İrfan Sarı

Tecavüz bahaneleri

29 Nisan 2008 Salı

14 yaşında bir kıza cinsel istismarda bulunduğu gerekçesi ile gözaltına alınan ve kızın ifadelerinden sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen Vakit gazetesi yazarının halinden bu yaşlı adamın yüreğindeki Allah korkusunun onu ne hale soktuğunu düşünür çok kimse.

 

Adı geçen kız ifadelerinde; “Evine giderdim, çoğu kez göğüslerimi öperdi. Edep yerime ellerdi, ondan ileri gitmedi fazla, hemen tatmin olurdu zaten. Ondan sonra da ağlardı.” demiş.   Anlaşılıyor ki Allah korkusu onu sonradan sarıyormuş. 14 yaşındaki kız, ifadesinin devamında; “Bu durumu anneme anlattım. Annem onunla konuşacağını söyledi ama sonra bir şey fark etmedi.”demişti.

 

Polisin araştırmaları adı geçen kızın annesinin de söz konusu kişiyle ilişkisinin varlığına dair emarelere rastlıyor. Yazarın kredi kartıyla 350 YTL"nin kızın annesi tarafından çekildiği de kamuoyuyla paylaşıldı.

 

Bu bilgilerden sonra birçok İslam yazarı kendi köşelerinde konuya dair görüşlerini belirtirken “büyük bir komplo”, “şok oldum”, “Hüseyin abi yapmaz”, “Ergenekoncu tezgâh”, “olayın bu gün çıkması tezgâh”, “soruşturma gizli değil mi”, “patetik bir ruh halinin tezahürü”, “toplumsal lince dönüşmesin” şeklindeydi.

 

Fakat yazar Emine Şenlikoğlu"nun görüşleri en dikkat çekendi bana göre: “Ya cinnet geçirmiş, ya da hap içirdiler”

 

Sayın Şenlikoğlu, yazar Hüseyin Üzmez"in eşiyle yaş farkının da 50 yıl olduğunu biliyor. Bunu da köşesinde yazmış zaten. Hatta bu durum karşısında Hüseyin abisiyle kavgaya giderken Hüseyin abisinin karısı ona: “Hüseyin"in suçu yok, ona karasevdayla tutulduğunu, kendisiyle evlenmezse intihar edeceğini” söylediğini belirtmişti. Yoksa olmazdı bu iş.

 

Hüseyin abisiyle yaptığı telefon görüşmesinde ise; abisi ona “Bacım mahkemeyi bekle, söyleyeceğim bu kadar.” der.

 

Bu samimi ikrardan sonra Hüseyin abisine karşı olan duyguları tam oturmuş. Ve belirtiyor “%99 böyle bir şey yapmaz ama kalbini Allah bilir.”

 

Yasalar ve hukuk bu mecrada kendi hükmünü ve yürürlüğünü ortaya koyacaktır şüphesiz.

 

Ama vicdanen “Mahkemeyi bekle” demek olayın oluşu hakkında kurgusunun olmadığı mahkemeye kadar akıl hocalarının ona yol yordam söyleyeceği, ona istinaden bu (sözüm ona) komplonun boşa çıkacağını söylemek gibi bir şey olur.

 

Allah şüphesiz bilir kalbini.

 

“Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah"a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah"ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü"minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olun.” (Nur süresi)

 

Mahkemede her şeyin anlaşılırlığı olacak elbette.

 

Ancak o küçük kız çocuğu psikolojisinin kaldıramayacağı bir travmaya girecek. Velev ki yalan söylese bile ömrü billâh bu izi taşıyacak.

 

Bu nedenle yazara isnat olmuş bu suç karşısında “eğer bu işi yapmışsa yazıklar olsun, yok eğer yapmamışsa bu komployu tertipleyenleri Allah kahretsin” demek tek başına yazarı savunmaktan başka bir şey değildir.

 

Böyle bir komplonun kime ne faydası olabileceğini kestirmek zor ama orda gururu, iffeti çiğnenmiş bir çocuk için yapılabilecekleri hesaplayan bir hemcinsinin var olması gerektiğini düşünmek istiyorum.

 

Yazdığı romandan, yaşadığı evlilikten dolayı bir insanı yargılamak birilerinin haddine düşmeyecekse, onu bahanelerle savunmak da düşmez birilerine.

