Başbakan Erdoğan Yalova'da konuştu

Almanya’dan dönen Başbakan Tayyip Erdoğan, tartışmalı oy sayımının ardından seçimin iptal edildiği Yalova’da düzenlenen mitingde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Haziran'da yerel seçimlerin tekrar edileceği Yalova'da konuşma yaptı.

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle:

Konuşmamın hemen başında sizlerin ve tüm İslam aleminin, tüm insanlığın bu akşam idrak edeceğimiz Miraç Kandili’ni tebrik ediyorum.

Bu mübarek gecenin gönül dünyamızı özellikle aydınlatmasını, birliğimizi, berabelriğimizi güçlendirmesini diliyorum.

Bu vesileyle tekrar Soma’daki şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Onunla ilgili zaten bütün detayları anlattık ve atılması gereken adımları attık, atıyoruz ve şu anda da işin gerek iş sağlığı, güvenliği, bu noktada neler yapılması gerekiyorsa bunların mücadelesine devam ediyoruz.

Yalova her zaman AK Parti’nin yanında oldu. 3 Kasım 2002’de yüzde 35 oy oranıyla AK Parti’yi birinci parti yaptınız.

22 Temmuz 2007’de bu sefer yüzde 41 oy oranıyla yine AK Parti’yi tercih ettiniz. 12 Haziran 2011’de çok daha yüksek bir oy oranıyla yüzde 47’yle AK Parti’ye sahip çıktınız.

Yerel seçimlerde, halk oylamalarında AK Parti’yi Yalova yalnız bırakmadı. En son 30 Mart’ta sandığıa gittiniz. Yalova’nın istikbali için tercihini yaptınız. Bir daha AK Parti’yi Yalova’da zirveye taşıdınız.

Yalova’da seçimlerde usulsüzlük yapıldığı tescillendi, seçimlerin tekrarlanması kararı alındı. Yalova’da AK Parti’yle sandıkta baş edemeyeceğini anlayanlar hem ittifak yaptılar hem de hileye başvurdular.

 Bu işin peşini bırakmadık, Yalova’yı hileye terk etmedik, hukuk mücadelemizi yaptık ve seçimlerin tekrarlanmasını bu vesileyle sağlamış olduk.

İnşallah önümüzdeki hafta bugün sandığa gidiyoruz. Bir kez daha tercih yapacağız. Yalova’nın geleceği hakkında çok önemli bir karar vereceğiz. 30 Mart’ta siz zaten AK Parti’ye çok büyük bir destek verdiniz. Şimdi 1 Haziran’da bu desteği daha da artırmak suretiyle vermeye hazır mıyız Yalova?

Fakat sadece bu eller yeterli değil, inşallah bugün buradan ayrıldıktan sonra eş dost, ahbap her yeri ziyaret etmek suretiyle, inanıyorum ki adeta durgun suya atılan bir taş kenara dalga dalga nasıl vuruyorsa, siz de bunu gerçekleştireceksiniz.

İnşallah 30 Mart’ın üzerine daha fazlasını koyuyoruz, inşallah açık ara farkla, hiç tartışmaya mahal bırakmadan Yalova’da AK Parti’nin hizmet siyasetine evet diyoruz.

Yalova’da MHP’ye, diğer partilere oy vermiş kardeşlerim inanıyorum ki, önümüzdeki hafta CHP’ye destek vermeyecektir. Bunu birçok ilde denediler, ortak aday çıkardılar. İşte Ankara’da eskiden MHP’li olan bir kişiyi CHP’den büyükşehir belediye başkanı adayı olarak gösterdiler.

O eski MHP’li birden CHP’li olurken, CHP Genel Başkanı da Ankara sokaklarında bozkurt işareti yaparak dolaştı.

Ne oldu? Ankara bu numarayı yutmadı. Ankara bu tuzağa düşmedi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni CHP’ye teslim etmedi. Büyükşehir adayımız önce 15 bin oy farkla kazandı, itirazların ardından oy farkı 40 binlere yaklaştı.

Şimdi o CHP adayı ortalarda yok. Kayboldu, seçimlerde saat başı çıkıp basın toplantısı yapıyordu. Kazandığını ilan ediyordu, şimdi yok.

İlçe, il seçim kurullarına gittiler, kazandık diye açıklama yaptılar, mahcup oldular .YSK’ya gittik orada da mahcup oldu.

Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor şimdide. AYM’nin bu işle ne alakası var? YSK kararı nihai karardır.

Nereye giderse gitsin mahcup olmaya devam ediyor.

İstanbul’da aynı ittifakı yaptılar. CHP’nin İstanbul ve Ankara adaylarını örtülü olarak MHP ve hatta bazı partiler ve biliyorsunuz Pensilvanya destekledi. Hatta CHP’nin İstanbul adayını CHP değil Pensilvanya belirledi.  İttifakları İstanbul’da da boşa çıktı.

Bu ittifak sadece bir CHP – MHP ittifakı değil. Bunların kimlerle ittifak yaptığını gördünüz. 17 Aralık sürecinde, 30 Mart seçimleri öncesinde, bunların kimlerle el ele, kol kola yürüdüğünü gördünüz. Pensilvanya onlara buradan lojistik destek sağladı.

