Kahretsin

İrfan Sarı

Ülkem ne halde?

Başbakanların darağaçlarında sallandığı bir ülkede düşünmenin ne kadar tehlike arz ettiğini bütün yurttaşlar bilir.

Yani sevgili okuyucular siz de bu yazıyı okurken darağacında sallanan bir başbakanın oğlunun devlet töreniyle uğurlandığını gördünüz. Böylesi de tezatlarla doludur ülkemiz.

Darağacında sallanan bir başbakanın oğlu soğuk topraklarla buluştu buluşmasına ama bu ülkede hala binlerce kefensiz insanın toprağın içinde çürüdüğünü her gün anlatanlardan duyuyoruz. Bu ülkede devletin talimatıyla kurulan çetelerin başındaki insanlara adam öldürdükleri için maaş verilmiş. Yani mesaisi adam öldürme, kaçırma, tehdit-şantaj yapmak olan insanlara maaş verilmiş ve bekli de birçoğu bu cenabet işi yaptığı için emeklidir. Ve bu tehdit hala bitmemişe benziyor.

Çorumda alan açık katledilen insanları anmak bile birilerinin karnını yırtıyor. 

Kahretsin ki bu durum insanı ürkütüyor.

Yeni bir anayasa hazırlanacak ve bu konu tartışılırken birileri çıkıp zorbalığını dayatabiliyor hala. Yani açık açık diyorlar ki siz değil anayasa hangi yasayı çıkarsanız da çıkarın bizim kanunlarımız geçerlidir her zaman ve her yerde.

Siyasi idarenin baş edemeyeceği şey değil bu durum ama gel gör ki bu durum karşısında sessizlik adeta aferin çekmek gibi algıya yerleşiyor. Başka bir deyişle duruma el sürmemek helal görülüyor.

Merhamet yoksunu iktidar politikalarının ara koridorlarına merhameti serpiştirmiş gibi görünse de böyle olmadığı ülkenin değişik yerlerinde gelişen hak ihlallerinden anlaşılıyor.

Bir çocuğun başına dipçik vurmak suretiyle yaralayan polisin aldığı ceza 6 ay iken bir öğrencinin puşi takması 15 yılla çarptırılıyorsa bilinir ki bu gidişat dişlisi kırılmış çarkın halidir.

Gazetelerin üçüncü sayfalarına düşen cinayetler, özellikle kadın cinayetlerinin toplumsal duruşu çok tehlikeli ve buna dair hiçbir politika belirginleşemiyor. Kadının cinsel tema olarak algılanması kadar sakat bir durum yoktur, asıl ürküten bu meyanda gelişen cinayetlerin önüne geçecek politika yok.

Ardı arkası kesilmeyen bu cinayetlerin Türkiye’yi kapsayan bir tarafı var bölgesel nitelemelerin hedef saptırma olabileceğini düşünüyorum. Yani açık bir dille vurgulamak gerekirse yurdun her tarafında bu cinayetler sürüyor bunu getirip Kürtlerin yaşadığı yere indirgemek hem insafsızlık hem de hedefi saptırmak olduğu anlamına gelmektedir.

Ayrıca basının yalan üretmeye dönen fabrika olması toplumun gerçekten tehlike altında olduğunu gösterir. Manipüle olmuş toplum “çok yaşa devlet” demekten başka işe yaramaz.

Kahretsin ki güzel giden bir şey yok ülkemizde.

Hani ekonomi çok iyi diyenler olacak belki…

Sağlık alanı çok iyi diyenler de olacak.

Ulaşım pek tabi ki görünen tek yerdir.

Ama bu ülkede Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit hükümetleri dönemlerinde bile bu kadar zammı kimse görmemiştir.

Evet hastaneler yapılıyor ama bu ülke de büyüyor 74 milyona dayandı… Hastaneler hastane ama içinde doktor yok. Doktorlar hükümetin baskıları altında.

Yollar yapılıyor ama trafik kazalarında ülkenin bir yanı yok oluyor.

Hani eskiden kamuda çalışan insanlar şimdilerde şirketler marifetiyle çalıştırılıyor yani özelleşti. Şirket çalışanları asgari ücrete talim ve terbiye ediliyor. Düşünsenize aynı işin yüzde otuz fazlasını asgari ücretliye havale ediyorlar. Müteahhitler göbeği büyükler kervanına katılıyor yani yeni zenginler türüyor sömürüden.

Bütçe değdiniz şey yine savunmaya veriyor aslan payını.

Emekli vekilin maaşına da alkış…

Daha ne denebilir ki.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.