1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erdoğan: Dolar düşecek bu kadar emin konuşuyorum
Erdoğan: Dolar düşecek bu kadar emin konuşuyorum

Erdoğan: Dolar düşecek bu kadar emin konuşuyorum

Erdoğan, dolardaki yükselişle ilgili soruya, "Birileri bu işi tırmandırmaya çalışsa da, bunun düştüğünü göreceksiniz. Bu kadar emin konuşuyorum" yanıtını verdi. Erdoğan, faizlerin de düşeceğini iddia etti.

A+A-

Seçim sonrası ilk ziyaretini Azerbaycan ve KKTC’ye yapan cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Pazartesi açıkladığı yeni kabinedeki isimlere ilişkin bilgiler vererek değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanabileceğini de söyledi.

Vatan gazetesinden Murat Çelik’in aktardığına göre Erdoğan’ın kendisini izleyen gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

‘İKİNCİ BAŞKAN YARDIMCISI ATAMA DURUMU OLABİLİR’

Yeni sistemin ilk kabinesinde dikkat çeken özelikler var. Önce Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ile başlayalım. Birçok isim konuşuldu. Nasıl karar verdiniz ve tek yardımcı ile mi çalışacaksınız?

Fuat Oktay Bey özellikle Başbakanlıktaki Müsteşarlığı döneminde, AFAD’daki çalışma döneminde başarılı bir isimdir. Amerika’da önemli yerlerde çalıştı. Ben endüstri mühendislerine çok dikkat ederim, devlet yönetimlerinde de başarılı olurlar. Fuat Oktay üretimi ve katkısı ile, MGK’larda yaptığı sunumlar ile hep dikkatimi çekmiştir. Bunun burada da yansıyacağına inanıyorum. Şu anda bir başkan yardımcısı olarak atadık, ama ileride bir ikinci başkan yardımcısı atama durumum da olabilir. Bir mesafe alalım, nerede bir aksama oluyor olmuyor bakarız. İlerde durumu değerlendirir, gerekli görürsek gerekli adımı atarız.

NEDEN HULUSİ AKAR TERCİH EDİLDİ?

Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanı iken Savunma Bakanı olarak görevlendirilmesinde ne etkili oldu? Genelkurmay Başkanının yetkilerinde bir değişiklik olacak mı?

2014 yılı sonunda Avrupa Birliği müktesabatına göre Genelkurmay Başkanlığı’nı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlama süreci ve gerekliliği vardı. O günden bugüne, biz Avrupa Birliği müktesabatında bir şeylere, tatsızlığa fırsat vermeyelim, diye bu işi pek kurcalamadık. Ama yeni yönetim sistemi içinde bu konuyu arkadaşlarımızla değerlendireceğiz. Bir çift başlılığın olması doğru bir şey değil. Bunu artık bir yoluna koymamız lazım. Bunu kararlılıkla aşacağımızı tahmin ediyorum. Gerek Hulusi Akar Paşa’nın gerek ise Yaşar Güler Paşa’nın ve Ümit Dündar Paşa’nın birbirleri ile olan gönül bağları ve birliktelikleri “şüpheci nazar” ile bakma gibi bir durumu ortadan kaldırmıştır. Sivil- asker gibi bir yaklaşım kalmamıştır, aşılmıştır. Milli Savunma Bakanı ile Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin arasındaki ilişkiler çok daha dayanışmacı olacaktır. İnanıyorum ki karar alma sürecinde de bir sekteye fırsat vermeyecektir.

‘GENELKURMAY BAŞKANLIĞI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI’NA BAĞLANABİLİR’

Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanabilir mi?

Bağlanabilir, hiçbir manisi yok. Dikkat ederseniz, Hulusi Akar Paşa’yı bakan olarak açıkladık. Aynı anda da Genelkurmay Başkanı’nı, Kara Kuvvetleri Komutanı’nı ve Genelkurmay İkinci Başkanı’nı atadık. Çünkü Silahlı Kuvvetler boşluk kabul etmez. Aslında devlet yönetiminde hiçbir yer boşluk kabul etmez. Nitekim ben aşağıda bakanlarımızı açıklamaya giderken, vekaleten olmaz dedik ve atamaları hemen yapalım diyerek, işi bitirdik.

‘BERAT BEYİN BU İŞİ DERLEYİP TOPARLAYACAĞINA İNANIYORUM’

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Berat Albayrak getirildi. Ekonomi yönetimindeki atamaların gerekçelerini anlatır mısınız ?

