İrfan Sarı

Başımız belada!

23 Mart 2011 Çarşamba 18:27

Hakkâri’nin makûs talihi değişmiyor bir türlü. Dağların kenti de denilen Hakkâri'de dağ gibi sorunların arasında terbiye mantıklı ve öç eksenli bir devlet anlayışı hala duruyor.

Sığındığımız dağların arasından kendimize zar zor kurduğumuz yaşamı sürerken bir bakmışız dağların doruklarından kopup gelen bir çığ bütün bir ailemizi alıp içinde boğmuş, ya da bir taşkın gelip neyimiz var neyimiz yok her bir şeyi alıp götürmüş aç açık kalmışız.

Emek, alınteri, işgücünü; ne kar diniliyor, ne yağmur suyu, ne şimşek, ne deprem.

Doğa ana bu coğrafyada olabildiğince zorba. Kış geldi mi bitmek bilmiyor. Yaz saman alevi gibi yanar-söner. Bahar, insan mendiliyle alnını temizlemeden biter. Sonbaharda yapraklar düşmeye fırsat bulmaz.

İş aş devlet babanın verdiği maaş ve açlık terbiyesi reçetesi.

Dağa çıkarsan “Terörist”

Dağa çıkmazsan “Potansiyel suçlusun”

Aç kalırsan “Tembel”

Aç kalmazsan “Kriminal incelemedesin” düşer devletin polisi peşine nerden buldun diye.

Ya tutuklusun ya firari ya da muhtemelen ölü.

Tokat yiyebilirsin, tekmelenebilirsin, coplanabilirsin, gaz bulutunda nefesin daralabilir, tazyikli suyla kalçan yerinden çıkabilir, kolun kırılabilir, başın yarılabilir ve hatta öldürülebilirsin bir tek şansın var bu durumda susup uslu vatandaş, terbiyeli vatandaş moduna girmek.

Aksi halde başın belada!

Hakların yasalarla belirlenmiş.

Sen halksın; halkın devlete karşı boynu kıldan daha ince olmalı.

Çünkü devlet, kendini korumak için yasalar düzenlemiş. Çünkü devlet yurttaşı vergi plakasına göre hizaya sokar.

Hele Hakkâri’deysen Allah göstermesin birde Yüksekova’daysan başın - gözün her bir yerin belada!

Devletin dediği türden siyaset yapmalısın ya da devletin partisine oy vermelisin.

Devletin dediği türden vatandaş olmalısın ya da devletin vatandaşı olmalısın.

Devletin istediği tarz bir memur olmalısın ya da devletin memuru olmalısın.

Devletin istediği şekilde gazeteci olmalısın ya da devletin gazetecisi olmalısın.

Yoksa suçlu olursun.

Suç mu yok. Hakkında bir zabıt tutmak kolay iştir. Bir “Gizli tanık” tutanaklara hayalden kurma suçu dizer gider. O saatten itibaren suça batmış olursun.

Çünkü devletin vatandaşı olmamışsın.

Onun için uykunun en güzel yerinde gelip bölerler uykunu, sen zararlı vatandaşsın çünkü.
Bir gizli tanık her şeye kâfidir. Suça batar bir daha çıkamazsın. İster ağzınla kuş tut, ister kanatların olsun, ister uçmayı bil uçamazsın. Kolayca kaydırırlar ayağını. Devlete vergi vermen iyi vatandaş olmana yetmiyor. Eğer oğlunu, kızını, babanı gammazlarsan-ispiyonlarsan devletin hakiki-has vatandaşı olursun.

Kendin olamazsın…

Kendin gibi düşünemezsin…

Kendim gibi konuşamazsın…

Ya devletin istediği gibi bir vatandaş olursun ya da ceza evleri seni bekler.

Anladık, suçlu halk. Siyaset yöneticileri, gazeteciler, gençler, sivil alan, anneler, babalar herkes suçlu… Sözüm ona bu insanlar kendilerince çözümü böyle buldu. Çözümleri devletin çatısına zarar verdi.

Peki! Devletin çözümü ne?

Tutuklamak mı?

Çözümü, çözüm politikası yok, çözme isteği yok. Çözümsüzlük karşısında insanların özgürlüğünü kısıtlamak kalıyor geriye.

Ya yaz! Ya kış!

İlkbaharı-sonbaharı olmayan bir politikayla devlet olmak acı çektirmek üzerine inşadır.
İnsanların başını da belaya sokmaktır. Yurttaşların ömürlerine, yaşam haklarına müdahil olmak ve gasp etmektir.

Bu yazı toplam 8412 defa okunmuştur
çözüm karşılıklı olur irfan bey!!!
 // selahaddin
Çözümü sadece devletten beklemek te mantıklımı? Hiçbir devlet kendi topraklarında,dağlarında elinde silahla gezen kişilere hoşgörü göstermez.Koskoca kürt halkının tüm sorunlarını,eğitim,kimlik ve onur mücadelesini sadece öcalanın imralı şartlarına endekslemek koca bir millete zulüm depğilmi?Bdp nin türkiye halkı ile ilgili iş,aş-eğitim vb.konularında gerçekçi çözümünü duyan varmı?varsa yoksa öcalana ev hapsi hatta mümkünse siyasete atılsın milletvekili olsun..Umarım sitemiz mahalle baskısına boyun eğmezde yayınlar..bakalım demokratik platform mu var?yoksa öcalana dayalı bir biat kültürümü var?küfür yok hakaret yok..hodri meydan.....
26 Mart 2011 Cumartesi 00:20
seni seviyorum
 // volkan ören
sen gerçekten eniştem değil daha çok bir yoldaş dava arkadaşı gerçekten devrimci komünist ve ayrıca dürüst bir insansın benim felsefem seninkine göre biraz karışık am olsun önemli olan çok yaşamak değil kısa zaman içinde neler yapabileceğin önemli burdaki faşist ........ beni yardım yataklık ettiğim için beni yargılasınlar tarih beni haklı çıkaracaktır...
25 Mart 2011 Cuma 23:11
bende isterim kardeşliği ama.................
 // mümkün olsada anlatsalar.
bakıyorum ve okuyorum tüm arkadaş ve kardeşlerimin yorumlarını.bayrak talepleri,özerklik talepleri vs talepler.Sonrada bir sürü sitemler.yok ırkçılık yok falan yok.filan.halen anlayamıyorum kim ırkçı benmi senmi bir anlayan ALLAH rızası için anlatsın....
24 Mart 2011 Perşembe 17:23