İrfan Sarı

Yan yana

29 Haziran 2014 Pazar 17:16

Demem o ki; Bize yan yana görünürseniz diğerleri kızar diyerek tabiri caizse kandıranlara söyleyecek sözümüzün geldiğini hatırlamalıyız.

Şu sıralara da Sıklıkla karşılaştığımız “birlik” mesajlarından bir sonuca gidememenin ana nedenini bilememekle birlikte bir fikir oluşturuyorum kendimce.

Kürtler bölünmüş Kürdistan’ın dört dalında dört dönüp duruyor.

Ülkeleri aynı, dilleri aynı, çektikleri acının karekökü aynı ama yine de ayrı telden ayrı kafadan vurup durmaktadırlar.

Aslında her dört parçada birliğin konuşulduğunu bilmeyen yok ama bu birlik çağrısının zerre-i miskal kadar değer görmediğine de tanıklığımız var.

Peki, Kürtlerin çıkarını Kürtler korumayacakta kim koruyacak,  menfaatlerini Kürtler sağlamayacakta kim sağlayacak anlamış değilim…

Hele geldiğimiz noktada Kürt kartının önemi bu kadar yükselmişken, verilen mücadelelerin yarattığı avantaj bu kadar haklılığına varmışken, birlik olmanın neden bu kadar zor ve karmaşıklaştığını kesin bir düşünle anlamak mümkün olmuyor

Eğer Kürdistan’ın varlığı içinse bu verilen mücadele. Peki, neden bu kadar pervasızdır saldırılar? Neden bu kadar çirkin, hakaretvaridir söylemler?

Eleştiri denilen mekanizma neden kurumsallaşmamış ana arterlerimizde?

Şimdi söylenecek sözümüzün zamanı gelmiş olmalı…

Dünya suskun suskun oturmuş biz Kürtleri izliyor.

Ortadoğu’da bir Arap baharı vaveylası kopmuştu evvelden, şimdi baharın nerde açtığı hepimizin malumu. Hepimiz, siyaseti bilelim bilmeyelim biliyoruz ki bir iklim mevsimindeyiz.

Ama binyıllık hasrete kavuşmamız, birbirimize doğru kestiğimiz yolları açmaya bağlı. Birbirimize giden yolları kestiğimiz gibi birbirimize giden empatiyi, sempatiyi oluşturmaya bağlı diye düşünüyorum.

Karalama tarafında durup durmadan çamur atmakla kişileşenlerin kulakları vardır elbet, gözleri de… Açmak için gözlerinizi ve kulaklarınızı daha beklemeyin.

“Saçınızın ucu kırılsa kendine dert edecek adamları sevin; merhamet, bir adama en çok yakışan şeydir."

Merhamet, tıpkı; kapattığınız kuyularınızın altında mahkûm ettiğiniz suya benzeyen insanlığınızdır aslında. İnsanlığınıza kavuşun ve halkınızın değerlerinin yıpranmasına müsaade etmeyeniz.

Müsaade etmeyiniz çocuklarınızın ölümüne, yiten giden hayatların hatırına kapatın ölüm vanalarını. Ölüm vanalarını bir kapatın ki bir daha hiçbir can acımasın.

Bizi durmadan kandıran, durmadan dolandıran, durmadan bölen-parçalayan, durmadan ağzımızdaki dili ve atamıza ait anadili çalmaya çalışanlara, durmadan kimliğimizi gasp edenlere karşı bir söz birliğimiz olmayacak mı?

On binlerce canımızı katleden, köyümüzü boşaltan, darağaçlarına geçiren, işkencelerde/ falakalarda sakat bırakan, kimyasal silahlarla yok eden, suikastlarla susturan, dağımızı taşımızı bombalayan, ormanımızı yakan, anamızın karnına süngü salana karşı bir söyleyeceğimiz olmayacak mı?

Hep bir birimizin yakasına mı yapışacağız?

