1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Yüksekdağ: Ölülerimizi çürümeye bıraktılar
Yüksekdağ: Ölülerimizi çürümeye bıraktılar

Yüksekdağ: Ölülerimizi çürümeye bıraktılar

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, Hz. Muhammedin "Ölülere saygı duyun" sözlerini hatırlatarak, "Bunlar Allah'tan korkmuyorlar, ölülerimizi çürümeye bıraktılar" dedi.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Roboski katliamı kınayarak konuşmasına başlayan Yüksekdağ, 4 yıldır Roboski'nin hesabının verilmediğini belirterek, "O katliam olduğunda ısrarla şunu söyledik. Bu katliam sorumluları cezalandırılmadığı sürece Türkiye ölümler coğrafyası olacak demiştik. Verdiğimiz mücadeleye, Roboskili ailelerin verdiği mücadeleye rağmen sorumlular açığa çıkmadı. Aslına bakarsanız gayet açıkta olan sorumlular hesap vermedi yargıdan kaçırıldı" diye konuştu. 

Sokağa çıkma yasaklarını eleştiren Yüksekdağ, "İktidar dilinde şiddet söylemi elinde öldürme enstrümanları dışında başka bir şey tanımıyor. Halkınıza karşı savaş yürütüyorsunuz dediğimizde bağırıp çağırıyorlar bizi linç etmeye çalışıyorlar sadece bu rakamlar nasıl bir vahşet yaşandığını gösteriyor. İlan edilmiş bir savaşta bile bu kadar sivil hayatını kaybetmiyor" dedi.

Sokakta 7 gün boyunca cenazesinin alınmasına izin verilmeyen Taybet İnan'ın cenazesine dikkat çeken Yüksekdağ, "11 çocuklu bir kadının cenazesi 7 gün sokakta kaldı. 10 günden beri cenazeler Nusaybinde bekletiliyor. Bu nasıl bir din, nasıl bir insanlıktır? Siyasi iktidara soruyoruz, önerge veriyoruz. İnkar ediyorlar sivil ölüm yok diyorlar. Biz gerçeği söylemeye devam edeceğiz. Bu gerçeğe sırtını dönenler bu dünyada da öbür dünyada hesap veremeyecekler. Kadınları çocukları sivilleri örgüt öldürdü diye, düpedüz devlet tarafından işlenen cinayetlerin üstünü örtüyorlar. Bu cinayet halkın güvenliği için işleniyor. Öldürülenler kamudan sayılmıyor" şeklinde konuştu.

Yüksekdağ ardından şunları ifade etti:

"Devlet vatandaşların bir kısmını ayırmış 'Bunların katli vaciptir' diyor, hatta 'Öldürmek yetmez cenazelerin alınmasına izin vermeyeceğim' diyor. Katledilen çocuklar ölenlerin koynunda bekletiliyor. Cenazeler çürütülmeye çalışılıyor. Bunlar Bosna'da, Gazze'de yaşandığında vahşet ama Türkiye'de böyle bir şeyin adı bile yok. Halkımız cenazelerini toprağa vermek için mücadele ediyorlar. Bütün inançlar kadim kültürlerde cenazeye saygı vardır. Ölülerimize saygı istiyoruz. Bir halkın ölülerine saygı duymuyorsanız bu halkın size saygı duymasını beklemeyin.

İman ettikleri peygamberin hadislerine bir kez bile dönüp bakmayacak kadar vicdansızlaşmışlar. Allah'tan korkmuyorlar, ölülerimizden korkuyorlar. Bu halkın haklı direnişinin önünde hiçbir engel yoktur. Bu zulme karşı direnmek haktır. Bu zulme itiraz etmek haktır. Bu süre içerisinde bütün yaşam damarlarını kesmeye çalıştılar. O topraklarda doğan çocuklar sokağa çıkamadan güneşi göremeden ölüyorlar. Bu acıyı yaşayanlar, o çocukların anne babaları mı size saygı duysun? Bu halktan daha ne istiyorsunuz. Bu halkın yaşam damarları kesiliyor. Diz çökmedikleri için, kendi topraklarında özgürce yaşamak istedikleri için mi bu işkenceyi reva görüyorsunuz" diye konuştu. Yüksekdağ, "Bu toprakta çocuklar nüfus cüzdanlarına fotoğraflar yapıştırılmadan ölüyorlar.

