İstismarın görünmeyen yüzü: Duygusal istismar

Sedat Arslan

Çocuklarınızda duygusal istismarın farkında mısınız?

Çocuk istismarı ve ihmali uluslararası düzeyde ciddi bir halk sağlığı ve insan hakları sorunu olmakla birlikte aynı zamanda önlenebilir bir sorundur. Çocuk ihmali ve istismarının tanımlanması; farkındalığın artması, önleyici tedbirlerin alınması, etkili müdahalelerin uygulanması için oldukça önemlidir.

İhmal, “gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, önem vermeme” anlamına gelmektedir. İstismar ise “birinin iyi niyetini kötüye kullanma ve sömürme” anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü ise çocuğun ihmali ve istismarını; “çocuğa yönelik kötü muamele” çatısı altında, çocuğun sağlığına, hayatta kalmasına, gelişmesine veya onuruna fiili veya potansiyel zarar veren her türlü fiziksel, duygusal, cinsel istismar ve ihmal olarak tanımlamıştır.

Çocuğa yönelik kötü muamele;

  • Fiziksel istismar

  • Cinsel istismar

  • Duygusal (psikolojik) istismar

  • İhmal

olmak üzere dört başlıkta sınıflandırılmaktadır.

Çocuk istismarcıları; ebeveynler ve diğer aile üyeleri, çocuk bakıcıları, akrabalar, ailenin arkadaşları, komşular, akranlar, öğretmenler ya da yabancı insanlar olabilir.

Çocuğa çeşitli yol ve yöntemlerle kazara olmayan fiziksel zarar veren her türlü fiil fiziksel istismar, çocukların maruz kaldığı, dahil olduğu ya da tanık olduğu her türlü cinsel eylem biçimi cinsel istismar, çocuğu bir yere kapatıp hapsetme, sözlü veya duygusal saldırılarda bulunmak veya uyku, yiyecek ve barınma gibi ihtiyaçlarını kasıtlı olarak kesmek duygusal istismar, çocuğun hayatta kalması ve sağlıklı gelişimi için gerekli fizyolojik, duygusal ve eğitsel ihtiyaçlarını karşılamaması ihmal olarak tanımlanmaktadır.

Toplumsal inanışa yönelik bir sorgulama yaptığımızda çocuk istismarını fiziksel ve cinsel istismar türü ile açıklamaya çalışmaktadırlar. Çocukta ve bireyde en çok mental (ruhsal) hasara yol açan ve tedavisi en uzun süren duygusal istismar türünü bir istismar çeşidi olarak kabul etmekte zorlanıyorlar.

Peki bakım veren birey çocukta duygusal istismara nasıl yol açar;

Bakım veren kişi ya da kişilerin tehdit edici davranış, reddetme, değersiz ve istenmeyen kişi olduğu mesajını ileten kasıtlı ya da kasıtsız davranışları barındırır. Daha genel bir ifadeyle çocuğun duygusal istismarı, çocuğun bakım vericileri tarafından psikolojik olarak kötü muameleye maruz bırakılmasıdır. Bu istismar türünün temel göstergelerine bakıldığında çocuğun ilgi, sevgi ve bakımdan yoksun bırakılmasına sebebiyet vermektedir.

Bununla birlikte duygusal ihmal ve istismarın fiziksel ve cinsel istismara nispeten daha az zarar verdiği şeklinde doğru olmayan bir algı ortaya çıkabilmektedir. Fakat duygusal istismarın nispeten daha az zararlı olduğu fikri kanıtlardan yoksundur. Dolayısıyla çocuğun maruz kaldığı istismar ve ihmal türü ne olursa olsun ilerleyen dönem etkilerine bakıldığında ruh sağlığını olumsuz etkiledikleri açıkça görülmektedir.

Bazı aile sistemleri bilerek ya da bilmeyerek duygusal istismar göstergesi sayılan davranışları sergileyebilmektedir.

  • Çocuk eğitiminde şiddete başvurulması

  • Çocuğun istenmeyen davranışları azaltması için cezalandırılması

  • Çocuğun temel gereksinimlerinin karşılanmasına kasıtlı bir şekilde kayıtsız kalınması gibi çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimine zarar veren ve çocuğun istenmeyen ve sevilmeyen biri olduğu duygularına kapılmasına maruz bırakılmasıdır.

Bunun yanı sıra istismarın görünmeyen yüzü olan duygusal istismarın teşhisinin söz konusu olabilmesi için tekrarlayan kötü duygusal muamele örüntüsünden söz edilmektedir. Örneğin cinsel istismar durumunda bir defa olması teşhis koymak için yeterli iken duygusal istismarın örtük belirtilerle karakterize olmasından dolayı ancak tekrarlayan olaylar sonrası fark edilebilmektedir. Duygusal istismar için fail ile mağdur arasında fiziksel temas olması şart değildir. Ayrıca duygusal istismarda fiziksel bir iz olmaması istismarın gerçek olmadığı ya da bir suç olmadığı anlamına gelmez.

Sonuç olarak çocuğun örtük bir şekilde maruz kaldığı duygusal istismarın ilerleyen dönem etkilerine bakıldığında ruh sağlığını olumsuz etkilediği açıkça görülebilir. İlerleyen dönemde çocuğun sağlıklı ilişkiler oluşturma ve sürdürme becerisini azaltmaktadır. İnsanların kendisini doğru anlayıp anlamadığı ve gerçekten sevip sevmedikleri konusunda endişelenirler. Bu endişe onların sosyal ilişkilerinden geri çekilmelerine sebep olabilir. Böylece sınırlı bir sosyal ve duygusal repertuvar geliştiren mağdurlar yaşamları boyunca kişiler arası ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen duygusal sınırlılıklara ve toplumsal soyutlanmalara sahip olabilirler.

Çocukluk çağında karşılaşılan duygusal istismarın en çok sebep olduğu psikopatolojilerden birisi Travma Sonrası Stres Bozukluğu olduğu söylenebilir. Ayrıca yapılan çalışmalarla yaşam boyu devam eden depresyon atakalarında çocukluk dönemi duygusal istismarın önemli ölçüde etkenleri olduğu tespit edilmiştir. Yapılan birçok çalışma duygusal istismarın madde kullanımı, intihar eğilimi, depresyon, suçluluk duygusu gibi birçok probleme neden olduğunu saptamıştır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.