14 Barodan 'Bölgesel ve toplumsal barış için Suriye’deki çatışmalar durdurulmalı" çağrısı
Aralarında Hakkari Barosu’nun da bulunduğu 14 baro, Suriye’de özellikle Halep’te sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması çağrısıyla ortak bir basın açıklaması yayımladı.
Aralarında Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bitlis Barosu, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şırnak Barosu, Urfa Barosu ve Van Barosu'nun bulunduğu barolar, “Bölgesel ve toplumsal barış için Suriye’deki saldırılar durdurulmalıdır” başlığıyla ortak bir açıklama yaptı.
Barolar tarafından basın ve kamuoyuna duyurulan açıklamada, Suriye’de özellikle Halep’te sivil yerleşim alanlarına yönelik artan saldırıların, yaşam hakkı başta olmak üzere temel insan haklarının ağır ihlali olduğu vurgulandı. Açıklamada, Kürt ve Süryani mahallelerini hedef alan bu saldırıların, çok kültürlü birlikte yaşam zeminini ortadan kaldırmaya yönelik olduğu ve kabul edilemez nitelik taşıdığı ifade edildi.
Suriye’de 2011 yılından bu yana süren savaş ve iç çatışma ortamında sivillerin yaşam hakkı başta olmak üzere ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı belirtilen açıklamada, toplumsal dinamiklerle müzakere edilerek yönetim biçiminin ve idari yapının ortaya konulması gerektiği kaydedildi. Ulusal ve uluslararası aktörlerin bu sürece saygı göstermesi ve barışçıl bir iklimin inşasına katkı sunmasının zorunlu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Halep’te yaşanan çatışmaların derhal durdurulması, sorunların şiddet yoluyla değil diyalog ve barışçıl yöntemlerle ele alınmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Uluslararası toplumun sivillerin korunması ve insancıl hukukun işletilmesi konusunda üst düzey bir hassasiyet göstermesinin ertelenemez bir sorumluluk olduğu belirtilerek, ateşkes kararlarının kalıcı hale getirilmesi için çaba sarf edilmesi gerektiği kaydedildi.
Türkiye’nin üstleneceği aktif, yapıcı ve barışı önceleyen bir rolün yalnızca bölgesel istikrara katkı sunmakla kalmayacağı, aynı zamanda Türkiye’de Kürt meselesinin barışçıl yöntemlerle çözümüne yönelik gelişmeleri de güçlendireceği ifade edildi. Açıklamada, Kürtlerin ve bölge halklarının güvenlikçi politikaların nesnesi değil, barışın öznesi olarak sahiplenilmesinin toplumsal birlikteliğin ve ortak gelecek duygusunun pekişmesi açısından hayati önemde olduğu belirtildi.
Barolar, sivilleri hedef alan saldırıları şiddetle kınadıklarını belirterek, ulusal ve uluslararası aktörlerin bölgesel ve toplumsal barışı önceleyen bir tutumla konuya yaklaşmaları gerektiği çağrısında bulundu.