Hazine Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nı birleştirdik. Devlet bankaları da Merkez Bankası da artık bu bakanlıkla ilişkili kurum olarak ilintili hale geldi. Berat Albayrak beyin finans sektörü ile hem pratikte hem de teorikte geçmişi var. Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle bu işi çok daha seri derleyip, toparlayacağına ve başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Maliye ve hazine bakanlıkları geçmişte zaten tek bir bakanlıktı, ancak sonradan ayrılma süreci oldu. Ama o uygulama fayda getirmedi, zarar getirdi. Zira maliye hazineden ayrı hareket ediyor, hazine maliyeden ayrı hareket ediyor. Bunlar aslında bir bütünün parçalarıydı. Şimdi biz bunu “deneme – yanılma “ diyelim; neticelerini gördük ve birleştirmeyi uygun bulduk. Çalışma şemasında Hazine- Maliye Bakanlığı’nın alt birimleri olarak çok önemli kurum kuruluşlar var. Bu adımla birlikte Hazine Maliye Bakanlığı, devlete finans temininde çok daha güçlü bir kaynak oluşturacak.

‘YABANCI BASININ YAKLAŞIMLARINI UMURSAMIYORUM’

Mehmet Şimşek’in kabinede yer almaması yabancı basında olumsuz yorumlar yapılmasına sebep oldu. Bu konuda bir değerlendirmeniz var mı?

Yabancı basının yaklaşımlarına göre hareket etmek doğru bir anlayış değildir. Dolayısıyla, onların yaklaşımlarını pek umursamıyorum. Kaldı ki yabancı basın, bizim için hiçbir zaman hayırlı rüyalar görmemiştir. Biz pik yaptığımız zamanda bile hayırlı rüyalar görmemiştir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının, biz tırmanışta iken bile bize hep eksi verdiler. Buna karşılık, komşuda dibe vurma var; ama bir bakıyorsunuz komşuyu dört derece birden yükseltiyor. Bu nasıl bir kredi derecelendirme kuruluşudur, bunları anlamak mümkün değil. Onun için biz onların açıklamalarına değil, daima kendi işimize bakalım. Türkiye iyi yolda. Yatırımlarımız ortada. Uluslararası kuruluşların, kredi kuruluşlarının Türkiye’de yatırım yapanlara kredi vermesi de bunu gösteriyor. Nitekim 18 Mart Köprüsü’nün finansmanını dışarıdan temin ettik. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Hatırlarsanız, üçüncü havalimanını başta engellemeye kalkışmışlardı. Önce yerli bankalarımız finansör oldu, baktılar ki bu iş kalmayacak, bizi de oraya katın demeye başladılar. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, kesiyoruz. Sonradan onlar da arkamıza takılıyorlar zaten. Bundan sonra çok daha iyi olacak.

‘FAİZ DE DOLAR DA DÜŞECEK’

Siz kabineyi açıklamadan dolar kuru 4.50’ye kadar geriledi. Sonra 4.75’e fırlatıldı. Hazinenin ihalesinde faiz yüzde 20 civarında gerçekleşti. Yeni sistem başlarken negatif operasyon çekildiği kanaatinde misiniz?

Birileri bu işi tırmandırmaya çalışsa da, bunun düştüğünü göreceksiniz. Bu kadar emin konuşuyorum. Yeminden sonra devir teslim başladı. Hazine ve Maliye Bakanımız elbette ne gerekiyorsa yapacaktır. Burada birçok enstrümanlarımız var. Önümüzdeki süreçte inanıyorum ki faizin de düştüğünü göreceğiz. Ben eminim, sadece devlet bankalarımız değil, özel bankalarımız da gerektiğinde taşın altına eline koyacaktır. Yüksek faiz, istihdamda düşüşü de beraberinde getirebiliyor. Yatırımcılar, gerçek girişimcilerin, yatırımlarını geliştirmeleri, istihdamlarını artırmaları, elbette kendilerine imkan sunulmasıyla mümkündür. Bu işi sadece devlet bankalarının sırtına yükleyemeyiz.

BAKANLAR SEÇİLİRKEN NELERE DİKKAT EDİLDİ?

Kabinede iş dünyasından birçok isim var. Bu atamalarınızın gerekçesini anlatır mısınız?

Bu arkadaşlarımız dünyayı iyi tanıyorlar, dünya ile entegre olmakta bir sıkıntıları yok. En büyük özellikleri dürüstlükleridir, ehliyet ve liyakatleridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na getirdiğimiz arkadaşımız Mehmet Ersoy, turizm sektörü içindeki neredeyse bir numara operatördür. Davet ettik, kırmadı, görevi üstlendi.

Ticaret Bakanlığı’na getirdiğimiz Ruhsar Pekcan sektörün içinde bir iş insanı.DEİK ile TOBB ile yoğun çalışmaları olan bir isim. Kendisine inanıyorum, ondan da çok şey bekliyorum, odalarla ithalat -ihracat konularında yoğun çalışmaları olacak.

Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya “Arkadaş işinin başından geleceksin” dedik. Ben bir DEİK Toplantısı’nda “Burada da babayiğitler çıksın, dışarıdan kuru sıkı atmaya benzemez, gelin elinizi taşın altına koyun” demiştim. Sonra da “Madem sağlık sektöründen şikayetin var, o zaman gel sen de bu işin içine gir, hem bu şikayetleri ortadan kaldıralım, hem de özel sektör mantığını devlette daha hakim hale getirelim” dedim. Sağ olsun o da kırmadı.

Milli Eğitim Bakanlığı’na da Ziya Selçuk Bey’i getirdik. Benim ilk dönemimde MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanı idi. Onun da akademisyenlik hayatı var ayrıca okulları var. Okullarında başarı grafiği yüksek. Oradaki başarılarını devlet okullarımıza hakim kılmasını temenni ediyorum.

Gıda Tarım Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin babasından genlerine işlemiş bir başarı var, gıda sektöründe önemli görevlerde bulundu, ekonomi dünyasını da iyi bilen bir isim. Sevk-i idare kabiliyeti olan bir arkadaşımız. Benim ordinaryüs Prof. Reşat Kaynar Hocam vardı, bir gün derste “Türkiye’nin en önemli eksiği sevk-i idareci eksikliği” derdi. Yani bugünkü hali ile organizatör.

Diğer yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da çok önemli. Berat Albayrak’ın Bakanlığı dönemindeki müsteşar arkadaşımız Fatih Dönmez yıllardır sektörün içinde başarılı bir arkadaşımız.

Mustafa Varank’ı zaten tanıyorsunuz. Sanayi ve Teknoloji Bakanı’mız ODTÜ mezunu, Amerika’da yüksek lisans öğrenimi oldu. Gayretli, pratik, zeki, tuttuğunu koparır; atom karınca diyebilirsiniz.

Çalışma, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’mız Zehra Zümrüt Selçuk çok zeki, farklı yerlerde eğitim görmüş, iyi bir istatistikçidir, kadın istihdamı ile ilgili önemli çalışmaları var. Aslında ben onu en son İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı Sesrıc ‘de Genel Sekreterliğe direktör olarak teklif ettim. Ama kabine gündeme gelince biz bundan vazgeçelim dedik.

Ben Fatma Betül Sayan Kaya Hanım’dan, Jülide Sarıeroğlu’ndan da çok memnundum; ama parlamentodan kabineye çok fazla isim çekmeyelim istedik.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na getirdiğimiz Mehmet Kasapoğlu Spor Toto’nun başında idi. Amerika’da eğitim yaptı, Spor Toto’da bize çok ciddi katkıları oldu. Bakanlıkta da başarı olacağına inanıyorum.

Ulaştırma Bakanımız Cahit Turan daha önce Karayolları Genel Müdürlüğü yapmış, özel sektörde üst düzey yöneticilik yapmış, çok çalışkan, dürüstlüğü ile bilinen, saat mefhumu olmayan bir isim.

Çevre Bakanı Murat Kurum’u Emlak Konut’tan aldık. Onu anlatmaya gerek var mı? Emlak Konut’un Murat Kurum ile nasıl uçtuğunu, güçlendiğini biliyorsunuz. İnsanı iyi yöneten, parayı iyi yöneten bir arkadaşımız.Bu sürede İmar Barışı olayımız var. İmar Barışını iyi takip edecek, teslim aldığı noktadan çok daha iyi noktaya götürecektir. Şu anda 3 milyonu aşkın bir müracaatı almış durumdalar. Hedefi yakaladığımız anda Türkiye’miz çok daha güzel bir hale gelecek.

Bu arada Dışişleri Bakanlığı’nda Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanlığı’da Süleyman Soylu, Adalet Bakanlığı’nda ise Abdülhamit Gül, onların da her biri kendilerini ispatlamış arkadaşlarım.

‘BAKAN YARDIMCILARI BİRDEN FAZLA OLABİLİR’

Bakan yardımcılıklarında sistem nasıl olacak?

Bakan yardımcıları birden fazla olabilecek, bazılarında ikiyi bazılarında üçü zorlayacağız. Bakanlıkların güçlü olması lazım. İşlevlerine göre belirleyip çalışmaları güçlü hale getirmek istiyoruz. Personelde ciddi manada üst düzey yönetici de azaltmaya gidiyoruz. Amerika’yı düşünün, bir bakanın altında üç tane, dört tane bakan yardımcısı var. Biz de bakanlığın vasfına göre buralarda bu tür adımları atacağız. Bakan yardımcılarını da bakan arkadaşlarımız delege edecek. Sistemin bir diğer özelliği yalın olması.

‘MİLLET BAHÇELERİ VE KIRAATHANELERİ SÜRATLE YAPACAĞIZ’

İki önemli projeniz yani Millet Bahçeleri ve Kıraathaneleri ile ilgili çalışmalar başladı mı?

En önemli sözlerimden biri Millet Bahçeleri. Bunu hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile hem de belediyelerle yürüteceğiz. Kültür Turizm Bakanlığı ile de Millet Kıraathanelerini süratle yapacağız. Bunun için Mili Emlak Genel Müdürlüğü’nü Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan aldık, Çevre Şehircilik Bakanlığı’na devrettik. Amacımız devletin elindeki emlakın tamamen devlet, millet ve ülke için kullanılmasını sağlamak. Çevre Şehircilik planlama yaparken, tüccarın sermayesine baktığı gibi toprak sermayesine bakarak yapması için. Hangi ilde, ilçede arsa, arazi var? Eğer arazi ise süratle bunları arsaya dönüştürmesi hedefleniyor. Çünkü Millet Kıraathaneleri il, ilçelerin büyüklüklerine göre ölçümlenerek yapılacak. Amacımız gençlerimizi kötü alışkanlıklardan kurtarmak hem bunun yerine hem de tüm gençlerimize okuma alışkanlığı kazandırmak. Kitap, dergi okurken, çayı, kahvesi, keki olsun…

Millet Kıraathanesi’nin en güzel örneği Zeytinburnu Belediyemiz, Allah rahmet eylesin Turgut Cansever Hocamız’ın bir projesiydi, Merkez Efendi Camii’nin yanında güzel bir proje yapmış. O projeyi hayata geçirmiş Zeytinburnu belediyemiz. Oraya gittiğimde baktım, tüm öğrenciler kendilerine ait açık kabin sisteminde çalışıyor. Kahvesini, çayını kekini alıyor, çalışıyor.

Zeytinburnu Belediyesinin yaptığının ötesinde Cağaloğlu’nda eski Millet Kütüphane’si vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız ise burayı restore etti. Orayı buna dönüştürdü ve nefis ve bir proje. Arkadaşlara bunun üzerinde çalışalım dedim. Bu projeyi de bazı büyük yerlerde uygulayalım istiyoruz. Çok güzel ve bambaşka bir proje. İçeri girdiğinizde kültürden öte tarih yatıyor. İstanbul Ankara gibi bazı yerlerde uygulamamız mümkün. Ama asıl hedef gençlik, gençlik, gençlik…

‘BAŞKANLIKTA SAYI 11 AMA ARTABİLİR’

Kurullar ve başkanlıkların atamaları ne zaman tamamlanacak?

Kurullar ve başkanlıklar var. Başkanlıkta sayı 11 ama artabilir. Atanmış olanlar var atanacak olanlar var. Genelkurmay Başkanlığı belli, Milli İstihbarat Başkanlığı belli, Savunma Sanayi Başkanlığı belli, Milli Güvenlik Kurulu aynı şekilde belli. Diyanet İşleri Başkanlığı belli. Devlet Denetleme Kurulu belli. Strateji ve Bütçe başkanlığı, bende belli… Kendisini çağırdım görüştüm. Görüşmelerimiz, belirlemelerimiz akabinde, diğer başkanlıkların ve kurulların atamaları da yapılacak.

‘KURUMLARIN HEPSİ BANA BAĞLI, YETKİ KARMAŞASI OLMAZ’

Kurullar, ofisler, bakanlar arasında acaba bir yetki karmaşası olur mu?

