İnanç Sorgusu -1

İslam’ın çocuklarıyız biz Hıristiyanlığın, Museviliğin… Ama hangimiz Tanrımıza bütün saflığıyla dönebilir ya da hangi din…

Hangi dine mensup olursak olalım o inanç biçimine aşırılığı bulaştırdığımız zaman saflığını yitirdiğini fark ediyorum. Yanlış anlaşılmak istemem ama İslam’ın günümüzdeki hali beni korkutuyor. Geçmişte bu gün olduğu kadar radikal, ayrılıkçı, kör değildi… Aslında ben dinlerin azda olsa çağa ayak uydurması gerektiğine ve sert yanlarının yumuşaması fikrindeyim. Ama İslam’ın şimdiki hali düşündüğüm gibi değil. Ve geçmişte olduğundan çok gerilemiş durumda.

Geçenlerde DAVOS’TA düzenlenen bir toplantıya kafam takıldı. Batılı ülkeler bir toplantı düzenlemişlerdi. Toplantıda İslam da konuşuldu. İslamın yeni bir model oluşturulup oluşturamayacağı tartışıldı. Toplantıya o ülkelerde yaşayan Müslüman din adamları da katılmıştı. Din adamları yaptıkları röportajda batılı ülkelerin İslam’ı yanlış anladığını, gördüğünü söyledi. Ve bunu değiştirmek içinde çabalamaları gerektiğini…(İslam dünyasının)

Evet! İslam belki yanlış anlaşıldı (batı için). Onlar için İslam terörizmle özdeşleşmiş durumda. Bu din ve inananlar onları korkutuyor… Ne zaman bir Müslüman’la karşılaşsalar onun potansiyel bir terörist olduğunu ve ülkelerinde ya da hemen yanı başlarında Bir terörist eylem yapabileceğine dair her an kuşku duyabiliyor. Peki ne idi İslam’ı bu kadar korkutucu kılan? Bu güne kadar ona inananların çoğunun başka dinlere mensup kişilere gösterdikleri davranış biçimi miydi? Havaya uçurulan dev gökdelenlerin molozlarının altında kalan inanç mıydı? Yoksa Cihad anlayışıyla yapılmış bombalı bir eylem miydi?

İnsanların inançları köreldikçe kendisi de körleşiyor. Artık her şeyin yerini o inanç sistemi alınca yaklaşılmak istenen Tanrı uzaklaşıp, kaybolup yerine insanın kendisinin yüceldiğini ve aslında yüceliğin Tanrıdan çalındığını fark ediyorum. Başlarda Tanrı için onun cennetine ulaşılmak için yapılan her şey artık insana yapılıyor. Bu aşamadan sonra ‘Tanrı adına’denilen inancın arkasına kökten dincilik, tarikatçılık yerleşiyor. (aslında İslam’da bu tür şeyler yasaklı)

Hiçbir yerde göremezsiniz: bir insanın tanrısı adına kendini on binlerce masumun arasında patlatıp bunu kendini onun cennetine götüreceğini, arkasında bıraktığı kasetlerde belirtmesi… Ama bence bu onu kendi duygularını ve liderini tatmin etmek için yapılıyor.

Peki, yaşanılan bu kadar kötü şey karşısında Müslümanların tavrı nedir? Ya da Arap dünyasının diyeyim.

Arapların çoğu dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor. Kimi tek başına bir grubu kimi de bir ülkenin lideri. Ve kendi inancına, dinine uymayan diğer her şeyi bir tehdit olarak görüp ülkesin de emrinde yaşayan insanların dini zaaflarını (Cenneti) kullanıp onları kendisiyle beraber yüzlerce insanı götürecek bir suçlu yapıp eylemlerini tüm dünyaya duyuruyor. Ve duyun diyorlar! Söz konusu inancımız, dinimiz olunca tanrımızın koyduğuna inandığımız her kuralı ezer geçeriz. Bu dinimizin gereği diyorlar. Eskiden kölelerin dini olan İslamiyet şu an kendi inananları tarafından terörizm postuna giydiriliyor.

Aslında dini inançlar insanların zaaflığını gösteriyor bir yerde. Ona en radikal şekilde bağlanıp tarikat oluşturanlar ruhen zayıf olup kendilerindeki boşluğu diğerlerinin inançlarını sömürerek doldurup haz duyarlar ve servetlerini imparatorluğa dönüştürürler.

Körü körüne inanılan her şey ilerde insanın adımlarını etkiliyor. Bu yüzden dini inançlarına sıkıca bağlananlar en kolay avlardır.

Burada İslam’a karşı çok katı olduğumu düşünmeyin. Ama şunu söyleyeyim ki kötü yöne doğru amacından saptırılan şeyler hep yanlış anlaşılır. Başlarda sadece İslam’ın geldiği noktadan bahsettim ama bunun aynısı diğer semavi dinler için de geçerli. Onlarda da aşırılık tarikatçılık var. Dinlere karşı biri değilim. Onların sömürülmesi hoşuma gitmiyor.

İslamiyet inananlarının bazıları tarafından korunduğu gerekçesiyle yanlış tanıtıldı. Ve öyle tanıtılmaya devan ediliyor. Şuna üzülüyorum kendi inançlarını, dinini korumaya çalışan Müslüman ülkeler, onlardan biri olan Filistinliler için kıllarını kıpırdatmıyorlar…

Herkes bir şeylere inanmak ister. Belki bu yüzden en çok bu taraftan yenilir ve kaybederiz. Eğer inançlarımızı başkalarının sömüreceği şekilde yaşarsak ulaşılmak istenen Tanrıda sömürülür.

Önceki ve Sonraki Yazılar