Hep birbirimizi mi rencide edeceğiz?

Hep birbirimize mi saklayacağız küfürlü/edepsiz/insafsız sözlerimizi?

Şimdi bir kavşak ayrımındayız, kurallımız birlikte düşünüp birlikte yol almak birlikte Ortadoğu’da kan ve barut sesini kesmek, birlikte tüm diğer halklara nefes aldırmak, birlikte o kocaman yürekli hayata barış ile huzur ile gitmek, birlikte çocukların büyümesine tanık olmak, birlikte mevsimlerin tadına varmak. Birlikte baharları solumak…

Ayrıca bir derdimiz olmamalı!

Ayrıca hesap-kitap yok!

Sadece birlikte aldığımız yolun sonundaki mutluluğa gitmek.

Keza, kendi alın terimizle gelen mutluluk bize altın tepside sunulmuş mutluluktan katbekat değerlidir, anlamlıdır.

Zira; “Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil o güce karşı koydukları için yükselirler”

Bu yazı toplam 13299 defa okunmuştur
türkiye kürtlere düşman değil
 // kürtler en doğrusunu yapıyor
Şunu kimse aklından çıkarmasın. bağımsız kürdistanı sadece türkiye istiyor ve 50 yıllık anlaşma yaptı. son günler israilde istiyor gibi gözüküyor.avrupa ve abd açok konuştu ırak ın bölünmesini istemiyor.kantonlara ise türkiye ses çıkarmıyor. türk tankları ve makinalıları kantonlardan geçerken namludaki bezleri bile çözmedi.ypg koruma sağladı.kantonlarda ypg ve kdp nin gizli bir güç mücadelesi var. türkiye kürtler arası mücadeleye girmek istemiyor. ışıd kdp ye tüm gücüyle saldırmaz. kdp de sunni. şii türkmenlerle kantonlardaki şii kürtleri korumak gerekir..türkiye kürtleri ise sanırım belediyeler bazında demokratik özerklik olur..gerçeği saklamayalım güney kürdistanda müthiş bir türkiye sevgisi var.sunni türkmen seviliyor şii sevilmiyo...
02 Temmuz 2014 Çarşamba 00:26
KÜRDİSTAN DAĞLARINA DAMARLARINDAKİ KANI BOŞALTANLAR......
 // mezopotamyalı
Dağa adım atan herbir gerilla önden gidenlerin yaptiği gibi - aslında bu günlerin kazanımlarını gördüğünden- kanını çömertce feda ediyordu ve Kürdistan dağlarına eninde sonunda boşalacağını hesaba katıyordu.
O günler için ütopya olan gerçek oldu
Bin yıldır binlerce zincirle zabto rab altına alınan adımız özgürlüğümüz şimdi elimizde ve zincir vuranlar milim mesafe ile, hafif bir ayak tepretmemizle uçuruma yuvarlatabilecek konumdayız. Sadece siyaset oyunlarına uygun bir birliktelikle bunu başarabiliriz. Çünkü bizlere zincir vuranlar kopan zincirlerle biribirlerini ölümüne dövmekte halsiz ve bitkin bir şekilde ayağımızın dipine düşmekteler...Hatta dikkat ederseniz bizden birbirlerine karşı medet ummaktadırlar...
Evet gün birlik günüdür.....
30 Haziran 2014 Pazartesi 11:46
Tarih Maalesef Yine Tekerrür Etmek Üzere
 // Darin
Amedli Fırat isimli yorumcuya katılıyorum. Bir kesim süslü laflarla Kürtlere 2. Lozan'ı yaşatmak istiyor. 1. Lozan'da ne olmuştu!? Sözde Türk ve Kürt temsilcileri dünya devletlerine ayrılmak istemediklerini barış içinde kardeşçe birlikte aynı devlet çatısı altında yaşamak istediklerini söylemişlerdi. Sonuç: Herkesin malumu....
30 Haziran 2014 Pazartesi 10:03