Farklı birşeyler yapmak lazım

Yine o meşhur zamanlardan birindeyiz. Seçimin dönüm noktasını yaşıyoruz. Pazar günü… Ama o gün gelse de kurtulsak artık diyorum.

Yine o vaatler, tutulmamış sözlerin aynıları yankılanıyor her sokak başında, asılan her posterde, dağıtılan her broşürde… Kirli bir siyasetin kurbanı olarak hazırlandı seçmenler.

Öyle bir hale getirildi ki, ezberledik artık her şeyi. (Ama her ezberden sonra yine aynı hatalar işlendi.) Bu güne kadar yönetime gelmiş hangi parti olursa olsun o meclis çizgisinden geçtikten sonra verilen hiçbir söz tutulmadı. Oturdukları koltukların renginden olsa gerek, cazibesine kapılan bir daha bırakmak istemiyor.

Ve bıraktırmıyorlar…

Bir dahaki seçim yaklaşırken, ona daha sıkı oturup bu sefer vaadinin haddi hesabını tutmadan söz vermeye başlıyor. Ve yine aynı seçimler ve yine aynı vaatlerden sonra makûs kader diyebileceğimiz yine aynı liderler. (aslında kadercilikle bakmamak lazım) Ülke yönetimlerine, ona gerçekten yakışacak ve görevi taşıyabilecek insanlar konmalı. Boş vaatlere kanıp başa getirilenlerin aslında hiç de umulan kişi olmadığını fark edince kaderciliğe vurmamak lazım. Buna ‘ bir hata yapıldı’ demek daha doğru ve yerinde olacaktır.

Siyaset bir bilim dalı olarak adlandırılır ve okullarda okutulur. Ama ben bu liderlerin hiç birinde ne bir siyaset bilimcisi edası görüyorum ne de zaten var değil. Onlar ancak değeme sanatçılara taş çıkartacak bir üslupla meydanlarda göz boyayıp oy toplarlar. Ve birbirlerine o platformlardan hakaret etmekten başka hiçbir şey yapmazlar. Ve o zaman ülkenin yönetimi ağzı bozuk bir kabalıktan öteye gitmiyor.

Ve ne devir değişmeye başlıyor. Ne de devran dönüyor. Tutulmamış o kadar vaatten sonra bile yine aynı durumdayız. Her seferinde o vaatlerin yalan olduğunu başta bildiğimiz ama sonra her nedense bunu unutup en değerli gerçeğimizmiş gibi benimseyip, seçim meydanında yine aynı vaatlerle yalanların peşine düşüyoruz. Ya biz çok saftık ya da gerçekten insanları nerden vuracaklarını çok iyi bilenler var o kürsülerde. Ya da her şeye rağmen inanmak geliyor aklımıza… Ve sırf bu düşüncelerimiz yüzünden her seçimde halk kurban ediliyor.

En kötü tarafı da bu. Kurban edilirken insanlar, cellâdı yine kendisi oluyor hayatının. Kanlı bıçaklı siyaset kirine bulaşmış eliyle defalarca aynı hatayı yaptı.

Birbirine sıkıca bağlı dostluklar bu seçimle sarsıldı. Siyasi anlamda fikir çatışmasına başlayınca, hayatta ayrıştırılıyor. Seçim meydanlarında birbirine hakaret eden o liderlere benzedik biraz. Seçimi bir futbol maçını izleyen holiganlar gibi takip etmeye başladı insanlar. Onlar(siyasetçiler) birbirlerinin kuyusunu kazarlarken insanlar dostluklarına rağmen onları savundular. Ve dostluklar, akrabalıklar arada ezildi. Anlayacağınız olan yine sadece biz seçimini yapacaklara oluyor.

Zaten yoksullukla mücadele eden insanları bunun içine katmadım bile. Sandıktan ne çıkarsa çıksın. Sonuçta ben bu insanların yine yoksulluk hatta artık açlık sırını bile geçtiklerini söyleyebilirim. Bunu görmemek için artık gözlerin kör olması lazım. Ve en çok onlar yaralanıyor bu seçimlerde onların istekleri başkalarınınkinden çok daha farklı. Ve siyaset onların yaşamına girip te söz verince, sonra o sözler tutulmayınca onların yaşadıkları acıyı bir düşünsenize. Artık bu noktada popülizm kokmaya başladı her yer.

İşte bunun farkına varamıyoruz. Meydanlarda o parti senin bu parti benim diye hakaret edenleri lider yapıyoruz. Hiç aklımıza gelmiyor, bir gün o liderle karşılaşırsak ve vaatlerinin hiç birinin yerine gelmediğinin kırıklığıyla doluyken, senden aldıklarının hesabını sormak isteyince de… Onunla konuşmaya çalışırsın ama o sana ‘ananı da al git der’ ya da…

Ve bitiyor her şey orada. Liderliğin herkesin yapabileceği bir şey olmadığını bu cümleyle anlamış oluyoruz. Peki, ne yapacağız? Kimi lider ya da hangisini seçeceğiz. Biliyorum yine aynı şeyler yaşanacak.  Bu kadar yaşanmışlığa rağmen yine o koltuklarda oturmaması gerekenler oturacak. Ve ben sizin temsilcinizim diye gerinip yine hiçbir şey yapmayacaklar. Uzak yıldızlar gibi erişilmez olacaklar. İçinden çıktıkları ve vaatlerde bulundukları o halka her zaman kulakları kapalı olacak. Onları görünce gözleri ama olacak, görmemezlikten gelecek.

Dediğim gibi yine aynı olacak. Ama burada memleketimde. Geçen gün fark ettim ki umut gençlerimde yeniden doğdu. Sokakta yürüyen binlere varan gencimin gözlerinde aynı düşü gördüm. Onlar kara vermişlerdi. Belli ki yine dışlanacaklar bu fikirler yüzünden… Ve başa gelenler yine buralara gelip’ her şeyi siz yaptınız. Suyumuza gidip bize oy verseydiniz şu an bu konumda olmazdınız. Üniversitenizi bu yüzden yapmadık…’ artık ne demek oluyorsa bu…

Yani bu kadarla bitirdiler. Kimin kararı, fikri, tavrı ne olursa olsun liderliğe atanan kişinin temsil ettiği ülkenin her, onu seçen seçmeyen, seven sevmeyen herkesi eşit tutması lazım.

Umarım bu seçimler her kese hayırlı sonuçlar verir.

Önceki ve Sonraki Yazılar