları ve Barış Anneleri katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu.

Ozan Akbaş, “228. haftamızda 24 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Çağlayan Köyü’nde gözaltına alınan Selim Örhan, Hasan Örhan ve Cezayir Örhan’ın akıbeti için bir aradayız” dedi.

img-9883.jpeg

Akbaş, “Bolu Komando Tugayı’na bağlı askeri birlikler 6 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Deveboyu Mezrası’na baskın düzenledi. İmama, köylülerin cami önünde toplanması için anons yaptırıldı ve askerler tarafından bazı evler ateşe verildi” ifadelerini kullandı.

24 Mayıs 1994 tarihinde askerlerin yeniden köye geldiğini belirten Akbaş, “O sırada köyde bulunan 46 yaşındaki Selim, 40 yaşındaki Hasan ve 17 yaşındaki Cezayir Örhan gözaltına alındı. Ailelerin ‘Nereye götürüyorsunuz?’ sorusuna askerler, ‘Yolda bize rehberlik edecekler, sonra bırakacağız’ cevabını verdi” diye konuştu.

img-9875.jpeg

Ailenin yaptığı başvurulara rağmen sonuç alınamadığını ifade eden Akbaş, “Salih Örhan önce Zeyrek Jandarma Komutanlığı’na, ardından Kulp Jandarma Komutanlığı’na başvurdu ancak kardeşleri ve yeğeniyle ilgili net bir bilgi alamadı. Daha sonra Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı, OHAL Valiliği, Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı ile Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına resmi başvurular yapıldı” dedi.

Akbaş, “Salih Örhan’ın Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Mustafa Atagün’e ifade verdiği sırada savcının ‘Devletin insanların kaybolmalarına neden olduğunu nasıl iddia edebilirsin?’ diyerek ifade işlemini sonlandırdığı ve Salih Örhan’ın adliye dışına çıkarılması talimatını verdiği aktarıldı” ifadelerini kullandı.

img-9871.jpeg

Tanık anlatımlarına rağmen etkin soruşturma yürütülmediğini belirten Akbaş, “Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın önce Serik Karakolu’na, ardından Lice Jandarma Karakolu’na ve daha sonra işkence merkezi olarak kullanıldığı belirtilen Lice Yatılı Okulu’na götürüldüğüne dair tanıklıklar olmasına rağmen Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltı kayıtlarında isimlerinin yer almadığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi” dedi.

Akbaş, “Ailenin AİHM’e yaptığı başvuru sonucunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 6 Kasım 2002 tarihinde Türkiye’yi Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilmesinden sorumlu tuttu” diye konuştu.

2003 yılında Selim ve Hasan Örhan’a ait kemiklerin Kulp’a bağlı Bağcılar köyü yakınlarında bulunan toplu mezarda tespit edildiğini belirten Akbaş, “Cezayir Örhan’ın akıbetine dair ise herhangi bir bilgiye ulaşılamadı” dedi.

img-9896.jpeg

Akbaş, “İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda kimlik tespiti yapılan kemikler 2004 yılında Kulp Savcılığı’na gönderildi ancak aileye kemiklerin kaybolduğu söylendi. İHD ve ailenin yıllar süren araştırmaları sonucunda kemiklerin kimsesizler mezarlığına defnedildiği ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediğini vurgulayan Akbaş, “Faillerin tespiti ve yargılanmaları için yapılan tüm başvurulara rağmen dosya zamanaşımına uğratıldı. Cezayir Örhan’ın bedeni ise hâlâ mezarsız bırakıldı” dedi.

Açıklamanın sonunda Akbaş, “Bu dosyanın zamanaşımına uğraması yalnızca hukuki bir sürecin sonu değil, aynı zamanda adaletin inkârıdır. Kaybedilenlerin akıbeti aydınlatılana ve failler cezalandırılıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

img-9892.jpeg

Basın açıklamasında ayrıca Diyarbakır Sur Belediye Eş Başkanı Adnan Örhan’ın gönderdiği mektup da İHD Hakkari Şubesi üyesi Eren Baskın tarafından okundu.

Mektupta, “Evlatlarının başına bir şey gelmesin diye her türlü zorluğa ve cefaya katlanan, her daim tek talepleri barış olan Cumartesi Anneleri’ni, kayıp yakınlarını ve insan hakları savunucularını saygıyla selamlıyorum” ifadelerine yer verildi.

Örhan’ın mektubunda, “Kayıp yakınlarının yıllardır verdiği hakikat mücadelesi aynı zamanda toplum adına verilen bir demokrasi mücadelesidir. Galatasaray Meydanı’ndan Hakkari’ye, Koşuyolu Meydanı’ndan İzmir ve Batman’a kadar meydanlarda hakikat mücadelesi veren insanların tek talebi kayıpların akıbetlerinin açıklanması ve adaletin sağlanmasıdır” denildi.

Mektupta ayrıca, “Babam Mehmet Selim, amcam Hasan ve kuzenim Cezayir Örhan gibi binlerce kaybın failleri cezalandırılmadığı gibi dosyalar zamanaşımına uğratıldı. Barış sürecinin aynı zamanda kayıplar için geçmişle yüzleşme fırsatı olduğunu düşünüyoruz. Hakikat komisyonu kurulması ve tüm kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması kayıp yakınlarının ortak talebidir” ifadeleri kullanıldı.

img-9899.jpeg

 Yüksekova Haber
Etiketler : ,
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.