Ağrı'da ne yapılmak isteniyor?

Ağrı’da BDP’nin 30 Mart’ta seçimi kazanması ve AKP’nin itirazları sonucunda Yüksek Seçim Kurumu tarafından tekrarlanması kararından sonra kentte seçim atmosferi günden güne kızışıyor.

BDP’nin seçimi kazanmasına rağmen AKP’nin seçimi zorla almak istemesi BDP lehine işliyor. Kentte yerleştirilen 12 bin polis için 3 yatılı okul boşaltılırken, polisler Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eline “BDP şiddete başvuruyor’ propaganda malzemesi sunmak için her gün yeni bir provokasyon yaratma çabasında.

Ağrı’da 1 Haziran’da yeniden yapılacak olan yerel seçilere ilişkin yapılan anketler seçimleri BDP’nin kazanacağını gösteriyor. AKP’li Belediye Başkanı Hasan Aslan’ın hayali ihaleler ile mahkemelik olması ve kentte hiçbir hizmet sunmaması ‘istenmeyen adam’ ilan edilmesine neden oldu.
Bunun üzerine geçtiğimiz günlerde “Ağrı’yı istiyorum” diyen Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Bakanlar Kurulu’nun devreye koydu. Türkiye’nin dört bir yanından devletin tüm imkanlarıyla AKP’nin belediyeyi kazanması için Ağrı’da seferberlik ilan edildi. Kentte 12 bin polis sevkiyatı yapıldı. Ağrı dışında gelen polislerin halk üzerinde baskı kurması ‘AKP resmen gerilim politikasına sarıldı’ şeklinde yorumlandı.

PROVOKASYON SALDIRILARI

Ağrı’ya sevk edilen 12 bin polis için 3 gün önce öğrenci yurtları ile ilk ve orta dereceli okullarda sınavlarının tamamlanarak okulların boşaltılması talimatı verildi. Tüm sokak ve caddeler adeta polis ile doldurulmuş durumda. Mahallelerde sivil giyimli silahlı ve üzerinde ‘Öz Türk’ yazılı sopalı kişiler BDP seçim irtibat bürolarına giden halkı darp ettiler. Önceki gün ise polislerin gençlere saldırması üzerine çıkan olaylarda bir polis bir gencin kapasına silah sıkarak ağır yaralaması kent halkında tepkilerin had safhaya ulaşmasına yol açtı. Polis eli ile yapılan baskı, sindirme saldırılar birçok çevre tarafından, tıpkı Mart sonundaki seçimlerde olduğu gibi Türk Başbakan Erdoğan’a ‘BDP’liler şiddete başvuruyor’ propaganda malzemesi sunma girişimi olarak tanımlıyor.

‘HALKA PROVOKASYONLARA GELMEYİN’ ÇAĞRILARI YAPILIYOR

BDP’liler için ‘gerilim politikası yapıyorlar’ diyen AKP’lilerin elindeki tek seçim propagandası olan ‘şiddet olgusuna son günlerde yandaş ve polislerle tarafından sıkça başvurması üzerine BDP’liler halka günlük olarak ‘AKP’nin provokasyonlarına gelmeyin’ çağrısı yapıyor. Halkın tüm tahriklere rağmen sağduyu ve örgütlü yaklaşımı kentte takdirle karşılanıyor.

Harabe şehri andıran Ağrı merkezinde en büyük ekonomik sıkıntısını çeken esnaflar ise, AKP’lilerin demokratik seçim yarışı yerine rüşvet ve tehditlerle seçimi tekrar kazanma dayatmaları ile karşı karşıya olduklarını söylüyor. Kira paralarını dahi ödemekte sıkıntı çektiklerini her konuşmalarında dillendiren esnaflar, polis korkusundan insanların alışveriş dahi yapmaktan çekindiklerini söylüyor. Güvenlik adı altında kentte sokağa çıkan her kişi başına bir polis düştüğünü söylüyor.

DAVUTOĞLU: OY VERMESENİZ HİZMET DE YOK!

AKP’nin yandaş ve polisler eli ile baskı, saldırı ve tehditleri yetmiyor olacak ki, kentte gelen AKP’li milletvekili ve bakanlar da açıktan tehditler savurmaktan geri durmuyorlar. Bunun son örneği kente gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’dur. Davutoğlu tehdit edercesine, “Bize oy verirseniz size hizmet vereceğiz” dedi. 300 kişilik kitleye konuşan Davutoğlu, yolsuzluklarla nam-ı olan Ağrı Belediye Başkanı Hasan Aslan’dan hiç söz etmemesi dikkat çekti.

Kentteki durumu değerlendiren HDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy 6 aydır seçim atmosferi ile AKP’nin zulüm politikaları nedeniyle büyük sıkıntı yaşayan Ağrı halkının seçimleri ‘onur meselesi’ haline getirdiğini söyledi. Hırsızlık dışında hizmet etmeyen AKP’nin belediyeyi ellerinde tutmak için tüm kirli yöntem ve zorbalığa başvurduklarını belirten Aksoy, özel harekat polisleri eli ile halkın üzerine ateş açılarak sindirilmeye çalışıldığını vurguladı.