30 Mart’ta da milletim bunlara gereken cevabı verdi. Pensilvanya ne diyor? Teknik nakavt yapacaksınız diye talimat veriyor.

Şu hale bak ya. Kimi teknik nakavtla mağlup ediyorsun, benim milletimi mi?

Bunun gibi yollarla insanların seslerini gayrı meşru yollarla dinlediler. Utanmadan sıkılmadan montajlar imal ettiler.

Pensilvanya’daki zat ne diyor? Hakim, savcı kiralayacaksınız. Maalesef onu da yaptılar. Yolsuzluk maskesi altında AK Parti’yi töhmet altında bırakmak, yıpratmak, iktidardan uzaklaştırmak istediler. Ama millet bu kirli ittifakı gördü.

Burası Yalova. Bakınız iki gün sonra 27 Mayıs’ta merhum Menderes’e yapılan o saldırının 54’ncü yıl dönümüne ulaşıyoruz. Halkın oylarıyla halkın sevgilisi olan merhum Menderes ve hükümetini işte tam böyle, bize yaptıkları gibi hilelerle çok alçakça iftiralarla yıpratmak istediler. Silah zoruyla indirdiler. Daha Yassıada’da orada yargılanırken, mahkeme sonucu belli değilken, İmralı’da dar ağaçlarını kurdular. İnanın aynı tezgahı bize de kurmaya çalıştılar.

“SABIK BAŞBAKAN DİYE YARGILAMIŞLARDI”

Aynı oyunu bize de oynamak istediler. Her türlü iftira ile, ithamla, kirli tahrikle üzerimize geldiler. 17 Aralık sonrası için hazırlanmış iddianameler, fezlekeleri şimdi elime geçti. Bunlarda ne yazıyor biliyor musunuz? Merhum Menderes’i başbakanken, sabık başbakan diye yargılamışlardı. Dur bakalım ya. Bir defa hukukta beraatı zimmet asıldır diye bir kaide vardır. Suç sabit olmadıkça, sen bir kişiye suçlu olarak bakamazsın.

“DÖNEMİN BAŞBAKANI LAFI GEÇEN İDDİANAME HAZIRLAMIŞ POLİS BENİM İÇİN”

O tutanaklar polis fezlekeleri şimdi elime geçti. Şimdi benim içinde ne vardı biliyor musunuz, dönemin başbakanı lafı geçen iddianame hazırlamış polis benim için. Şimdi bu iddianameyi hazırlayan o güvenlik mensuplarına sesleniyorum. Siz bunu 17 Mart öncesinde hazırladınız. 17 Aralık. Aralık geçti, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs. Mayıs da bitiyor. Yahu sen dönemin başbakanı dediğin Tayyip Erdoğan bak hala burada. Sen nasıl bir polissin? Nasıl böyle bir şey yaparsın? Çünkü Pensilvanya böyle talimat vermiş. Bunlar zannediyorlardı ki, 17 aralık darbesiyle başarılı olacağız, hukuk darbesiyle de bunu tamamlayacağız ve başbakanı indireceğiz ve ardından da hükümeti kuracağız. Buna inandılar.

“ŞU ANDA CHP DE MHP DE ÇOK PİŞMANLAR”

CHP bu tezgahın içinde. MHP bu tezgahın içinde. Pensilvanya bu tezgahın taşeronu. Allah’a hamdolsun, biz bu darbe girişimi karşısında dik durduk. Biz rabbimize güvenlik halkımıza güvendik. Milletimiz de kendi hükümetine partisine sımsıkı sahip çıktı. İradesini bu şer ittifaka teslim etmedi. Bakın şu anda CHP de MHP de çok pişmanlar. Şimdi içlerinde birbirini yiyorlar. Kendi partileri içinde bunu izah edemiyorlar. Hem böyle kirli bir ittifakın içine giriyor, hem de seçimi kaybediyor. Bunu nasıl izah edeceksin ey CHP? Pensilvanya’nın peşine takıldın, birilerinin dizinin önüne oturdun, üstelik de başarısız oldun.

“BUMERANG GİBİ ONLARA DÖNDÜ”

Şu anda Mayıs ayını bitiriyoruz. Bunların okullarında çocuklarınız okuyorsa alın çocuklarınızı. Devletin okulları bize yeter. Bu kardeşiniz bu ülkenin başbakanı değil mi? Ben devletin okullarında okudum, imam hatip okulunu bitirdik, direkt imam hatipten almıyorlardı, Eyüp lisesinde lise fark imtihanlarını verdim. Dört çocuğumun dördü de imam hatibi bitirdiler. Hepsi de Türkiye’de ve dünyada güzel üniversitelerden mezun oldular. Şimdi de milletimizin ülkemizin hizmetindeler. Hem para vereceksin hem de saygısızlık göreceksin. Olmaz böyle şey. Devletin okullarında yavrularımızı okutalım. Ama benim param var, özel okula göndereyim, buralara göndermeyin. Bunların yurtlarında yavrularınızı bırakmayın. Bunlar o yurtlarda neler yapmadılar ki? Gece seansları yaptılar. Beddua seansları yaptılar. Tayyip Erdoğan’a beddua ediyorlarmış. Bumerang gibi onlara döndü. Ama bizim böyle bir derdimiz yok. Biz rahmetle mükellefiz, gazapla değil. Farkımız bu.