İhsan Çölemerikli

İhsan Çölemerikli

İsa El Hakkari

Selahaddin Eyyubi"yi Mısır tahtına oturtanların başında hiç kuşku yok ki, ünlü bir hukuk bilgini ve seçkin bir asker olan İsa El Hakkari gelir.

 

Oynadığı ince diplomasi ile Selahaddin"e karşı gelen muhalefeti etkisizleştiren de yine kendisi olmuştu. Amcası Esadeddin Şinguh"un ölümünden sonra Selahaddin"in yönetime gelmesine muhalefet edenler vardır.

 

Bunların başında bir Kürt emiri olan Kudbeddin Hüsrev Bin Talal ile Suriye"deki Yörük Türkmenlerin emiri Yaruki bulunmaktadır. Selahaddin"in yakın danışmanı Diyaeddin (Ziyaeddin) İsa El Hakkari Selahaddin lehine yoğun bir diplomatik girişim başlatarak, Kutbeddin Hüsrev Bin Talal"ı şu sözlerle ikna etmeye çalışmıştı: “Doğrusu sen ve Yaruki dışında herkes Selahaddin"den yana. Şu anda her şeyden önce ihtiyacımız olan Kürt kökeni nedeniyle, ikiniz arasında karşılıklı anlayıştır ki, komuta onlardan Türklere geçmesin.”

 

Selahaddin"in Mirası adlı eserin yazarlarından M.C.Lyons İsa El Hakkari"nin bu çıkışını şöyle yorumlayacaktı: “Etnik bilincin ve sürtüşmelerin Selahaddin"in iktidarı döneminde var olduğu hiç şüphe yok ki, gerçektir. Selahaddin Fatimi vezirliğini kısmen buna dayanarak elde etmişti.”

 

Selahaddin"in devlet yönetiminde en fazla itibar ettiği, danıştığı ve derin bilgisine başvurduğu kişilerin başında İsa El Hakkari geliyordu. Büyük komutanın hayatını kaleme alan birçok yazar bu gerçeğe vurgu yapmış, Hekkari"nin devlet adamlığına duydukları hayranlığı dile getirmişlerdir.

 

Corci Zeydan “Selahaddin ve Haşhaşiler” adlı eserinde İsa El Hakkari için şunları söyleyecekti: “Ziyaeddin İsa El Hakkari adında bir zad vardı ki, ilmiyle, irfanıyla ve üstün meziyetleri ile tanınıyor ve herkes tarafından saygı görüyordu. Selahaddin önemli konularda bu zatın düşüncelerinden istifade ediyordu. Selahaddin"in yanında çok büyük bir mevki vardı. Selahaddin"e başka kimsenin söyleyemeyeceği şeyleri aktarabiliyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse Hekkari bu mevkiini ve nüfusunu suiistimal etmemiş böylece, halka çok büyük iyiliklerde bulunmuştu. İsa, İnci Saray"da sık sık Selahaddin"in yanına gidiyor ona sadık bir müsteşar gibi hizmet ediyordu. Kendisi iyi bir fıkıh bilginiydi.”

 

İsa El Hekkari soydaşı Selahaddin"in saltanatını kalıcılaştırmak için Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey"in Bağdat"taki Abbasi Halifesi Kaim Biemrillah"ın kızıyla yaptığı evliliğin bir benzerini Kahire"de de hayata geçirmek istemişti.

 

Fatimi Halifesi Azıd"ın kız kardeşi Seyyidetül Melike ile evlenme önerisinde bulunur, fakat Seyyidetül Melike gönlünü kendisini kaçırmak isteyen saray yakını Ebu-l Hasan"dan kurtaran yiğit Kürt genci İmadettin"e kaptırmıştı. Sultan Selahaddin bunun farkında olduğu için öneriye sıcak bakmaz.

 

Seyidetül Melike"nin Selahaddin ile evlendirilmesi öneri karşısında şaşkınlığını ifade edenlere İsa: “Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey"de böyle bir teşebbüste bulunmamış mıydı? Sultanımız (Selahaddin) Halife bile olabilir” yanıtını verecekti.

 

İsa El Hekkari Halep"te fıkıh (hukuk) tahsilini yaparken Selahaddin"in amcası büyük asker Esadeddin Şirguh ile tanışmış ve saflarına katılmıştı. Zaten Eyyubi ailesinin çevresini oluşturan birinci halkada Hakkarili aşiret reisleri çoğunluktaydı.

 

“İsa nesep olarak Aleviydi.” Bu da o dönemlerde Hakkari çevresinde bazı Kürt aşiretlerinin Aleviliği benimsedikleri görülüyor. Bugün de yöre halkı dört halife içinde en fazla Ali"nin adından sevgiyle bahsetmektedir.

 

Sultanın babası Necmeddin Eyyub"un Mısır"a getirilmesi konusunda Selahaddin"e yardımcı olmuş ve özel görevler almıştı. Boş vakitlerini Selahaddin"in ikamet ettiği İnci Sarayın yakınında bulunan “Darül-ilim” adındaki kütüphanede geçirdiği söyleniyor. “Orada fıkıha ve tarihe ait birçok eser bulunduğu için yüksek tabakadan kim isterse, kitap okumasına izin veriliyordu. İsa El Hakkari oraya devam eden yüksek tabakaya mensup biriydi.

 

Bir gün kütüphaneye girişi engellenen saray yakını (Fatimi Sarayı) Ebul Hasan görevliye:

 

-Nasıl müsaade yoktur? Biraz önce buraya başka adamın girdiğini söylediler. “demesi üzerine kütüphane sorumlusu:

 

-Efendim! İçeri giren zad fıkıh bilgini Ziyaeddin El Hekkari hazretleridir” diye yanıtlar.

 

Kütüphanede İsa ile buluşan Ebu"l Hasan yeri geldikçe iyi bir asker olarak tanıdığı İsa"ya:

 

-“Asker kıyafetiyle fakih kıyafetini bir araya getirmişsiniz şimdi size ne diyeceğiz? Asker misiniz, fakih misiniz?”

 

İsa:

- “Şimdi burada fakih sayılırım” demişti.

 

Kütüphanede fıkıh kadar tarih kaynakları ile ilgilendiği, derin bir tarih bilgisine sahip olduğu söylenir. “Hekkari Selahaddin"in hâkimiyetini güçlendirecek her şeye önem veriyordu. Okuduğu tarih kitaplarında bu maksadına yardımcı olacak bir şey bulur bulmaz hemen Selahaddin"in menfaatini düşünüyor ve onlardan istifade ediyordu.”

 

12. YY"da Mısır Sultanlarını dahi etkileyip yönlendirilecek bir ekolün Hakkari"de yetiştiğini söylemek hiç de abartılı olmaz. Bu ekol Şeyh Hadi (Adi) El Hekkari ve daha başka birçok ünlü şahsiyet Ortadoğu"nun inanç ve siyaset damgalarını daha uzun süre vuracaklardı.

 

Bu şöhret ve birikimin Eyyubi ailesi ile birlikte Mısır, Suriye ve Filistin çöllerinde at koştururlarken elde edilmediğini hatırlatmak durumundayım. Hakkari insanının da sanat, kültür ve siyasetin kökleri ilkçağa dek uzanıyordu.

 

İlkçağda Ninova ile Tuşba gibi görkemli krali kentler arasında olmanın avantajlarını ortaçağda da sürdürmüştü. İsa ve benzerleri işte o parlak geçmişin ve uygarlığın ürünüydü.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
22 Yorum