Enver Özkahraman

Sümbül'de Televizyon 3

01 Mayıs 2008 Perşembe

Sümbül ve Televizyon adlı yazımın 3"üncü ve son bölümünü Sümbül dağına çıkmak isteyenler için ayırdım.

 

Aşağıda verdiğim fotoğraflardan Sümbül"e çıkmak isteyenler için çıkış güzergahını çizdim. Umarım faydalı olur.

 

 

 

 

 

 

1- Sümbül"ün bu fotoğraf"ı Hakkari"nin alt tarafındaki “Serêsolan”dan çekilmiştir. Fotoğrafı 80 mm, 6x6 bir makina ile 3 kez çekmiş ve 1977-1978 yıllarındaki şartlarda karanlık oda ortamında birleştirilmiştim. O günlerin ünlü bir gazetesinde TAM sayfa olarak yayınlanmıştı, çığ haberinin fotoğrafı diye.... Bu görüntüsü normal bir gözün görüşüne yakın bir görünümdür.. Aynı yerden geniş açı bir objektkif ile çalışıldığı takdirde fotoğraf deforme olur ve Sümbül"ün görkemi görülmez.

 

Fotoğrafta, altta Zap suyunun iki yakasında Hakkari ve Çukurca yolu görülmektedir. Biraz üst tarafta sarıya boyanan yerler ise gerek ilkbahar gerekse sonbahar aylarında kekliklerin göç güzergahıdır. Bu güzergahta her yıl onbinlerce keklik son baharlar mevsiminde Kuzey"den gelip Güney"e, Irak topraklarına göçerler. İlkbahar aylarında ise serin yaylalarda yumurtlayıp yavru çıkarmak için de bu güzergahtan Kuzey"e yönelirler.

 

Fotoğrafın sol kısmında Hakkarililerin ÇEPERÊ MÎRİ dedikleri ve Hakkari Miri"nin keklik avlamak için gelip oturduğu (ben de birkaç kez  oturup orada Miri düşünmüş ve keklik vurmuştum.) meterisi vardır.

 

Yeşile boyalı yerler  Xilxile (leçelik), Yukardan yuvarlanan irili ufaklı taşların meydana getirdiği labirent gibi karmaşık bir yerdir. Üst üste taşlardan oluşan in ve mağaralarda her türlü hayvanın barınma yerleridir. Ayıları defalarca burada izledim. Oklu kirpiden (Sîxur) pantere kadar her türlü hayvanın barınıp beslenebileceği bir yerdir. Biz tırmanırken de elimizden geldiğince buradan temkinli bir şekilde geçtik ama defalarca kör yılanların saldırısına uğradık.

 

-P- harfinin yazılı olduğu yerde Sümbül dağının bu yüzündeki tek pınarı vardır. Debisi bir değirmeni çalıstırabilecek kadardır. Bir kayanın altından çıkıp 15-20 metre ileride çakıl ve kumların arasında kaybolmaktadır. Kuşlar böcekler ve yırtıcı hayvanların tamamı buradan su içmektedirler.

 

Mavi çizgiden çıkıldığı takdirde hiç bir yere takılmadan çıkılabilinen merdiven gibi dik bir güzergahla, kırmızı çizgili yerlerde ise ellerinizin de yardımı ile tırmanabileceğiniz yerlerdir.

 

Aklıma gelmişken şunuda belirteyim: Sümbül dağı sahipsiz değildir. Hem de Osmanlı padışahından Sümbül gibi tapusu var. Hakkari"nin köklü ailelerinden, Gani Çallı abide. Gördüm..

 

2- 1 nolu fotoğraf  Sümbül dağının alt tarafından çekildiği için üst taraflar iyi görünmüyor olabilir. Çıkış güzergahını bir de şehirden görülduğu haliyle çizdim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3- Sümbül"e tırmanışımız sırasında “Xilxile”lerin olduğu yerde bulduğum 2 adet “Sîxur” oklu kirpi oklarından ikisini yıllardır kalemliğimden eksik etmedim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



4- Çeperê Mîri"den Hakkari yolu karşı yamaçta ip gibi görünüyor.

 

Bu yazı toplam 32835 defa okunmuştur
Karışmış bu başlıktaki yorumlar :))
 // okan yılmaz
Vallahi iki tarafta birbirini anlamalı işte srun burdan kaynaklanıyor. Yılmaz Erdoğan ne güzel demiş. Bir ülkeden bir diğer İÇ ÜLKEYE diye... Birbirimizi anlamalıyız.....
07 Temmuz 2008 Pazartesi 14:09
yorum
 // hakkarili
ben 2003 te trabzonda 40 gün gürevli kaldım valla hakkariliyim diyemiyordum tonyada çalışıyordum bir gün yaşlı bir amca mı diyeyim yoksa başka bişeymi diyeyim bana sordu nerelisin bende hakkariliyim dedim daha sonrasını siz düşünün bana nedediğini...
08 Haziran 2008 Pazar 22:25
önyargı
 // miço
sn.botan efendihayatında trabzona kaç kere geldinki bu kadar emin konuşuyorsun TRABZONLU.ocoğrafyayı bilmezsadece duygularını belli etmiş bir kişi içinolayi saptırma. trabzonda kimseye bir şey olmazsadece hakedene.bende hakkarıyegeleceğim saygilar... TRABZONLU...
03 Mayıs 2008 Cumartesi 11:33