Kılıçdaroğlu: Nasıl oldu da ülke bu hale geldi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çatışmalı süreci hatırlatarak, "Nasıl oldu da ülke bu hale geldi?" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Daha güzel, yaşanabilir, barış içinde, gelişen, işsizliğin olmadığı, bütün komşularıyla dost olan bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Bütün grup toplantılarımızın temel amacı da bu düşünceler üzerine inşa edilmiştir. CHP grubu Türkiye'nin sorunlarına çözüm üreten bir parti. 

Geçtiğimiz gün sosyal medyaya gazetelerin internet sayfalarına kısa bir kamera kaydı düştü. Bir çocuğumuzun nasıl öldürüldüğüne tanık olduk. Dilek Doğan'ın nasıl öldürüldüğüne tanık olduk. Aile perişan vaziyette. Annenin tek savunması elindeki terlik. Terliği polise atıyor. Polis kardeşlerime her zaman söyledim. Sizleri seviyorum. Sizler bu toplumun bireylerisiniz. İçimizden biri bir haksızlık yapıyorsa o haksızlığı siz öne çıkarın ki toplumun size olan saygısı daha da artsın. Sizin sorunlarınızı miting meydanlarında en çok dile getiren genel başkan benim.

Bu arkadaşımız geçen günlerde Gençlik Bakanlığı'na yardımcı olarak atandı. Erdem diyeceksiniz, ahlak diyeceksiniz, medya özgürlüğü bizim kırmızı çizgimizdir diyeceksiniz ve kalkıp bu arkadaşı Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı olarak atayacaksınız. Boynukalın'a herhalde Gençlik Bakanlığı eline sopa verip cam çerçeve indirme görevi verecektir.

"Nasıl oldu da ülke bu hale geldi?"

Sokağa çıkma yasağı ilan edilen il ve ilçelerden 200 bin kişi göç ediyor arkadaşlar. Kars'tan gelip Sur'da iş yapan bir kişi her şeyini kaybetmiş. Yazık günah değil mi bu ülkeye? Nasıl oldu da bu ülke bu hale geldi? 14 yıl oldu 14 yıl. Arkadaşları gönderdim, gidin konuşun nedir sorunlar diye. Bir esnaf anlatıyor: '30 yıllık esnafım, borçlarımızı ödeyemiyoruz. Bugüne kadar yalancı olmadık ama bundan sonra yalancı olacağız. Dertlerimizi Cumhurbaşkanlığı'na ilettik ama bizimle görüşmüyorlar. Ülkenin bütün bölgelerine Suriçi'nden etek üretip gönderiyoruz. 30-40 bin liralık kaybımızı değil, haysiyetimizi düşünüyoruz. Borçlu olarak kabre girersek bunun hesabını ödeyemeyiz. Kimsenin ekonomik sıkıntısı yok ama bizim var.'

Sur Platformu Diyarbakır Valiliği'ne bir dilekçe hazırlıyor. Vergi dairelerine borcumuz var, çek senet borçlarımızı ödeyemiyoruz.

"Komşularla sıfır sorun olacaktı şimdi sıfır komşumuz var"

Biz bu ülkede herkesin akşam evine huzur içinde gitmesini düşünen bir partiyiz. Bölgenin sorunlarını ve Türkiye'nin sorunlarını en iyi bilen partiyiz. 78 milyon vatandaşımızdan kimin ne sorunu varsa bize yazsın. Dış politika tam bir felaket ve fiyasko. AKP'nin dış politikası nedir bilen var mı? Bütün komşularımızla sıfır sorun olacaktı ama şimdi sıfır komşumuz var.

Musul'a asker gönderdik. İzin aldın mı? Orası başka bir ülke. Ne diyorlar "Biz büyük ülkeyiz, göndeririz." Irak Başbakanı ertesi gün Türkiye topraklarımızdan hemen çekilsin diyor ve akabinde ultimatom gönderiyor. Allah aşkına Türkiye ultimatom alacak bir ülke mi? 7 Aralık'ta Dışişleri Bakanı "Biz oraya davet üzerine gittik" diyor. 10 Aralık'ta baktıklar ki durum kritik geri çekilme için girişimlerde bulunmaya başladılar. 

14 Aralık'ta birliklerin bir kısmı tıpış tıpış geri çekildi. 15 Aralık'ta Numan Kurtulmuş "geri çekilmedik" diyor. 16 Aralık; bu kez devreye "ABD giriyor ve Tüm güçlerinizi geri çekin" diyor. 19 Aralık'ta Davutoğlu öğle saatlerinde "Musul'da askeri varlığımız sürecek" diyor. Ama aynı günün akşamı Dışişleri açıklama yapıyor ve "Geri çekiliyoruz" diyor. İnanın bakkal bile bunlardan bu ülkeyi daha iyi yönetir."