İHD Hakkari ve kayıp yakınlarından Nurettin Turgut için adalet çağrısı
İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 218. hafta eylemi kapsamında Yüksekova’daki Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Nurettin Turgut için adalet talebinde bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdikleri 218. hafta eylemi kapsamında Yüksekova’daki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi üyesi Eren Baskın okudu.

Baskın, açıklamasında Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan ve taksicilik yaparak geçimini sağlayan Nurettin Turgut’un 1993 yılının Şubat ayında evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadığını söyledi. Baskın, “Ailesi ilk başta işi gereği şehir dışına çıktığını düşündü. Ancak iki hafta boyunca kendisinden haber alamayınca ilgili tüm kurumlara başvuruda bulundu” dedi.
Bir süre sonra ailenin Bitlis’in Tatvan ilçesinden güvenlik güçleri tarafından arandığını belirten Baskın, aileye Nurettin Turgut’un yanında bulunan bir kişiyle birlikte araçta silah bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alındığının söylendiğini aktardı. Bunun üzerine Turgut’un amcası Cemil Turgut’un Tatvan’a giderek savcılıkla görüştüğünü ifade eden Baskın, “Savcılık ise herhangi bir gözaltı işleminin olmadığını söyledi” diye konuştu.

Amca Cemil Turgut’un kendi imkânlarıyla yaptığı araştırmada Tatvan yolunda işkence edilerek öldürülmüş bir beden bulunduğunu ve bu bedenin belediye ekipleri tarafından kimsesizler mezarlığına defnedildiğini öğrendiğini belirten Baskın, “Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvurunun ardından aileye otopsi sırasında çekilen fotoğraflar gösterildi ve aile bu kişinin Nurettin Turgut olduğunu teşhis etti” dedi.
Baskın, teşhis edilen cenazenin tanınmayacak halde olduğunu, vücudunda çok sayıda kurşun izi ve ağır işkence izleri bulunduğunu ifade ederek, cenazenin bir muhtar tarafından bulunduğunun bildirildiğini söyledi. Turgut’un aracının ise Malatya’da bulunduğu bilgisinin aileye iletildiğini aktaran Baskın, olayla ilgili Tatvan’da soruşturma başlatıldığını dile getirdi.
Yüksekova’dan Malatya’ya kadar dokuz farklı noktada kimlik kontrolü ve kayıt işlemi bulunmasına rağmen soruşturmayı yürüten savcılığın ailenin ve avukatlarının ısrarlı başvurularına rağmen araç kayıtlarının incelenmesine gerek olmadığı yönünde karar verdiğini belirten Baskın, “Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi ve dosya faili meçhul cinayet olarak kayıtlara geçti” dedi.

Başvurular sürerken cenazenin Van’daki kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü söyleyen Baskın, aile tarafından yapılan otopsi taleplerinin de reddedildiğini ifade etti. Baskın, daha sonra ailenin Nurettin Turgut’un cenazesini alarak Yüksekova’ya getirdiğini belirterek, “Nurettin Turgut’un akıbeti failleri ortaya çıkarılmadan kapatıldı” diye konuştu.
90’lı yıllarda gözaltında kaybetme suçunun Türkiye’de bir devlet politikası olarak uygulandığını savunan Baskın, “Bu politikaya karşı annelerimiz ve destekçilerimiz 30 yıldır failleri ortaya çıkarılmayan kayıplar için güçlü bir şekilde ses yükseltiyor” dedi.
Baskın, açıklamasını, “Gözaltında insan kaybetmek insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Faillerin yargılanması ve kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması hükümetin sorumluluğundadır. Nurettin Turgut’un failleri yargılansın, akıbeti açığa çıkarılsın” sözleriyle tamamladı.