 

Henüz 14 yaşında muhtaç bir insana yapılan bu durum vicdanları incitecek boyuttadır. Vicdanı olan ve Allah korkusu olanlar bunu fevkalade iyi bilirler.

 

Hukuk vicdanı olanlar da…

 

İnsan olanlar da…

Bu yazı toplam 13665 defa okunmuştur
amaç üzüm yemek değil bağcı dövmek
 // adem kurt
malum şahsın olayınde yazan çizen pek çok çevrenin nerdeyse zil takıp oynayacakları kalmış. söz konusu olayı fırsat bilip islama ve müslümanlara yönelik hakaretlere verilen cevepları ise kişiyi savunma olarak algılanmaktadırlar....
03 Mayıs 2008 Cumartesi 19:42
Cevap hakkı.......!
 // Murat
İbrahim arkadaş,seninle yorum kavgası içinde olmak istemiyorum,ama yaptığın yorumlarınla cevap hakkımı kullunmak mecburiyetinde bırakıyorsun.ilk yaptığım yorumumu hatırlarsan, ne zina suçu isnadıyla yakalanan adamı savunmak gibi bir arayış içerine girmiştim,hatta bedduayı da yapmıştım. ne de İrfan beye hakaret etmek gibi bir gaflette bulunmuştum,sadece Türkiye'yi darbe eşiğine getiren ülkeyi ve ülke insanlarını 50 yıl geri götürecek ve bunada emperyalistlerin ve siyonistlerin çanak tutuğu ve her türlü yardımı esirgemediği 28 Şubat darbesine ve senaryosuna dikkat çekmiştim.Çünkü darbe uygulamaya geçmediği halde sayısız insan hem mağdur olmuşlardı,hem de siyasi yasaklı hale gelmişlerdi ve dönemin en iyi partisi ve hükümetti parçalanıp kapatılmıştı,ama sen yorumumu anlamadan eminim yazarın makalesini de anlamamışsın.Benim şahsi kişiliğime yöneleceğine, saldıracağına gerici zihniyet diyerek adresinin müslümanlar olduğunu göstererek değerinizi ortaya koydunuz.Üstelik okuduğun bir kaç kitap adını da vererek hava attınız.Okuduğun ve adını verdiğin kitapların bizim gibi düşünenlerin de okumasını isteyerek bu sayede kendimizi ve benliğizi bulabileceğimizi yazmışsınız.Tabii senin gibi düşünenler için aklımda bir sıfat geçiyor,ama yazmayacam.Şimdi yazsam yine bana değil de inancıma ve zihniyetime saldırırsın. Diğer tarafta demişsinki benim dini düşüncelerimi kimsenin sorgulama gibi bir hakkı yok,elbeteki senin dini düşüncelerini kimsenin sorgulama gibi bir haddi olamaz.ben bunun sorgulaması içerisinde hiç olmadım.Zaten burada belli oluyor benim ne demek istediği hiç anlamamışsın. Saldırdığın inanç ve medeniyet; Orta Çağ ve Yeni Çağ boyunca 4 kıtaya medeniyet,Özgürlük,Bilgi,kültür ve insanlık yayarak,şimdi öve öve bitiremediğin çağdaş toplum dediğin batıya insanlık dersi vermiştir.Geliştirdiği medeniyet ve kültür sayesinde Orta Çağ Avrupasına ve batı ülkelerine Rönesansı yaptıracak kadar medeniyet ve bilgi dağıtarak Avrupa ve batının kendisine gelmesine insan olduğu bilinci vererek örnek bir medeniyet olmuştur. Tabii biraz Tarih okumuşluğun ve bilincin varsa…….!...
02 Mayıs 2008 Cuma 10:15
degerlı (?)yorumcuya cevap (devamı)
 // ibrahim
demeye hakkı yok dıye dusunuyorum.Burdan da bu tarz ınsanların tutum ve dusuncelerı az cok kendını bellı etmektedır.Ayrıca sunuda belırtmekte yarar var Türkıye LAİK bır ulkedır ve kımsenın benım dini dusuncelerımı sorgulamaya veya benım kımseye bu dusuncelrımden dolayı hesap vermem gıbı bırsey de sozkonusu olamaz.Ayrıca eger bu konularda bırsey yazılacaksa malzeme aramaya gerek yok zaten kendınız malzemesınız aratırıp bulmaya ne hacet....Kişilıklı veya kişilık sahıbı olduguna ınanan arkadas....
01 Mayıs 2008 Perşembe 19:00