İHD Hakkari: Otluca köyünde kaybedilen 5 insanımızın akıbeti açıklansın

İHD Hakkâri Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz, Otluca’da 1996 yılında gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan 5 çobanın akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması çağrısında bulundu.

İHD Hakkari: Otluca köyünde kaybedilen 5 insanımızın akıbeti açıklansın

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkâri Şubesi ve kayıp yakınları, 243. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Açıklamaya İHD Hakkâri Şubesi yönetici ve üyeleri, Zımangeh-Der üyeleri, DBP ve TÜHAYDER katıldı. Açıklamayı İHD Hakkâri Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz okudu.

Çapraz, Türkiye’de geçmişte yaşanan zorla kaybetmelerle ilgili temel sorunlardan birinin hakikatin ortaya çıkarılması yerine dosyaların zamanaşımı, etkisiz soruşturmalar ve cezasızlıkla sonuçlandırılması olduğunu belirterek, devletin görevinin geçmişi kapatmak değil, olayları bütün yönleriyle aydınlatmak olduğunu söyledi.

whatsapp-image-2026-09-05-at-14-12-51.jpeg

Çapraz, “Bugün Türkiye’de geçmişteki zorla kaybetmeler bakımından temel sorunlardan biri, hakikatin ortaya çıkarılması yerine dosyaların zamanaşımı, etkisiz soruşturmalar ve cezasızlıkla sonuçlandırılmasıdır. Oysa zorla kaybetme gibi ağır insan hakları ihlallerinde devletin görevi geçmişi kapatmak değil, bütün yönleriyle aydınlatmaktır. Kimin kaybedildiği, nerede ve kimler tarafından gözaltına alındığı, akıbetlerinin ne olduğu, cenazelerin nereye götürüldüğü ve emir-komuta zincirinde kimlerin sorumluluğunun bulunduğu ortaya çıkarılmalıdır. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey unutmak değil, hakikatle yüzleşmektir. Geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmeden, kayıpların akıbeti açıklanmadan, sorumlular hesap vermeden ve mağdurların adalet talepleri karşılanmadan kalıcı bir toplumsal barışın kurulması mümkün değildir." dedi.

whatsapp-image-2026-09-05-at-14-12-55-2.jpeg

Çapraz, devamında şunları söyledi:

“İnsan Hakları Derneği olarak biliyoruz ki kayıplar yalnızca geçmişin değil, bugünün de meselesidir. Her cumartesi meydanlarda yükselen ‘Kayıplarımız nerede?’ sorusu, aynı zamanda ‘Bu ülke geçmişiyle yüzleşecek mi, adalet sağlanacak mı, aynı suçların bir daha işlenmemesi nasıl güvence altına alınacak?’ sorusudur. Tüm kayıpların akıbeti açıklanana, hakikat ortaya çıkana, failler yargılanana ve cezasızlık sona erene kadar mücadelemiz sürecektir.”

Çapraz, 243. haftada kamuoyuyla Otluca katliamını paylaştıklarını belirterek, 24 Ağustos 1996’da Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı tarafından Otluca bölgesi yakınlarında bir operasyon gerçekleştirildiğini ve bölgede şiddetli çatışmalar yaşandığını aktardı. Çatışmalardan iki gün sonra, 26 Ağustos 1996’da aynı birliğin Otluca köyüne gelerek olay günü bölgede bulunan 5 çobanı gözaltına aldığını söyleyen Çapraz, ailelerin yakınlarından bir daha haber alamadığını belirtti.

whatsapp-image-2026-09-05-at-14-12-55-1.jpeg

Çapraz, “Yakınlarından bir daha haber alamayan aileler önce jandarma tugay komutanlığına akrabalarının akıbetini öğrenmek için başvuruda bulundu. Herhangi bir cevap alamayan aileler 6 Eylül tarihinde Hakkâri Başsavcılığı makamına başvuru yaptı. Savcılık makamı Tugay Komutanlığına bir yazı yazdı ve 5 köylünün akıbetini sordu. Savcılığın ilgili yazısına da cevap verilmedi. Aileler, Hakkâri Dağ ve Komando Taburuna bağlı birliklerin köylerine bir operasyon düzenleyerek 5 çobanı gözaltına aldığını fakat çobanların akıbetine dair yapılan hiçbir başvuruya cevap verilmediğini belirterek Hakkâri Valiliğine başvurdu. Valiliğin yazısına cevap olarak ‘bahse konu çobanların gözaltına alınmadığı, kendi düşüncelerine göre PKK’ye katılımda bulunduklarını’ dile getirdi.” dedi. Devamında, bu açıklamanın ardından aynı yöndeki savunmanın 16 ve 30 Eylül tarihlerinde Hakkâri Savcılığı makamına gönderildiğini söyledi.

whatsapp-image-2026-09-05-at-14-12-55.jpeg

Aile bireylerinin, ilgili tarihlerde Hakkâri’de görev yapan üst rütbeli bir askeri personelin Susurluk Komisyonu tarafından dinlenildiğini ve birçok yasa dışı eylem açısından komisyona ifadeler verdiğini medyadan öğrendiğini aktaran Çapraz, ailelerin avukatları aracılığıyla söz konusu askeri personelin dinlenmesini talep ettiğini belirtti.

Çapraz, söz konusu personel H.O.’nun 26 Ağustos 1996’da gözaltına alınan çobanların tamamının askeri personel tarafından katledildiğini itiraf ettiğini ileri sürerek, buna rağmen davada ilerleme sağlanamadığını ifade etti. Çapraz, “H.O., 26 Ağustos 1996 yılında gözaltına alınan çobanların tamamının askeri personelce katledildiğini itiraf etti. Fakat bu itiraflara rağmen cezasızlık politikası devreye girdi ve açılan davada da bir ilerleme kaydedilemedi” dedi.

Soruşturmada ilerleme sağlanamayınca kayıp çobanların ailelerinin 16 Mayıs 2004’te avukatları Mikail Demiroğlu aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu belirten Çapraz, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi ile etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesi kapsamında mahkûm edildiğini ve ailelere tazminat ödendiğini söyledi.

whatsapp-image-2026-09-05-at-14-12-56.jpeg

Çapraz, şöyle devam etti:

“Böylelikle Türkiye yargısının sümenaltı etmeye çalıştığı ‘Otluca köyü katliamı’ dosyasında gerçekler uluslararası yargılama ile gün yüzüne çıktı. Yargı eli ile örülmeye çalışılan cezasızlık duvarı bu ülkede insan hakları alanının en büyük düşmanıdır. Yasalar bir çerçeveye bağlıdır ve insan yaşamının en kutsal kuram olduğu dünyada hiçbir ahlaki ve kanuni etik taşımayan uygulamalar ile yaşam hakkının kutsallığını hiçe sayan zihniyeti mücadelemiz devam edecek. Son kaybımızın akıbeti ortaya çıkarılana kadar meydanlarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Hakkâri Otluca köyünde kaybedilen 5 insanımızın akıbeti açıklansın, sorumlular yargılansın.”

 Yüksekova Haber
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.