1. YAZARLAR

  2. İrfan Sarı

  3. AKP yolları taşlı - 2
İrfan Sarı

İrfan Sarı

Yazarın Tüm Yazıları >

AKP yolları taşlı - 2

A+A-

Yüksekova’dan Şemdinli’ye doğru yol alırsanız, o istikamette bir çalışmaya rastlayamazsınız. Ama 53 km'lik yolda asker tarafından barikat oluşturulan yolları fevkalade iyi görürüsünüz. Zamana yenilmiş yolların arasından gelip giden kaçakçıların araçlarıyla kaza yaptığı ve yaşamlarını yitirdiğini de Yüksekova haber sitesinin haberlerinden sıklıkla görmeniz mümkün.

Şemdinli’den sonra yani güneye ve doğuya doğru yapılan yolların güvenlik amaçlı yapıldığını anlarsınız ve anlarsınız ki orada yaşayan insanların hizmetine dair değildir bu çalışmalar. Fakat buna rağmen o yollarda yapımı üstlenen firmalarında yaptığı yollara gerekli standartları uygulamadığı görülecektir.

Kim bilir bu yazıyı okuyan firmalar şunu diyecektir, “o yollardan tanklar toplar, ağır vasıtalar geçti ya da PKK mayın döşedi de o yüzden bozuldu…”

Güleriz ağlanacak halimize.

AKP yol yapıyor evet. Yani insanların saatlerce gittiği yolları aza indiriyor. Azap yolculuklara dönen yollar kısa mesafeye indirilip nispeten azap olmaktan çıkardı bu da doğru. Ama bu yolların ihalelerini alan insanları denetlemiyor. Belki yandaşı olduğu için belki de henüz denetim mekanizmasını vicdana oturtamadığındandır.

Kim bilir belki de sırf onlardan gibi görünmek isteyen badem bıyıklı insanların kendini kamufle etmesini anlayamadığındandır.

Yani AKP siyasetine yaranmak için, çıkar elde etmek için içeriye sızan bukalemunları tanıyamadığı ve onlara imtiyaz sağladığı için ürettikleri hizmet aksıyor.

Bahanesi PKK olan ve AKP den ihale almış firma/yetkililerinin hizmet sunmasını beklemekte ahmaklıktan başka bir şey değil.

Maalesef öyle taşeron, öyle iş alımı yapanlar var ki; gök gürlediği zaman “PKK” yi suçlar boyutta ve kendi beceriksizliğini de PKK ile örtmeye çalışır.

Bundan mukabil Özel olarak Hakkari hizmet almakta sürekli gecikiyor. Sürekli erteleniyor.

Yapılmış yolların satıhlarına serpilen kum ya da çakıldan dolayı meydana gelen trafik kazalarında ölenlerin sayısı pekte azımsanacak gibi değil.

Ki ölen her insanın kanında o müteahhitlerin ve karayolları denetim ağının elleri vardır.

Elbette bu kazalarda başka nedenlerden de söz etmek mümkündür; dikkatsizlik, hız, hava koşulları, sürücülüğe yetersizlik.

Her ne olursa olsun yollardan söz etmek en mühim olgudur benim için.

Çünkü yollar dünyaya açılan pencerelerimizdir, uzaktaki akrabalarımıza, dostlarımıza, sevdiklerimize gitmemiz için zemindir, ham maddeye kavuşma, olmayan hizmeti getirme nedenidir, aydınlanmadır…

Sırf yerel yönetimi eleştirmeme, bu hayati meseleyi eleştirmeme ve ya yazmama anlamına gelmemelidir.

Daha açık bir dille söylemek gerekiyorsa, BDP belediyeciliğini eleştirmemek AKP iktidarının hizmetlerini eleştirmemek anlamına getirilecekse bu amiyane tabirle hiçbir şey istememektir.

Evet, doğrudur! belediyemiz koca bir kente dönen ilçemizde istenilen hizmeti vermiyor. Altyapıdan tutun da imara kadar her taraf kusurlar içinde. Hatta alt yapıya dair koskoca bir hiçten söz etmek mümkündür.

Hani su bile çürüdü desek doğrudur.

Hatta eski sulama kanallarında biriken suyun kurtlandığına tanık olduğumu söyleyebilirim.

Yolların eski zaman patikalarını aratmadığını da söyleyebilirim. Bazı yerlerin keçi yolunu andırdığını biliyoruz zaten.

Halkın kendi iktidarı olan belediyeye dair beklentileri üst düzeydedir bunu biliyoruz. Ama kendi iktidar erkinin belediyecilik yapmadığına en iyi şahidin de halkın kendisi olduğunu da biliyoruz.

Gelin görün ki; belediye hizmet vermiyor diye tutup hizmeti aksatan devlete de ses çıkarmayın demeyi ahlaki bulmadığımı belirtmek isterim.

Yani belediye ağaç dikmedi diye devletin de var olan ağaçları kesmesine/yakmasına sesiz kalınmaz.

Belediye yol yapmadı diye devletin yol yapmaması ya da yolu ihaleyle alan kişileri denetlememesi doğru olmaz.

Belediye alt yapı yapmadı diye devletinde buraları bombalamasını beklemek etik değil.

Ayrıca Türkiye demokrasisi hukukunda belediyeler içişleri bakanlığının bir işaretine havale edilmiştir. Hizmet aksaması görüldüğünde müdahale etme hatta görevden alma yetkisi verilmiştir.

Benim, sizin, diğerlerinin seçtiği belediye meclisi ve başkanı içişleri bakanlığının keyfi tutumu sonucu bile görevden alınabilmektedir.

Anlayacağınız. Evet, belediye babadan kalma yöntemlerle yönetiliyor…

Ama devletin de bundan aşağı kalır yanı yok.

Hele AKP’nin bana oy ver, gözümü çıkar mantığı babadan kalma yöntemlerden de daha ilkel.

İşin Türkçesi halkın parasıyla, halkın vergileriyle halkla dalga geçmek kimsenin haddine değil. Ne AKP ne BDP ve nede diğerleri bu hakka sahip değil. Bu hakkın onlarda olmadığını bildirmekte adını sanını ortaya koyarak, mahlasların arkasına gizlenmeden, gerçek yurttaş/yurtsever/vatansever olmanın gerekliliğini ortaya koyduğumuz zaman mümkün olacaktır.

Kaldı ki; parmak sayısı kadar az ve korkmadan yazıp-çizen-eleştirenlerin önünü almaya çalışmak kimseye kazandırmaz, kaybettirir. Nitekim bu güne kadar kaybetmemizin nedeni de yazıp çizenlerin başını ezmekle uğraştığımızdandır.

Başımızı ezenlere karşı değil, başını kaldıranlara saldırdığımızdandır…

Bu yazı toplam 4552 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum