İrfan Sarı

Savaşın durma şansı

03 Ağustos 2011 Çarşamba 15:50

Sanırım ne olduysa demokratik özerkliğin ilan edilmesiyle oldu. Yoksa 1984'ten beri bu sancılı süreç sürüyor ve ölümler o günden beri peşi sıra geliyor. Esasen Türkiye siyasetinin egemenlik egosu ölümlerden değil siyaseten mevzilendikleri yerlerin ellerinden gitmesi kaygısıyla ahu zar ediyor.

Gelin görün ki bu durum çoğu yurttaşta; anlaşılmaz oluyor.

Mevcut iktidar yıllarını katlarken demokrasiden ve insan haklarından oluşan diğer iktidarların paketlerinin dışında açılım ile Türkiye gündemini kilitledi bir zaman.

Gecekondularda, apartmanlarda, köy evlerinde, kahvehanelerde hatta villalarda konuşulan bu açılım geçmiş paketlerden harici hiçbir gazel okumadı.

Farkı şuydu; Kürtler demokrasi istemlerinden çocuklarının ve kendilerinin ölümü bahasına vazgeçmedi. Tanka göğsünü siper eden Kürtler aslında Türkiye de demir ve insan vücudunun karşılaşmaması için çok işkenceyi de sinesine çekti.

Yol boyu aramaları, gece yarısı baskınları, keyfi tutuklamaları, tankların artarda şehirlerin ortasında dolaşmalarını, savaş uçakların sortilerini, maskeli kamufulaj giyimli özel timlerin psikolojik işkencesinin yanında ruhuna inen bunalım gibi çökmesini de çekti Kürtler.

Şekerle kandırılan Kürtlerin yaptıklarına ne demeli bilmiyorum tabi.

Ama iktidardaki siyaset açılım ile bazı Kürtleri TRT 6 kazanından yükselen şeker pamuğu ile avutabildiği gibi bazılarını da yasaklılarından yasaksızlar listesine dahil ederek avucunun içine alabildi.

Fakat Kürtlerin açılımdan sonraki hali 50 yıl önceki halinden çok farksız değildi. Eğer Kürtçenin önündeki engeller kalktı deniliyorsa yanılıyorlardır çünkü Kürtçenin önündeki engeller yasalar ya da iktidar tarafından değil bizatihi Kürtler tarafından kaldırıldı. Yok, eğer insan haklarına ve demokrasiye dair adımlar atıldı deniliyorsa da yanılıyorlar çünkü insan hakları batılı illerde santim santim linçle ihlal edilirken Kürt illerinde santim santim değer verilerek korunuyor.

Türkiye’nin batı yakasında Kürtlere karşı linç denemeleri yapılmıyor (hani elli yıl önce böyleydi) çünkü şimdi düpedüz linç ediliyor Kürtler. Bu eğer demokrasi ve insan hakları paketinden çıkmadıysa kimden çıktı.

Farz mahal bu köprü atmayı iki yıldır eylemsizlik ilan eden PKK yapıyor yani ortalığı kan gölüne çeviren PKK.

Türk silahlı kuvvetleri ve devletin temsilcisi siyasi iktidar bütün çabalarına rağmen akan kanı durduramıyor.

Eylemsizlik içindeki PKK'ye operasyon düzenlemiyor.

Şehirlerden sivil-askeri araçlarla sınırlara ordu taşınmıyor.

Demokrasiyi ve insan haklarını kurumlaştırıyorlar.

Öyle varsayalım ki PKK durdurulamıyor.

Bu savaş hep böyle karşılıklı eylem ve baskın yaparak mı geçecek. İnsanlar hep sokak ortasında mı ölecek?

Cezaevleri dolup-taşacak, sınırların ötesinde sürgün mü kalacak insanlar?

Bunun bir hal çaresi yok mu?

Biri çıkıp şu savaşı durdurun dediğinde isyanına cevap bulamayacak mı?

Ne olacak bu durum?

Bakın Öcalan, "ben gerillayı bir haftada bir yere toplar savaşı bitiririm" diyor. "Yeter ki Başbakan ben savaşın bitmesi için elimi taşın altına koyarım dese" diyor.

Bu hiçbir şeyi ifade etmiyor mu?

Savaş duracak.

Bunun için bir kere elini taşın altına koyarak ne kaybeder ülke…

Bir defa şans tanınsa barışa ne olur?

Çok net ki insanlar ölmez!

İnsanların ölmemesini istiyorsanız barışa bir şans vermelisiniz…

Bu yazı toplam 5652 defa okunmuştur
inandırıcılığı kaybetmek
 // güven
İnandırıcılığınız kaybediyorsunuz sn.Sarı ve BDP.Size göre devlet hep suçlu.Erdoğan yapabildiği kadar bazı şeyleri yaptı,siz hiç destek oldunuz mu?Hayır,hep eleştiri hep eleştiri.Baktınız ki gerçekten çözüm geliyor demokratik özerklik denilen ne olduğunu hala anlamadığımız birşey çıkardınız.Başındaki demokrasi zaten ironi olsa gerek,demokratik özerklik dediğiniz BDP nin siyasi rant elde etmesi,devletin bazı kademelerine yorulmadan,çalışmadan gelmesi bir nevi aşiretçilik sisteminin modern hali çıktı geldi.Ayrıca silah zoru ile barış olmaz,demokratik özerklik iyi birşey dahi olsa silah zoruyla dayatılan çözüme hiçbir devlet ve halkı razı gelmez.İlk önce bir özeleştiri yapın...
09 Ağustos 2011 Salı 13:54
adalet
 // baran
Bazı arkadaşlarda anlama kıtlığı var.Kimseye onursuz yaşaın demeye bir inanan olarak kimsenin demeye hakkı yoktur.Bazı arkadaşlar aynaya bakıyor.Doğuştan gelen haklara eyvallah.Ama kan dökmek vahşettir.Kan dökülmesine sebep olmak vahşiliktir.Ama demokratik yollarla yapılan mücadele de hak yerini bulur.Anlayayana!!! Anlamdıktan snra ebu cehile de peygamber (SAV)sayısız defalar gitti ama olmadı.Peygamber neyapsın şimdi devlet ne yapsın...
09 Ağustos 2011 Salı 10:22
doğrular bazılarına hep batar arkadaş
 // dino dine
yani şimdi sadece şunu düşünün yeter pkk mantar gibi yerden mi bittide sorunun kayanğı oldu pkk yaratn nedenler nelerdir siz suçlayacağınıza bunu düşünün bir kere işin kolayıdr suçlamak ve kimin taraflı olduğuda bundan anlaşlıyor akpartin neresi demokratmış kürt sorunu yok demsimi kadında çocukta gereken yapılacak demesimi at gözlüğü değil siz kendinizi inkar ediyorsunuz bu onursuzluktur bence siz onursuzluğu kürtlere dayatıyorsunuz oysaki kürtle sadece doğuştan gelen haklarını kulanmak istiyorlar buna bile tahamül yoksa siz ancak vatan düşmanı olursunuz kim ayrılmak istiyor kim bölmek istiyor artık ayan beyan ortada barışa şans tanımayı istemek taraflılık mı oluyor yazık yani insan ölümü üzerinden kan üzerinden linçlerden yani ayan be...
05 Ağustos 2011 Cuma 00:47