İrfan Sarı

İrfan Sarı

Esnafın ekonomik çıkmazı

Esnafın ekonomik çıkmazı

Sabah kepengi kaldırmak için eğildiğimde elimdeki ağırlık sadece demirden değil. O ağırlık yıllardır biriken faturaların, borçların, zamların toplamı.

Dükkânın içine giriyorum, raflar yarı boş. Mal koymaya gücüm yetmiyor. Tedarikçi dün “dolar 40 lirayı geçti, Euro da cabası” dedi. Ben de sessizce başımı salladım. Çünkü müşteriye “zam geldi” desem, o da “bu fiyata almam” deyip çıkacak. Üstelik bana çirkin ithamlarda bulunacak.

Her şeyin maliyeti uçtu.

Elektrik faturası geçen yıla göre iki katına çıktı. Kömür-Doğalgaz, su, internet… Hepsi.

Kira her altı ayda bir zamlanıyor neredeyse, sözleşme “şart” diyor. Vergi dairesi ise “ödeyeceksin” diyor, taksit bile yetmiyor. SGK primi, stopaj, KDV, gelir vergisi… Adını saymaya kalksam liste uzar. Kazandığımın yarısından fazlası daha cebime girmeden gidiyor.

Zam tepeden, taaa en tepeden! Para en kıymetsiz zamanlarını yaşıyor son yüzyılda…

Satışlar dibe vurdu.

İnsanların cebinde para yok. Halkın gelirleri eridi, alım güçleri bitti.

Eskiden günde 30-40 müşteri girerdi, şimdi 8-10 kişi uğruyor, onlar da “vitirinden baktım” deyip çıkıyor.

Ortalama sepet tutarı 300-400 lira. Benim kâr marjım ise %15-20’ye düştü. O da masrafları karşılamıyor. Ay sonunda kasada kalan para, yeni mal almaya yetmiyor. Stok devir hızım yavaşladı, elimdeki mallar da değer kaybediyor.

Banka kredisi çekmiştim geçen sene, “dükkânı döndürürüm” diye. Faizler öyle bir yükseldi ki, taksitler anaparayı bile örtmüyor. Kredi kartı limitlerim doldu, esnaf kartı da kapandı. Kredi kefalet kooperatifinin açtığı krediye de “borcu yok yazısı” gerektiriyor.

Tefeciye düşmedim ama bazı günler “borcu döndürmek için borç almak” zorunda kalıyorum.

Bu bir ölüm sarmalı.

esnaf-yuksekova.png

Evde durum daha ağır.

Çocuğumun üniversite sınavı var, özel ders alsa belki bir şansı olur ama aylık 4-5 bin lira istiyorlar. Sınava ise şunun şurasında bir ay bile kalmadı. “Baba bu yıl da mı yok?” diye soruyor gözleri yerde. Karım marketten dönüşte et, süt, peynir fiyatlarını sayıyor; hepsi rekor kırıyor. Ayakkabı, okul ücreti, faturalar… Aile bütçesiyle dükkân masraflarını aynı anda idare etmek imkânsız hale geldi.

Ben küçük esnafım. Yani sınırlı sermayem ve alın terimden başka bişeyim yok. Beni sermayedarla karıştırmayın.

En kötüsü belirsizlik. Yarın ne olacak bilmiyoruz. Yeni bir vergi paketi mi gelecek, zam mı gelecek, kur mu patlayacak? Bu belirsizlik yüzünden iş geliştirmeyi aklıma getiremiyorum.

Birçok esnaf arkadaşım dükkânını kapattı, borçlarını ödeyemediği için haciz geldi. Bazıları işçi olarak marketlerde, fabrikalarda çalışıyor şimdi. Bizimki de o çizgiye yaklaşıyor.

Biz kepenk kapatmak istemiyoruz. Açık tutmak için direniyoruz. Ama ekonomi bizi yavaş yavaş boğuyor. Maliyetler yükseliyor, satışlar düşüyor, vergi ve kira yükü artıyor.

Arada kalan esnafız biz.

Devlet vergi adı altında ortağımız oldu. Elektrik idaresi bir başka ortağımız. Diğeri SGK ve gizli ortağımız bankalar.

Borç aldığımız komşumuzu gördüğümüzde yüzümüz kızarıyor. Çünkü alacağını veremiyoruz. Utanıyoruz.

Çoluk çocuğumuza karşı utanıyoruz. Ekmek kazanmaktır tek derdimiz. İnsan gibi yaşamak o kadar!

Artık “nasıl kazansam” değil, “nasıl batmasam” diye düşünüyoruz. Bu bir esnaf için en büyük yenilgi.

Bizi duyun. Biz ne büyük sermaye sahibiyiz, ne de asgari ücretli memur. Biz orta yerde ezilen, vergi veren, istihdam sağlayan, ama ayakta kalamayan esnafız.

Ekonomik olarak nefes alamadığımız sürece ne kepenklerimiz açık kalır, ne de umudumuz.

Kimimizin başını sokacak bir evi bile yok.

Ev kira, işyeri kira…

Faturalara yetiştirecek paramız yok! İnternet, elektrik, telefon.

Biz dilenci değiliz. Çalışıyoruz. Avuç açmıyoruz. Kimsenin ekmeğinde gözümüz yok. Ama artık karşımızda haksız kazanç elde eden ve bizimle eşit rekabet etmeyen kesimlere bu kadar göz yummayın sayın yetkili ve kudretliler!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Sarı Arşivi