1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. HDP: Dokunulmazlıkları kaldıralım, kim suç işliyormuş görelim
HDP: Dokunulmazlıkları kaldıralım, kim suç işliyormuş görelim

HDP: Dokunulmazlıkları kaldıralım, kim suç işliyormuş görelim

HDP MYK toplantısı sırasında konuşan parti sözcüsü Ayhan Bilgen, “Kürsü dokunulmazlığı dışındaki bütün dokunulmazlıkları kaldıralım, kim suç işliyormuş görelim” dedi.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemi değerlendirmek üzere bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sırasında açıklama yapan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, dokunulmazlıklarla ilgili, “Kürsü dokunulmazlığı dışındaki bütün dokunulmazlıkları kaldıralım, kim suç işliyormuş görelim” dedi.

Bilgen’in konuşmaları özetle şöyle:

“Siyasi yasaklar başkanlık tartışmaları ve katliamlar tek bir gündemin parçaları. Türkiye bir yol ayrımında. Ya tek adamlığa doğru ilerleyecek ve bu süreç fiili darbe fiili rejim değiştirmek süreci, Meclis’te tasfiye, siyasi aktörlerin konuşmasını engelleme adımlarıyla ilerleyecek ya da Türkiye demokratikleşecek. Yerinden yönetimlerin etkili olduğu bir yeni demokratik bir konsept olacak. Bunun yol ayrımının, tartışmanın bütün gündemi belirlediği kanaatindeyiz.”

Dokunulmazlık tartışması

“Bütün dokunulmazlıkların kaldırılması, kürsü dokunulmazlığı yani ifade özgürlüğü dışında hiçbir dokunulmazlık statüsünün olmayacağı bir yasal düzenlemeyi Meclis’in gündemine getirmeyi öneriyoruz. Herkesin dokunulmazlığı kalksın kim gerçekten suç işliyorsa herkes yargılansın. Bizim açımızdan bu gündem bir korkutma, bir geri adım attırma, vazgeçirme, Türkiye’nin demokratikleşmesine ve tamamen Anayasa yapım süreci ile ilgili bir öneriyi kamuoyunun gündemine getirmemizi engellemeye yönelik bir psikolojik harp olarak görüyoruz.

Bir Cumhurbaşkanı kendisini hem yasama organının yerine koyup, neyin daha rahatlatıcı olacağını ile ilgili açıklamalar yapması hem de yargıya doğrudan seçilmiş bir partinin temsilcilerini hedef gösteren sözler söylemesinin kendisi suçtur. Savunduklarımızın, söylediklerimizin bu ülkenin lehine olduğunu düşünüyoruz. Onların önerisinin, korkutarak tartışmayı engellemenin de Türkiye’nin içine girdiği şiddet sarmalına yarar sağlayacağını düşünüyoruz.”

‘Bölünmeye ve kopuşa sürüklersiniz’

“Türkiye’de bir sistem krizini var. 130 yıl önce Osmanlının son dönemde olduğu gibi net bir yol ayrımı önümüze duruyor. Bir taraf tek adamın yetkilerinin arttırılmasını savunuyordu. Yani meşruti düzenlemelerden bile geri adım atılmasını savunuyordu. Ancak bunun karşısında kimi aydın ve siyasetçiler de aksine adem-i merkeziyetçiliği savunuyordu. Yani merkezin otoritesi, diktatörlüğü ne kadar zayıflatırsa ülkenin birliği o kadar kolay sağlanır. Tersi olursa, bütün yetkileri merkezde toplamaya devam eden düzenlemeleri uygulamayı giderseniz, ülkeyi Osmanlının yaşadığı sürece sokarsınız. Çatışmaya, bölünmeye ve kopuşa sürüklersiniz. Biz tam tersine öneri yaptığımız düşünüyoruz.”

DTK bildirisi

“DTK genel kurulunda gündeme getirilenin bir tartışma daveti olduğu, önerilerin kendi içinde bir bütünlük oluşturduğu ve dolayısıyla da Türkiye kamuoyunun da parlamentonun da bu konuyu konuşması, tartışması gerektiğine dair bir vurgu olduğunu düşünüyoruz. Bu tartışmanın yaygınlaşmasının, kriminal bir boyuta çekilmeden, engellenmeden yapılmasının bu ülkede birlikte yaşamaya, barışa katkı sunacağı düşüncesindeyiz.”

