M. Latif Yıldız

M. Latif Yıldız

IŞİD’e karşı Kürdler ve küresel mücadele

Hani bana öküz altında buzağı arıyorsun demezseniz, birkaç saat ve gün arayla sanal, yaygın ve TV haber kanallarına düşen 4 haberi ve o haberle ilgili yorumumu aktaracağım.

Tarih 03 Mart 2015 sabah saat on sularında bir haber. “ABD Kürdistan’a doğrudan silah göndermeye başladı.”  Aynı gün saat 16.00 sularında. Bir Başka Haber: “Türkiye’den Irak’a 2 adet C130 askeri uçakla silah gönderildi.”

13 Mart 2015 Cuma günü bir başka haber: “Barzani ‘Kürd bağımsızlığı terk edilmedi, ertelendi.” Ve 14 Mart 2015 Cumartesi günü “YPG Rojava için seferberlik çağrısı yaptı.“

Birçok insan gibi sizin de rutin olarak gördüğünüz bu dört haberi sıradan diye okuyup geçtiğinizden eminim. Yazdıklarımı okuyunca da eminim ki yine “ne var bunda” dediğinizi duyar gibiyim. Şu var ki 46 yıllık mesleki duyarlılığım ile farkı fark edenlerdenim.

Yıllarca (15 yıl) karakaşıma, kara gözüme âşık olduklarından mı kucak dolusu para vererek aynı anda 4 gazete, 1 TV’de aynı anda temsilcilik yaptırdılar. (Günaydın, Sabah, Tan. Star. Ve ATV) Dilerseniz bu dört haberden ne anladığımı, perde arkası ne dolaplar sezdiğimi paylaşmadan önce bu dört haberin içeriğini kısaca hatırlayalım.

Birinci haberden başlayalım. IŞİD ile Küresel Mücadele’de (dikkatinizi çekerim ne diyor? “Küresel Mücadele. Allah aşkına Kürdlerden başka savaşan varmış gibi.”) ABD Başkanı Barack Obama’nın Özel Temsilci John Allen, Irak Kürdistan Bölgesi’ne doğrudan silah göndermeye başladıklarını açıklamış. Nerede açıklamış “IŞİD’e karşı yürütülen savaşın geleceği” adlı panelde.

İlk kez Bağdat üzerinden değil de, silah ve cephane taşıyan kargo uçakları Uluslararası Erbil Havalimanına doğrudan inmiş. Ama nasıl? Irak merkezi hükümetinin onayı ile. Niçin ve hangi şartla dersiniz? Açıklama hazır “Irak’ın tek parça varlığını devam ettirmesi için.”

Türkçe meali mi? “Bağımsızlık, ayrı ve de güçlü bir silahlı kuvvetler hayalini kurma. IŞİD karşısında en güçlü, sağlıklı mücadeleyi sen verdiğin için sana bu desteği veriyoruz. Bu silahları boş hayallere kapıl diye vermiyoruz. Dünya medyası bizim medya gibi kör, sağır, dilsiz değiller ya. Hemen “Bağımsız Kürdistan hayal oldu” haberleri, makaleleri yazıldılar.

Bu arada aynı yetkili yani John “Türkiye ile koalisyon konusunda dostane, zengin görüşmeler yapıyoruz. Yapıcı görüşmeler oldu” dedikten sonra NATO’nun Adana İncirlik üssünden ABD savaş uçaklarına hazırlık yapılan Musul operasyonu için izin çıktığı belirtildi.

Bu gelişmeler olurken ABD televizyon kanalı PBS’ye konuşan Federal Kürdistan Bölgesel Yönetim Lideri Mesut Barzani “Bağımsızlığı terk etmedik, erteledik” deme gereğini duydu. Gerekçe olarak da IŞİD gösterildi. Tabii ABD Kürdlerin şevkini kırmama manevrası için 2016’da ABD başkanlığı için aday olması beklenen senatör Rand Paul devreye girdi ve “Kürdistan için yeni sınırlar çizeceğim ve onlara bir ülke sözü vereceğim” gazını verdi.

Şu tesadüfe bakınız ki aynı gün yani 3 Mart 2015 Salı günü ABD Erbil hava alanına silah indirirken Türkiye’de Irak merkezi hükümetine iki uçak dolusu silah gönderiyordu. C-130 tipi iki askeri kargo uçağı El Müsenna Askeri Hava Üssü’ne iniyordu. Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaynakçı, söz konusu yardımları Irak Savunma Bakanlığı yetkililerine teslim ediyordu. Gerekçe IŞİD, koalisyon ve terörle mücadele. Ertesi gün de Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da Bağdat’a gidiyordu.

Makalemin başında dedim ya; “öküz altında buzağı arama” yaftası yapıştırmaz iseniz siz bu gelişmeleri nasıl okuyorsunuz bilmem amma ben farklı okuyorum. Yüz yıl öncesindeki gibi batılılar yani başta ABD ve AB ile bölge ülkeleri ne yaptılarsa bu günde aynısı Kürdlere reva görecekler. Kürde değil statü, devlet, bağımsızlık; gerçek anlamda eşitlik ve gasp edilen haklarının verileceği gibi bir durumu dahi söz konusu olmayacak. Oyun aynen devam ediyor.

Bunu nereden mi çıkarıyorum? 14 Mart 2015 Cumartesi medyaya düşen dördüncü habere göz atalım: “YPG, Rojava için seferberlik çağrısı yaptı.” Hayırdır ne oluyor demeyin. Benim uzaktan gördüğümü YPG Halk Savunma güçleri çoktan stratejik olarak görmüşlerdi.

IŞİD lideri Bağdadi Tikrit’te yenilgiyi kabul ediyordu. Kürdlerin desteği ile yakın bir gelecekte Merkezi hükümet güçleri Musul’a büyük bir saldırı gerçekleştirecek. Irak’ta yakın bir gelecekte sıkışan IŞİD nereye kaçacak, tabii ki Rojava’ya.

Peki, Rojava’da şu an neler oluyor? IŞİD ağır silahları ile Til Hemis, Til Berak, Raqqa, Halep ve diğer bölgelerdeki bütün güçlerini Kobane intikamını almak ve Suriye’deki konumunu sağlamlaştırmak için Rojava üzerine yoğunlaşacak. Bölgede Kürdler tarafından sarsılan hegemonyasını Kürdlere saldırarak ayakta kalmaya çalışacak.

Kürdler bir yılı aşkındır Türkiye’nin güney sınırında Irak’a kadar ve de Irak içinde insanlık değerlerini yok eden vahşi IŞİD çetelere karşı savaştırırken Kürdlerin güçleri bilinçli olarak zayıflatılmak istendi, isteniyor. Bunlar olurken uluslararası koalisyon kara savaşlarında tek bir mermi atmamakta; bütün yükü Kürdlere yıkmış durumda değiller mi?

İşte bütün bunlar olduğu için Kürdlerin gelecek için ümitleri zayıflamakta. Olan sadece bol bol methiye, övgü, gaz vererek ön cephede savaşan güç olarak görüyorlar. Kime karşı kendi yarattıkları Taliban, El Kaide gibi IŞİD’e karşı. Söylenecek, yazılacak çok şey var ama yerim dar benden bu kadar. Gerisini varın siz yorumlayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.