İHD Hakkari Şubesi, Abdullah Kançi için adalet talebini yineledi

İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 238. hafta açıklamasında 1994 yılında Yüksekova’da gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitirdiği belirtilen Abdullah Kançi dosyasına dikkat çekti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 238. hafta kapsamında bir araya geldi. Basın açıklamasına DEM Parti ilçe örgütü, DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Şeyda Bellier, DEM Parti Hakkari İl Meclis üyeleri, Barış Anneleri, İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu.

Akbaş, konuşmasına gözaltında kaybetme vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Devletlerin temel düsturu, vatandaşlarının hayatını sürdürülebilir ve yaşanabilir bir biçimde idame edebilecekleri uygun ortamı yaratmaktır. Devlet eliyle işlenen bu korkunç cinayetlerin Türkiye’de şimdiye kadar hukuk yoluyla çözümlenmiş bir karşılığı yok. Cumartesi Anneleri olarak 31 yıldır bu ülkede insanlığa karşı işlenmiş bu cinayetlerin son bulmasını ve sorumluların bir an önce adil ve tarafsız bir yargılama ile yargılanmalarını talep ediyoruz” dedi.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-06-13.jpeg

238. hafta açıklamasını Abdullah Kançi dosyasına ayırdıklarını belirten Akbaş, “238. haftamızda, 3 Ağustos 1994’te Yüksekova’da gözaltında katledilen Abdullah Kançi için adalet talep ediyoruz. Bizler, kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak 32 yıl önce Yüksekova’nın Doski Vadisi’nde gözaltına alındıktan sonra katledilen Abdullah Kançi’nin hikâyesini bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyor ve adalet talebimizi yineliyoruz” ifadelerini kullandı.

Akbaş, “1994 yılında hayvanlarını otlatmak için köyünden çıkan Abdullah Kançi, bölgede operasyon yürüten Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler tarafından gözaltına alındı. O günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi ve köylüler günlerce, haftalarca, aylarca akıbetini sordu, resmi makamlara başvurdu. Ancak tüm başvurular ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ gerekçesiyle sonuçsuz bırakıldı” dedi.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-06-13-2.jpeg

Kançi’nin cansız bedeninin ağır işkence izleriyle bulunduğunu ifade eden Akbaş, “Abdullah Kançi’nin cansız bedeni ağır işkence izleri, kesilmiş ayaklar ve yanıklarla bulundu. Bu vahşet yalnızca bir insanın yaşam hakkının elinden alınması değil, aynı zamanda işkence ve kötü muamele yasağının en ağır ihlalidir. Aradan geçen 32 yıla rağmen olayın sorumluları yargı önüne çıkarılmamış, dosya cezasızlık duvarına çarpıp durmuştur” diye konuştu.

Açıklamasında taleplerini de sıralayan Akbaş, “Buradan bir kez daha sesleniyoruz; gözaltında kayıp ve faili meçhul cinayetler insanlığa karşı suç kapsamındadır. Bu suçlarda zamanaşımı olmaz. Adalet ancak etkin, bağımsız ve tarafsız bir yargı süreci ile sağlanabilir. Abdullah Kançi’nin gözaltında katledilmesine ilişkin dosya derhal yeniden açılmalıdır. Olayın sorumluları tespit edilerek adil bir yargılama süreci başlatılmalıdır. Cezasızlık politikalarına son verilmeli, benzer ihlallerin tekrarlanmaması için devlet gerekli yasal ve kurumsal adımları atmalıdır” dedi.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-06-14.jpeg

Akbaş, açıklamasını “Bizler kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak Abdullah Kançi’nin ve tüm kayıplarımızın akıbeti ortaya çıkana, failler yargı önünde hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Hatırlatıyoruz ki; hakikat ortaya çıkmadan, adalet sağlanmadan barış mümkün değildir” sözleriyle tamamladı.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-06-13-1.jpeg

 Yüksekova Haber
Etiketler : , , ,
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.