M. Latif Yıldız

M. Latif Yıldız

Kıyıya vuran Kurd’i çocuğun fotoğrafı

IŞİD canilerine karşı 16 Eylül 2014’te başlayan; 134 gün sonra 26 Ocak 2015 gününde Suriyeli Kürdlerin zaferi ile sonuçlanan Kobane savaşında “Dirilişinin Zaferi” başlıklı makale yazdım. Tam da o günlerde yıllardır biriken makalelerimi biraraya getirme çalışmalarıma Kobane dirilişi ilham verdi. Makalelerimi biraraya getiren kitabıma da Türkçe “Diriliş” Kürdçesi “Vejin” adını koydum. 25 Nisan 2015’te Batmane Yayınevi tarafından basıldı.

O günlerde Kürd gençleri Kobane savaş muharebelerinde can verirken ana vatanları için geleceklerini feda ederken; yaşanan binlerce dramı, çocuk, kadın, yaşlı, genç sivil insan ölüm ve acılarını makale ve haberlerimizle dile getiriyorduk. Ancak yetkili olanlar kulaklarını tıkamış, gözlerine perde çekmiş Türkiye ve dünyayı yöneten liderler tabloya karşı susuyordu.

Vatan olan toprak istiladan kurtulmuştu; ancak cansiperane müdafaası sonucu binlerce şehit, yüzlerce sivil çocuk, kadın, yaşlı genç ölmüş ya da göç etmişti. Peki, savaştan sonra; taş üstünde taş kalmayan Kobane’yi yeniden imar etmek için söz verenler ne yaptı?

Hiç, evet hiçbir şey yapmadılar. Bu aymazlığa dikkat çekmek için Suruç’a giden 32 genç yürek Kobane’de yalnızlaşan Aylan ve Galip Kurdilere oyuncak götürdüler diye IŞİD canavarları tarafından havaya uçurulup cesetleri paramparça edilirken bile yürekleri taş gibi katılaşmış devletlerin ceberut yönetici ve liderleri savaş sonrası Kobane dramını görmediler.

Bugünlerde küçük Aylan için dünya liderleri “üzgünüz” beyanatları veriyorlar. IŞİD canavarları tarafından 134 gün muhasara altına tutularak bombalanan, yakılıp, yıkılarak yaşanmaz hâle getirilen Kobane şehrine Aylan’ın kıyıya cesedi vurmadan üzülselerdi ya.

Aylan’ın dünyada büyük tepki uyandıran cansız cesedine üzüntü ifadelerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollandelar, David Cameronlar (İngiltere Başbakanı), Cola Sturgeonlar (İskoçya ), Matteo Renziler (İtalya) ve Avrupa ülkelerinin liderleri ses verseydiler ya. ABD, Kanada devletlerinin başkanları timsah gözyaşı dökmeden zamanında gerekeni yapsaydılar küçük Aylan’ın cesedi yine kıyıya vurur muydu?

Gazetelerde kıyıya vuran küçük çocuk Aylan Kurdi’nin fotoğrafını gördünüz. Şimdi kim sorumlu o çocuğun/ çocukların ölümünden? Kim ki savaş istiyor ve yapıyorsa seslerini çıkartsalar ya. O fotoğrafın acımasızlığının hesabını verseler ya. O savaşa silah, mühimmat, lojistik destek verdiklerinde onları uyardığımızda bizleri dinleselerdi; Kobane istila edilmez, küçük Aylan annesinin koynunda yatağında mışıl mışıl yatmış olmayacak mıydı?

O fotoğraf bana göre bütün TV ve gazetelerin sağ üst köşesinde ülkemizdeki, Ortadoğu ve dünyadaki kirli savaşlar durana kadar indirilmemeli. Zira savaş ve mülteci olayları yaşandıkça küçük Aylan Kurdilerin dramları, cinayetleri yaşanacak ve bizler üzüleceğiz.

Küçük Aylan’ın fotoğrafı savaşın ne kadar kötü olduğuna dünyayı tek tek ayağa kaldırmalı ve savaşlara son verilmelidir. Savaş içinde doğup, savaş sürerken ölen çocukların ölmemesi için Kürd halkına ve zulüm altındaki dünya halklarının çocuklarına küçük Aylan’ın o resmi bir sembol olarak savaşı bitiren resim olarak tarihteki yerini almalıdır.

Türkiye’de, Ege’de, Akdeniz’de, Balkanlar’da, Avrupa şehirlerinde denizde ve karada yaşanan ölümleri, dramları o insanlara yaşatmaya kimin hakkı var? Kendilerine ait olmayan savaştan kaçmak için her gün yüzbinler sığınma umudu ile ülke aramak için; hayatta kalmak adına çıktıkları yolculukta can verirken insanlık nasıl yatağa girerek rahat uyuyabiliyor.

İktidar hırsı, petrol ve doğalgaz getirisi için; medeniyetler ya da mezhepsel savaşları için; körolası silahlarını satmak ya da insanlar üzerinde denemek için milyonlarca çocuk, kadın, yaşlı sivilleri kobay olarak kullanan dünya liderlerinin ruh hâli kafanıza kazılmıyor mu? İnsanlığın tükendiğini, yok olduğunu görmüyor musunuz?

Aylan’ın deniz kıyısına vurmuş fotoğrafı savaşlar var oldukça yüreklerinizden inmemeli. O fotoğrafın Ortadoğu’yu kasıp kavuran savaşın sonu olması için simge olmalı.

Yeter” deyin, “edi besse” deyin, “I’ve had enough” deyin. Hangi dille derseniz deyin, savaş, şiddet, katliamlar son bulsun deyin; insanların ana vatanlarından, topraklarından göç ettirilmemeli, sürgün edilmemeli, mülteci yapılmamalı deyin. Toplumsal tepki verin.

Dünyayı savaştıran, dünyayı kana bulayan, Aylan gibi yüzbinlerce çocuk ve sivilin ölümüne sebep olan, dünyayı, bölgemizi, ülkemizi kana bulayan liderlere, siyasetçilere dur demek için sesinizi çıkartın. Aylan’ın kıyıya vurmuş fotoğrafını her fırsatta, her toplantıda, her etkinlikte çıkartıp gözlerine, gözlerin sokun. Aylan’ı, sürgün, göç, savaşın simgesi yapın.

Yazarlar, çizerler, karikatüristler, gazeteciler Aylan’ın fotoğrafını, öyküsünü yazmalı sebep olanlar lanetlenmeli. Neden geçen sene Bodrum, Çeşme, Kuşadası sahilleri, koylarında o insanları görmüyorduk da bu sene gördüğünüzü sorgulayın. Aylardır minik şişme botlarla Suriyeli haberi yapmayan gazete, TV kalmadı. Yetkililer nerede sorusunu niçin sormuyoruz? Yüzbinlerce insanın deniz kıyısına tatil yapmaya gelmedikleri apaçık ortadaydı.

Bir daha küçük Aylan fotoğrafları oluşmaması için elimizden geleni değil, gelmeyeni de yapmalıyız. Savaşın durması, barışın gelmesi için çalışmalıyız. Ortadoğu coğrafyasında yaşayan halkların; özellikle yüz yıldır Kürdlerin yaşadığı zulmün bedeli ağır olsa da; küçük Aylan Kurdi’nin şahsında kirli savaş bitecekse Kürdler bu acıya da katlanır.

Yeter ki savaş yeter ki kaos bitsin. Yeter ki Kürd coğrafyasındaki şehir, mahalle ve mezralarda her gün ilan edilen OHAL, sokağa çıkma yasağı, orantısız güç, baskı, şiddet, çatışma, sindirme, yakma, yıkma dursun. Yeter ki hepiniz, hepimiz elimizi taşın altına koyalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.