İrfan Sarı

DUR! Jandarma

09 Haziran 2009 Salı

Cumhurbaşkanı Kürt meselesinde elinde gül açıklamalarına devam ediyorken, savaşın insanları en çok mağdur ettiği coğrafyamızda zerre kadar farklılık göremiyoruz.

 

Olağanüstü hallerin de üstünde olağan olan durumlardayız.

 

Çocuklarımız cezaevlerinde onlarca yılla yargılanırken, bir yandan da özel savaş araçları; helikopterler, uçaklar, ağır silahlar, toplar, tanklar vs. şehirlerin en işlek caddelerinde, daha gelişme çağındaki çocukların masum bakışları arasında geçitlerini yapıyorlar.

 

Sağır sultanın da Kürt meselesini duyduğu şu sıralarda, insaflı birkaç açıklamayla cumhurbaşkanının elini güçlendirmek için alt kademenin kılı kıpırdamıyor adeta. Hala kulakları kapalı aynı hız devam ediyorlar.

 

Bizim buralarda yaygın bir mesel var, derler ki; köylünün biri canlı bir tavşan avlar ve tavşanı evin bahçesine bırakmaya karar verir. Ancak tel örgüyle örülü bahçenin kapsı açıktır. Oraya da çifte sürülen öküzlerin enselerine konulan sapan isimli odun parçasını bırakır. Tavşanı bahçeye salar ve gider işleri ile meşgul olur. Neredeyse köstebek kadar hünerli tavşanı kapadığı yer tel örgülü bir bahçe olunca, tavşana özgürlük pek zor olmuyor. İşinden evine dönen köylü tavşanı bulamayınca dizine vurmaya başlıyor; bu tavşan nerden kaçtı diye. En sonunda köyün bilgesine gider ve durumu izah eder. Bilge köylü bahçeyi dolanır, öküzün boynunda sabit durabilsin diye sapanın iki ucuna açılan deliğe gözü ilişir ve kararını verir; “bu delikten kaçmış tavşan” der.

 

Köylü tavşancığının kaçtığı yeri öğrendikten sonra, dizine vurmaktan vazgeçer.

 

Bizim burada da hallar aynen böyle. Yol aramaları aldı başını gidiyor.

 

Bir kentten diğer kente varmak için adım başı durup kimlik göstermek ve yazılmak/sayılmak durumuyla daha alakalı olduk şimdilerde.

 

Dur! Jandarma.

 

Soru;

 

- Yolculuk nerden nereye? Kimlikler lütfen! Araçtan inin. Karakola çekin. Far söndürün. Ne iş yaparsınız/ne işle meşgulsünüz?

 

Bu sorulara cevap vermek en az sorular kadar azap verici.

 

Bu uygulamanın adı ise; “vatandaşın mal ve can güvenliğini korumak”

 

Devletin güvenlik birimi tarafından “vatandaşın mal ve can güvenliğinin sağlanması kadar doğal ve isabetli bir vazife olamaz. Ancak her gün sayılmak, her gün hizaya sokulmak, her gün defalarca bekletilmek çok güvenlik için yapılıyor anlamını açığa çıkarmıyor.

 

Ayrıca yıllarca aynı noktayı tutmanın faydasını kim açıklayabilir ki. Mesele güvenlik ise; güvenliği tehdit edenler nasıl olurda bu noktalardan gelip geçer? Zaten bu değişmeyen noktalarda uygulamaların varlığını bilmeyen yok.

 

Açıkçası orada beklemek ve insanların üst başını aramak çok da güvenlik gerekçeli olduğu izlenimini vermiyor. Bu vatandaşı bezdirmekten başka işe yaramıyor. Doğal olarak da cumhurbaşkanının insaflı beyanatlarını destekler tarzda uygulamalar olmadığını da söylemek gerek.

 

Başkentte ve başkentin de başkenti olan Çankaya"da “öncelikli sorunumuz Kürt sorunudur” söylemleri yükselirken dahi, bölgede bu uygulamaların var olması oldukça manidardır.

 

Ülke demokrasisinin elini güçlendirmek için bu uygulamadan vazgeçilmesi lazım dersek çok abartılı olmaz. Çünkü bu uygulama hayli abartılı ve işgüzarlık ifade ediyor.

 

Ülkeler aralarında sınırları kaldırıyorken, bizim bir kentten diğer kente kurduğumuz ağın tarifi yoktur.

 

Dur! Jandarma demek yerine;

 

Dur ve düşün demek lazım…

Bu yazı toplam 7070 defa okunmuştur
Mewan'a
 // Bugra
Ben Soven veya irkci degilim, ama sunu gormemiz lazim, guvenlik sorunu her zaman icin diger sorunlarin ustunde olmustur. Kimlik sorunu cozulmeden guvenlik sorunu tabiki cozulmez ama artik bu kroniklesmis sorundan nemalananlar olduugnuda gormek lazim(her iki tarafta), Kurtlerin kimlik sorunu devletin guvenlik sorunu olmaya devam ettigi surece ne yazkki bu sorun cozulmiyecek, oncelikle bu sorunun devamindan nemalananlara halkin(hem turk hem kurt) mesafe koymasi lazim, demek istedigim kisaca bu....
11 Haziran 2009 Perşembe 21:18
gerçeği yazan biliyor ama işine gelimiyor
 // bilge
yazıyı yazan kardeşim sende çok iyi biliyorsun ki esrar eroin mazot her türlü pislik orada yapılıyor bunların önüne nasıl geçmeyi düşünüyosun asker bıraksında oradakiler atmı koştursun...........
10 Haziran 2009 Çarşamba 19:24
bugra --ya
 // méwan
atıp tutmak yerine işaret edilen kimlik sorgulama yüreğinin sesini dinle şoven yazılımlarla olmaz bugra... ben geçiyorum kimlik kontrol arama + ne arama 10 dakika sonra dönüyorum aynı nakarat.... yüzyıllardır aynı küflenmiş kafa gelinen nokta nedir çözümsüzlüğün kendisi değilmidir... anlamak için.. aynı muamaeleyi görmek lazım ve kimliğinizdekideki yazılan memleket malatyadan batıya doğrudur. sanırım bu da kıyak bir muamele olsa gerek...s.s.c.b yıllarca bir arada yaşandı ama kardeşim vicdan olmayıca sonu da bilindiği gibi aşikar.. yazarken bir yorumu vicdanının sesini dinle... hiç kimse çatışma ortamı istemez...
10 Haziran 2009 Çarşamba 19:06