AKP MAĞLUBİYET TEDİRGİNLİĞİ İLE SALDIRGANLAŞTI

Aksoy, “Buraya 10 binlerce polis getirilmiş, yatılı bölge okulları 3 gün tatil edilmiş, şeker fabrikası polis dolu, saat 20,00’dan sonra polislerden başka kimseyi göremiyorsun. Burada sosyal yaşamda o kadar sayısal polis artışı var ki nereye dönüyorsan omuzun polise değiyor. Şimdi bir genç ile omuzu değen bir polis genci dövmeye kalkmış, tepki göründe gencin kafasını silahıyla kırmış ardından halkın üzerine 2 şarjör ateş edilmiş. Şimdi bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu durumdan vali mi, İçişleri bakanımı, Başbakan mı, kim sorumluysa aklını başına toplasın. Bu kadar ‘güvenlik gücü’nu Ağrı halkının üzerine salmaları doğru değil. Aksi takdirde hepimiz altında kalırız. Şuan burada bulunan birçok polis ismi provokatif eylemlere karışmış polislerdir. Dışarıdan getirilen polisler resmen provokasyon yaratılmak için getirilmiştir” dedi.

SANMASINLAR Kİ HAKIMIZ POLİS GÖRÜNCE KORKUYOR!

Türkiye seçim tarihinde ilk kez bir kentin 10 binlerce polis tarafından kuşatıldığına tanıklık ettiğini söyleyen Aksoy, devamla şunları söyledi:

“Türkiye tarihinde seçim yapıldığı günden buyana hatta ittihat-i terraki döneminde dahi böyle polis yığını görülmemiş. Sıkıyönetim generalleri bile bu tür yöntemlere başvurmadılar. Bunu yapana halkımız bir isim takmalı. Bu halkımız üzerine sürülmek istenen bir zulümdür. Bu zulüm politikalarına karşı Demirel’in dediğine göre 28 kez başkaldırdık. Bu başkaldırıyı önlemeleri mümkün değildir. Kürtlerin hakları var, kimlik halkları var, özgürlük hakları var kendilerini yönetme hakları var. Bunları Kürtler devretmez, vermez ve devredilemez haklardır. Barış sürecinde insanlarımızı zorlamasınlar, bu zulüm politikaları tutmaz. Sanmasınlar ki insanlarımız burada polis görünce korkuyor! Aksine direniyorlar ve daha da kinleniyorlar. Bu tür uygulamanın içinde olan başbakanın kendisi vazgeçmelidir. Bu politika başbakanın politikasıdır. Vali’yi de doğrudan doğruya başbakan yönlendiriyor. Bu seçim tamamen tescillendirme seçimi olacaktır. Halkın hakları ayaklar altına alınmıştır.”

HALKIMIZ SÜKÛNETİNİ KORUYOR

AKP’nin tüm provokatif girişimlerine karşı Ağrı halkının örgütlü ve sükûnet içerisinde sandığa gideceği günü beklediğini söyleyen BDP MYK Üyesi Ferhat Tarhan ise, AKP’nin tüm çabalarının halk iradesinin önüne geçemeyeceğini belirterek, “Ağrı’yı aslında çok dışarıya yansıtamadık bu konuda bizim eksikliğimiz vardır. Aslında Ağrı’da bir irade mücadelesi vardır. Bir yandan devletin bütün olanak ve imkanlarını elinde tutan bir hükümet gerçekliği, diğer yandan BDP ile hareket eden halk gerçekliği vardır. Şimdi Ağrı’da biz AKP’nin adayı ya da AKP siyasetini üstlenenlerle yarışmıyoruz. Ağrı seçimin bizzat koordinesini başbakan yapmakta, gün be gün başbakan talimatı vermekte, ve her gün yeni bir bakanını özel uçaklarla göndermektedir. Ciddi anlamda polis yığını var, kenti geriyorlar. Bakanlar kentte resmen halkı geriyorlar. ‘Siz bize oy vermeseniz hizmette yok’ tehdidinde bulunuyorlar. Zaten 90 yıldır bu halkı unutmuşsunuz. Biz BDP olarak kendi cephemize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz. Halkımızı provokasyonlara gelmeme noktasında her gün uyarıyoruz. Biz işimize bakarız halkımız 30 Mart’ta olduğu gibi 1 Haziran’da da rahatlıkla seçimi kazanacaktır” diye konuştu. ANF

hizani
 // diyar
Eğer zerre kadar haysiyetiniz varsa hirsiza haddini bildirirseniz. O munafik hatipoğlu o yaptigin hata senin gibi bir korkaga pahaliya patlayscak...
26 Mayıs 2014 Pazartesi 23:05