Yeni anayasa

“Bir taraftan başbakan partilerle ortak bir çalışma yapma arayışı içine girmişken, bir taraftan da arama toplantıları önerisinin doğrusu dikkat çekici buluyoruz. Biz parti olarak bu sürece önem veriyoruz. Ne kadar katılımcı olabilirse, ne kadar yaygın bir şekilde tartışma yürütülürse, daha sağlıklı ve meşru bir anayasa çıkacağını düşünüyoruz. Ama galiba önce neyi aradığımıza karar vermemiz gerekiyor. Demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü, çoğulculuğu, sivilliği mi arıyorsunuz yoksa eğer bir Başkanlığı arıyorsanız, başkanlıkla ilgili kararın referandumda daha rahat çıkacağı arzusuyla toplantılarının yapıyorsanız aslında aranacak çok bir şey olmadığını düşünüyoruz. Çok net bir şekilde toplum bütün bu gerilimin, şiddetin ve muhtemelen önümüzde gündeme gelebilecek seçimlerin tümüyle bir kişinin başkanlık sevdasıyla ilgili olduğu kanaatindeyiz. Toplumun da bunun farkında olduğunu düşüncesindeyiz. Anayasa yapım sürecini ikna odası toplantılarına çevirmeye kimse tenezzül edip toplumun can yakıcı ihtiyacını bir kişinin ‘başkanlık’ hevesine heba etmeyelim diyoruz.

HDP eşbaşkanlarının Meclis’ten tasfiye niyeti ve gözaltı, tutuklamalar Türkiye’nin geleceğine dönük ciddi bir tehdit. Aslında önümüzdeki döneme dair en ciddi sinyalini Sayın Cumhurbaşkanının ‘başkanlık’ modeliyle ilgili soruya verdiği cevapta araması gerektiğini düşünüyoruz” diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hitler örneğini de, “Bütün dünya basının da önemseyerek yer verdiği gibi sayın Cumhurbaşkanı hem üniter hem de başkanlık modelinin olduğu gelişmiş bir ülke örneği bulmak zor. Onun için sayın cumhurbaşkanı bir örnek bulamadı ve bu anlamda yadırganacak bir şey yok.”

‘Türkiye’yi komşusuz bırakacak bir noktaya doğru gidiyor’

“Türkiye’nin iç politikası ile dış politikası birbirini tamamlıyor. Sayın cumhurbaşkanı Suudi Arabistan’a bir ziyaret yaptı ve giderken bizi hedef gösteren açıklamalar yaptı. Gittiği ülke idam cezasının keyfi olarak uygulandığı bir ülke. Diğer yasakları saymaya gerek yok. Biz de bu ülke ile stratejik ortaklık yapma hevesine giriyoruz. Bölgede açıkça mezhep savaşına, çatışmasına zemin oluşturacak yeni silahlı güç oluşturma arzusu, bunun ‘İslam Ordusu’ diye tarif etmek ve Türkiye’nin böyle bir ittifakın içinde yer alarak, Ortadoğu’daki büyük çatışmalara ortak kılınması son derece tehlikelidir. Tıpkı iç politikadaki riskler gibi dış politikasındaki arayışlarda neredeyse Türkiye’yi komşusuz bırakacak bir noktaya doğru gidiyor.”

Sokağa çıkma yasakları

“Bazı mahallelerde duvarlara üç hilal resimleri çiziliyor ve yanına da ‘Türkiye Cumhuriyeti’ yazılıyor. Bunu güvenlik güçleri yapıyor. Yine birçok TV kanalının verdiği resimlerde bayrak çekme törenlerini yapılması gibi bütün bu manzaralar insani açıdan bir dramı ortaya koyuyor ve içine girdiğimiz çaresizliği, çıkmazı ve Türkiye’nin içine sokulduğu geri dönüşü olmayan manzaraları ortaya koyuyor.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.