DTK SONUÇ BİLDİRGESİ

Bunu açıklar açıklamaz hepimize üzerine linç saldırıları başladı. Niye çünkü içinde çözüm geçiyor. Geçtiğimiz hafta ilan ettiğimiz siyasal çözüm deklarasyonu konuşabilmenin önünü açmak, silahların değil siyasetin konuşabilmesi için ortaya koyduğumuz iradedir. Bu bir çözüm perspektifidir. Karşımızdaki siyasi iktidar çözüm istemiyor. Çünkü bu siyasi iktidar kaosun çatışmanın devam etmesini istiyor. Bu şiddetle seçim kazandılar bununla rejim değiştirmek istiyorlar. O yüzden bu şiddetin bitmesini istemiyorlar. Kusura bakmasınlar bizim eylemlerimiz ve sözlerimiz hakkında bir kavram kullanılacaksa o da sadakattir. Bizler halkımıza verdiğimiz sözün ve onun onuruna sadığız. Bunun için çözüm deklarasyonu yayınladık. Bizi hain ilan edenler çıkıp çözümlerini or taya koysunlar. Sadece nefret dili kullanmaktan başka hiç bir söylem üretemiyorlar. 

'Söyleyecek sözünüz kaldıysa gelin tartışalım'

Ne zaman konuşacağız. Bu şiddet ortamında çözümü konuşmamız gerekir. Bizim yaptığımız çağrının anlamı budur. Biz bu metni değişmek statik bir metin olarak ortaya koymadık. Her türlü katılıma eleştiriye açık bir metindir. Biz dinamiktir diyoruz onlar statükonun diliyle konuşmaya devam ediyorlar. Gelin dinamik bir tartışma yürütelim söyleyecek bir sözünüz kaldıysa. Kimimizin neyi eksik neyi fazla bunu tartışalım. Kamuoyuna açık tartışalım. Buna açık olmadıklarını bir kez daha gördük. 30 yıldır söyledikleri söylemleri tekrar ederek galibiyet ilan edeceklerini sanıyorlar. Bu halkı siz böldünüz, buna karşı bir şans, bir tartışma zemini sunuyoruz. Bunu değerlendirme niyetleri yok Bu görüşme neden istenmedi. Malum olanı ayan edelim. Bu zamana kadar Dolmabahçe mutabakat masasını neden devirdiyse o masa kim tarafından devirdiyse, masada da çözüm de yok diye kim dediyse, HDP ile yapılan görüşmede o nedenle ve aynı kesimler tarafından iptal edildi. Saray'ın siyaset üzerindeki meşru olmayan vesayeti siyaset kurumunun işleyişini bozuyor. İstiyorlar ki şiddet denklemi bozulmasın, istiyor ki şiddet motivasyonu bozulmasın. HDP ile görüşme olsa insanlar belki de umut duyacak" 

'DTK deklerasyonu dışında tartışılacak bir metin yok'

Birileri çıkıp anayasayı değiştirdik derken bizim anayasayı tartışmaya öneri sunmaya hakkımız var. Bize önerdikleri bir şey var mı? Hayır, yaparım olur diyor. Bugüne kadar sundukları bir çerçeve yok. Biz bu çerçeveyi sunuyoruz halkın talebi budur, buna göre yeni bir hukuk oluşturulmalı diyoruz buna karşı saldırı ve provokasyonlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunu biz söylesek ertesi gün bizi idam ederler. Ama gerçek geçmişte bu halkın özerkliği vardı. Bu halk bunun için size bunun için saygı duymuyor. Hendekler niye var diyorsunuz bunun için var. Bu halka çöktürmek dışında başka bir şey sunmuyorsunuz. Bu kadar küstah bir hükümet. Diz çöktürecek. Diktatörler halka diz çöktürdü, kimisi Saddam gibi halkın karşısında gömüldü, Naziler gibi halkın karşısında yenildi."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.