İHD Hakkari Abdulkerim Vardar için adalet talep etti
İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 240. hafta kapsamında Yüksekova’da Abdulkerim Vardar’ın 1993 yılında öldürülmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, olayın yeniden soruşturulması talep edildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 240. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Açıklamaya eski Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, DEM Parti İl Meclis üyeleri, Barış Anneleri, İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu.

Akbaş, kayıp yakınlarının yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine dikkat çekerek, hakikatle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Akbaş, “Yıllardır yas tutan kayıp yakınları ile Cumartesi Anneleri’nin yaşadıkları acı; devletin üzerine düşen sorumluluğun gereği olarak karanlıkta bırakılan tüm bu olayları aydınlatması, kayıpların akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve faillerin bulunup cezalandırılması ile bir nebze olsun dinebilecektir. Bu haklı taleplerin bir an önce karşılanabilmesi için gelişen süreçle birlikte Hakikatler ile Yüzleşme Komisyonu’nun bir an önce kurulması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. 240. haftamızda çocuklarının gözleri önünde katledilen Abdulkerim Vardar için bir aradayız” dedi.

Akbaş, Abdulkerim Vardar’ın 14 Ağustos 1993’te Yüksekova’nın Oremar bölgesinde yaşanan çatışmaların ardından başlatılan operasyonlar sırasında öldürüldüğünü aktardı.
Akbaş, “15 Ağustos 1993 tarihinde şehir merkezinden geçen zırhlı araçlar rastgele ateş açıyor, keyfi gözaltılar yapıyor ve buna itiraz edenleri de işkence ile gözaltına alıyordu. Askerler Esentepe Mahallesi’ndeki evlere bildiri dağıtarak evlerin bir an önce boşaltılmasını istedi. Çoğu mahalleli köylerdeki veya başka şehirlerdeki akrabalarının yanına gitmek zorunda kaldı. Gidecek herhangi bir yeri olmayan Abdulkerim Vardar ise olay günü çocukları ile beraber ışıklarını kapattığı evinde beklemeye başladı. Evlerini boşaltmayanları tespit eden askerler Abdulkerim Vardar’ın evinin önüne geldiler ve dış camı kırarak Vardar’ın dışarı çıkmasını istediler. Yanında küçük oğlu Zahir ile kapıya çıkan baba Vardar, askerlerin yere yat emrine uymadı ve gidecek yeri olmadığı için evde kaldığını belirtti. Askerlerin sert müdahalesine direnen baba Vardar, çıkan tartışma sonucunda kendi evinin kapısında üç askerin kurşunlarının hedefi olarak oğlunun ve ailesinin gözü önünde katledildi” ifadelerini kullandı.

Vardar’ın cenazesinin ardından da gerekli adli işlemlerin yapılmadığını belirten Akbaş, “Olay yerinde hayatını kaybeden Abdulkerim Vardar’ın cenazesi aile bireylerinin kendi çabası ile Yüksekova Devlet Hastanesi’ne getirildi. Durumu ilgililere anlatan aile bireylerinin cenazesi hastane içine alınmadı. Otopark içinde askerlerce bekletilen cenazeye otopsi yapılmadı ve herhangi bir rapor düzenlenmeden cenaze aileye tekrar defnedilmesi için geri verildi. Yine aile kendi imkânları ile cenazesini alıp Suüstü köyünde defnetti. Hemen akabinde tüm aile bireyleri Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikâyette bulundu. Yer, zaman, askerlerin eşkâlleri, mermi çekirdekleri ve zırhlı araç tarifleri olmasına rağmen herhangi bir dava açılmadığı gibi kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Yapılan tüm itirazlar reddedildi ve dosya kapatıldı” dedi.

Olayın yeniden soruşturulması çağrısında bulunan Akbaş, “Buradan yetkililere sesleniyoruz; çocuklarının gözleri önünde katledilen Abdulkerim Vardar için etkili bir soruşturma açılarak sorumluların bir an önce adil bir yargı düzeninde gereken cezayı almalarını talep ediyoruz. Adalet olgusundan çok uzak bir biçimde faili meçhul bırakılmaya çalışılan sevdiklerimizin akıbetini her yerde sormaya; ‘bana hiçbir şey olmaz’ diyerek insanların yaşam hakkına müdahaleyi meşru gösteren bu zihniyet ile mücadeleyi her platformda sürdüreceğimizi 240. haftamızda tekrar etmek istiyoruz. Son kaybın akıbeti ortaya çıkana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.