Yok olmaz, o konuda hiçbir endişem yok. Kurullar ve kurumların hepsi bana bağlı. Ama tüm bu kurum ve kurullarda birer tane vekilim var. Ne demek o? Benim vekilim o kurum ve kurulları benim katılmadığım zaman benim adıma yönetecek. O bize arkadaşlarla yaptığı çalışmalardan bilgi sunacak. Zaten her gün çalışan kurul değil. İcabında haftada bir gün iki gün gelecekler. Ama başkan sürekli Ankara’da olacak. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Kurulların ilgi alanları daha çok bakanlıklarla paralel veya paralellik arz eden konular olacak.
Mesela Yerel Yönetim Politikaları Kurulu, bunun hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilişkisi var, hem de İçişleri Bakanlığı ile.
Ayrıca bir de ofisler var. Örneğin Finans Ofisi. Görevi dünyadan para bulacak, yani icrai bir yanı da var. Direk olarak Cumhurbaşkanı’na bağlı çalışacak. Dünyadaki para üreten yerlerle ilişki kurarak Türkiye’ye para getirme gayreti içinde olacak.

‘BU 26 MİLYON KİŞİYE SAYGISIZLIKTIR’

Muhalefet partilerinden CHP ve HDP’nin sizin ve bakanların yemin törenindeki tutumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin yemininiz sırasında ayağa kalkmadılar ve Savunma ve İçişleri Bakanı Hulusi Akar ve Süleyman Soylu’nun yemini esnasında da genel kurulu terk ettiler… Son olarak da sizi Sosyal Medya’dan tebrik eden CHP milletvekili İlhan Kesici ’ye tepkiler VAR. Muhalefetin bu tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Muhalefetin bu tür yaklaşımları kendilerine zarar verir. Bize hiçbir zarar vermez. Bunların hepsi milletin gözü önünde oluyor. Gizli saklı değil. Örneğin İstiklal marşı okunacağı anda bile birilerinin kaşına gözüne bakarak ayağa kalkanlar milletin gözünden kaçmadı. İstiklal Marşı bu milletin marşıdır belli bir grubun marşı değildir.

Cumhurbaşkanı içeri girerken ayağa kalkmış kalkmamış hiç umurumda değil. O da yine kendilerine fatura ettikleri bana göre bir harekettir. Tayyip Erdoğan cumhurun başkanı olarak oraya inmiştir ve 26 milyon 334 bin kişinin oyunu almış bir Cumhurbaşkanı var. Kabul edersin etmezsin, bu 26 milyon 334 bin kişiye saygısızlıktır. Onun için de yine benim bir hocamın ifadesiydi. Nefisini bil, kendini bil, haddini bil derler. Bu işler rastgele olan işler değil.

Süleyman beye tavır koymuşlar ya da diğer arkadaşlara, Hulusi beye tavır koymuşlar ki şimdi kimin kime neden tavır koyduğu ortada. Şimdi söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Şimdi Milli savunma bakanımız ne yaptı? Vatanı korumanın, teröre karşı dış güçlere karşı mücadelesini verdi, Süleyman bey ne yaptı? Teröre karşı, dış güçlere karşı amansız bir mücadele verdi. Şimdi bütün bu mücadeleyi verenlere karşı eğer burada bir ittifak oluşuyorsa, bu onların kim gerçek kimliklerini göstermesi bakımından çok önemli, ama bizim için önemli değil. Biz sadece güler geçeriz. Ama şunu bilsinler ki biz teröre karşı olan mücadelemizi asla geri adım atmadan devam ettireceğiz.

Biz ne dedik İstanbul’dan Ankara’ya adalet adı altında yürüyüş yapanlar bu yürüyüşü kimle yaptılar? Terör örgütünün desteklediği kişilerle yaptılar. İlk ziyaretini kime yaptı adayları? Söylediğimde birileri gocunuyor. Terör örgütünün arkasında olduğu ve adeta bir terörist başı gibi, 53 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bir kişi bu ve Diyarbakır’da sokağa döktü herkesi. Sorumlusu kim? Sen bir partinin başında olduğunu söylüyorsun, ölenler kim Kürt, öldüren kim onlar da Kürt. Sen Kürdü Kürde vurdurmuşsun. Bunlar Kürt’lerin adına konuşuyor. Yasal boşluktan istifade geldi aday oldu. Temenni ediyorum bu dönemde parlamento o boşluğu doldurulacaktır, yasal düzenlemelerle bunları da önü kapanacaktır. İç ve dış terör bunlarla mücadelemiz devam edecektir. Ciddi mesafeler aldık ama bunu hiç rehavete kapılmadan devam ettireceğiz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.