İHD Hakkari ve kayıp yakınları Necmi Çaçan için adalet talep etti
İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 29 Aralık 1993’te gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren Necmi Çaçan için Yüksekova’da düzenlenen basın açıklamasında adalet çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 29 Aralık 1993 tarihinde gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren Necmi Çaçan için adalet talep etti. Yüksekova Cengiz Topel Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasına Yüksekova Belediye Eş Başkanları Şadiye Kırmızıgül ile Şoreş Diri, Belediye Başkan Yardımcısı İhsan İşbilir, DBP Eş Başkanı Reşit Güneç ve kayıp yakınları katıldı.
"Hüseyin Aykol’un acı kaybı, yeri doldurulamayacak bir kayıptır"
Basın açıklamasını İHD Hakkari Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu. Çapraz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Özgür basın geleneğinin emektarı, aynı zamanda derneğimizin de üyesi olan gazeteci Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi. Özgür basının Hüseyin Hocası, ömrünü adadığı gazetecilik mesleğinde halkların sesi olmuştur. Bilhassa içerideki mahpusların, dışarıdaki sesi olmuştur. Hakkında açılan davalar, hapis cezaları Hüseyin Aykol’u inandığı mücadeleden vazgeçirememiştir. Hüseyin Aykol’un acı kaybı, toplumsal mücadelede yeri doldurulamayacak bir kayıptır. Tüm özgür basın camiasına ve insan hakları savunucularına başsağlığı diliyoruz”

"Operasyonu düzenleyen komutan Korkmaz Tağma ve emrindeki birliklerdi"
“208. haftamızda gözaltına alınarak katledilen Necmi Çaçan için bir aradayız” diyen Çapraz, 29 Aralık 1993 tarihinde Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Düzcealan köyünde yaşananlara ilişkin şunları söyledi:
“29 Aralık 1993 tarihinde Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Düzcealan köyüne askerlerce bir operasyon düzenlendi. Operasyonu düzenleyen komutan Korkmaz Tağma ve emrindeki birliklerdi. Tüm köylüleri köy meydanında toplamaya çalışan Tağma ve ekibi, evlerinden çıkmak istemeyen köylülerin evlerine ateş açıyor ya da evleri ateşe veriyordu. Olay günü evinden çıkmak istemeyen Necmi Çaçan, eşi ve çocuklarıyla birlikte evin arka tarafındaki odada kendilerini muhafaza etmeye çalıştı. Uzun süre eve taciz ateşi yapıldı. Akabinde evin önüne gelen askerler, kapıyı açan ve hamile olan eşi Gülşen Çaçan’ı ve çocuklarını darp etti. Necmi Çaçan’ı yerde sürükleyerek evden çıkarmak isteyen askerlere karşı çıkan eşi Gülşen Çaçan ağır biçimde darp edildi. Köylüler ve Necmi Çaçan’ın akrabaları askerlerce gözaltına alınan Necmi Çaçan’ı aramaya çıktı. Ağır işkence görmüş cansız bedeni, sabah saat 06.00 sularında kızı Pınar tarafından iki köy arasında bir bölgede bulundu. Cenaze bulunmasına rağmen yetkililer cenazenin köye getirilmesine uzun süre izin vermedi.”

"Görgü tanıkları tehdit edildi"
Çapraz, “Necmi Çaçan’ın ağır işkence görmüş bedeni, dini vecibeler dahi yerine getirilmeden köylüler tarafından defnedilmek zorunda bırakıldı. Valilik ve basın, ilgili köyde birçok teröristin etkisiz hale getirildiğine dair açıklamalar yapıyordu. Olayın medyaya yansımasıyla birlikte köyde yaşanan bu vahşet adına konuşmak isteyen görgü tanıkları tehdit edildi. Akabinde Tatvan Savcılığı, olayla ilgili yapılan başvuruyu ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’ ile kapattı ve 20 yıllık zaman aşımıyla dosyayı faili meçhul bırakmak istedi. Pervasız güç unsurları, ilgili dönemde birçok yurttaşımızı ‘köylerin boşaltılması’ adı altında katletti, kaybetti ve siyasi-hukuki kararlarla bu katliamların üzerini örttü. ‘Cezasızlık sistemi’, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın güçlü bir biçimde bertaraf edilmesi gerektiğini düşündüğü yegâne düsturdur” dedi.
Çapraz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu düsturla kayıplarımızı aramaktan ve Necmi Çaçan dosyasında sorumluların bir an önce açığa çıkarılıp gereken hukuki cezanın verilmesi için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”

"33 yıldır adalet mücadelemiz devam etmektedir"
Basın açıklamasında Necmi Çaçan’ın kızı Pınar Yılmaz’ın mektubunu da İHD Hakkari Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu. Mektupta şu ifadeler kullanıldı:
“Bugün orada olamamak beni üzse de gerek İHD ailesi gerekse kayıp yakınları bugün benim sesim olacak. Buna olan inancımla içim rahat. 33 yıl önce babam çok acı bir şekilde katledildi. Babamın katledildiği dönemde operasyonu düzenleyen kişinin Korkmaz Tağma olduğunu biliyoruz. 33 yıldır adalet mücadelemiz devam etmektedir. Bunu ısrarla söylememize rağmen maalesef yargı, failleri ve sorumluları korumaya devam ediyor. Korkmaz Tağma yargılanması gerekirken, isim zikrettiğimiz gerekçesiyle hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor. Bu durumu asla kabul etmediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.”
Mektubunun sonunda “Orada bulunan tüm aileleri ve hak savunucularını selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
