'Ceylanı 40 mm bomba atar öldürdü'

'Ceylanı 40 mm bomba atar öldürdü'

Lice'de 2009 yılı Eylül ayında hayvanlarını otlatırken taburdan atılan patlayıcı ile öldürülen Ceylan Önkol'a ilişkin 3 yıl sonra raporunu açıklayan MKE, patlayıcının 40 mm bomba atar mühimmatından meydana geldiğini bildirdi.

DİYARBAKIR - Diyarbakır'ın Lice İlçesi Şenlik Köyü Xambaz mezrasında 28 Eylül 2009 tarihinde hayvanlarını otlatırken taburdan atılan patlayıcıyla öldürülen 14 yaşındaki Ceylan Önkol olayı ile ilgili yürütülen soruşturmada henüz bir arpa boyu yol alınmazken, 3 yıldır Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Genel Müdürlüğü'nden beklenen rapor ise ilgili avukatlara yeni ulaştırıldı.

Patlamaya neden olan cisim ile ilgili MKE Mühimmat Fabrikası Başuzman Makina Mühendisi İdris Aydoğdu tarafından hazırlanan raporda, "Kriminal raporlarda incelenen bulgu parçalarının alüminyum ve çelik malzeme olduğu ve fiziksel incelemede de çelik parçacıklarda çentiklerin ve kanalların olduğu ve her birinin çok küçük parçacıklar şeklinde olduğu tespit edildiğinden, söz konusu 40 mm bomba atar mühimmatının da üretiminde balistik külah ve tapanın alüminyum malzemeden gövdenin ise parça tesiri sayısının arttırılması amacıyla desenli şekillendirilmiş çelik malzemeden olması nedeniyle 40 mm bombaatar mühimmat olabileceği kanaati hasıl olmuştur" denildi.

MKE uzmanlık alanını aşıp patlamanın meydana geliş biçiminde tespitte bulundu

Bahsi geçen mühimmatın zemine çarpması ve infilak etmek sureti ile personel zaiyatı oluşturmak için tasarlandığı yüksek patlayıcılı blast ve fırakmantasyon gösteren bir mühimmat türü olduğu belirtilen raporda mühimmatın küçük çaplı bir mühimmat olması nedeniyle havan ve top mühimmatında olduğu gibi büyük çukur açmayacağı savunuldu. Patlama sırasında küçük parçalara ayrılan mühimmatın vücut bütünlüğünü büyük ölçüde bozmayacağının altı çizilen raporda, "Havan ve top mühimmatı olsaydı vücudun parçalandığına ve her bir uzvun 30-40 metre gibi mesafeden toplaması gibi bir durum oluşurdu. Tüm dosya kapsamı olay yeri ve ölenin fotoğrafları incelendiğinde atılan bir havan mühimmatının isabet etmesi değil yerde bulunan patlamayan bir bomba atar mühimmata elindeki tahra denilen demirden üretilen cisimle çömelerek vurması sonucu olabileceği" iddiasında bulundu.

Biçer: Önkol patlayıcıya vurmadı savunma pozisyonunda iken öldü'

Oysaki Adli Tıp uzmanı Prof. Dr. Ümit Biçer tarafından hazırlanan bağımsız uzman raporunda Önkol'un tahra ile patlayıcıya vurmadığı kendisini savunma pozisyonunda iken öldüğünün altı çizilmişti. Raporda Biçer ayrıca şu hususlara dikkat çekmişti: "Vücutta tanımlanan lezyonlar ve fotoğraflar, patlamanın kişinin önünde ve ayaklarından belli bir mesafede uzaklıkta gerçekleştiğini düşündürmektedir. Ellerde kopma ve kırıkların bulunmaması ve ön kolda görülen yaralanmalar (her iki kol ve önkolda yaraların kolun iç arkaya bakan yüzeyde olması) kolların önde, savunma pozisyonunda olduğu sırada isabet ettiğini düşündürtmektedir."

Önkol'un akıbeti Mızrak ve Erdem cinayeti gibi kapatılmak isteniyor

Olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen faillerin henüz bulunamadığını hatırlatan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Av. Rehşan Bataray Saman, olayın olduğu ilk andan itibaren soruşturma ile ilgili birçok hukuksuzluk yaşandığına dikkat çekti. Asker ve polisin şüpheli olduğu bütün dosyalarda bu sorunun aynısının yaşandığını vurgulayan Saman, soruşturmanın bu şekilde sürüncemede bırakıldığını, etkisiz yazışmalar ile uzatılıp zaman aşımının dolması beklendiğine dikkat çekti. Faillerin bulunması için etkin hiçbir soruşturma yapılmadığını, kolluğun şüpheli olduğu dosyalardaki en büyük sıkıntının soruşturmayı savcının değil olayın şüphelisi olan asker tarafından yürütülmesi olduğuna dikkat çeken Saman, "Güvenlik güçlerinin şüpheli olduğu bir dosyada özellikle delillerin karartılmasına yönelik Mahsum Mızrak dosyasında ortaya çıktı. Aydın Erdem dosyasında olay yerinde mermi çekirdeklerini toplayan polis, polis okulunun tuvaletine atmıştı. Orada bulunmuştu ama dosyada takipsizlik verilmiş, delilleri karartmaktan dolayı ise soruşturma yürütülmedi. Savcılık da biliyor ki hani onun sonucu gelmeyecek ve failler bulunmayacak. Ceylan dosyasında da aynı şeklide olay ile ilgili olay yeri incelemesi yapılırken, ilgili rapor hazırlanırken ve onun dışındaki birçok delil toplanırken yine olay yerinden sorumlu jandarma ve aslında olayın şüphelisi bizce olayın faili olan jandarma da, yetkililerden bunu istiyor. Konu ile ilgili soruşturma devam ediyor. Tazminat davasını da açtık. Yine bu tür dosyalarda zaman aşımını beklemeden etkisiz soruşturma yürütüldüğü için dosyayı AİHM'e taşıdık" diye konuştu. DİHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum