Yüksekova’ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Ortaç (Bawenîs) köyünde yaşayan 14 yaşındaki ikiz kardeşler İsa ve Musa Karaköm, zorlu yaşam koşullarına rağmen girdikleri Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında başarılı olarak Yüksekova Fen Lisesi’ni kazandı.
5 kişilik Karaköm ailesinin yaşadığı ev, eski köy muhtarı ve çevre köylerdeki vatandaşların desteğiyle yapılmaya başlandı ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle tamamlanamadı. Tek oda, mutfak, lavabo ve banyonun bulunduğu evin diğer bölümü yarım kalırken çatısı da yapılamadı. Çatısı olmayan evin bazı bölümleri poşet ve çadırla kapatılmış durumda. Tabanı betonlanmayan evde çakıl taşları bulunurken, kullanılabilir durumdaki beyaz eşyaların da bulunmadığı evde yalnızca bozuk bir buzdolabı ve fırın bulunuyor.
Ailenin bütün bireyleri aynı yaşam alanında yatıp kalkıyor, yemeklerini burada yiyor. İkiz kardeşler de LGS’ye hazırlanırken kendilerine ait bir oda ve çalışma masası olmadan, evin bir köşesine çekilerek ya da yerde oturarak ders çalıştı. Sınav döneminde günde yaklaşık 5-6 saat çalışan İsa 410, Musa ise 395 puan aldı ve iki kardeş de Yüksekova Fen Lisesi’ne yerleşti.
“Durumumuz zaten kötüydü ama biz okumak istiyorduk”
İsa Karaköm, sınava hazırlandıkları dönemde yaşadıkları koşulları, “Tek gözlü evde 5 nüfus aynı yerde yatıp kalkıyorduk. Bazen çok ses oluyordu, biz de bir köşeye çekilip ders çalışıyorduk. Masa olmadan yerde çalışıyorduk. Günde 5-6 saat çalıştık ve Fen Lisesi’ni kazandık. Durumumuz zaten kötüydü ama biz okumak istiyorduk” sözleriyle anlattı.
Evlerinin kış aylarında daha da zor hale geldiğini belirten İsa, “Tek gözlü bir odamız var. Bir tane daha oda yapılmamış, imkânlardan dolayı tamamlanamamış. Mutfağımız var ama çatımız yok. Kış döneminde bazen su damlıyor, çalışamıyoruz. Çok soğuk oluyor” dedi.
İlkokuldan itibaren birlikte eğitim gören kardeşler, 7’nci sınıfa kadar Ortaç köyünde okudu. 8’inci sınıfta ise Suüstü Ortaokulu’na devam ederek LGS’ye burada hazırlandı. İsa, sınava hazırlanma sürecinde okulda gördüğü desteğin de kendisi için önemli olduğunu belirterek, “Bu sene hocalarım bana çok fazla destek veriyordu. İyi bir yere gelmemi istiyorlardı. Ben de elimden geldiğince çalıştım. Buraya gelmemde onların da emeği oldu. Tüm hocalarıma teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Fen Lisesi’ni kazanmasının ardından hedefini de belirleyen İsa, “Bundan sonra daha çok çalışıp yazılım mühendisi olmak istiyorum. İyi bir eğitim alıp kendi hedefime ulaşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
İkiz kardeşi Musa Karaköm ise eğitim hedefinin yanı sıra doğuştan gelen kalp rahatsızlığı nedeniyle düzenli sağlık kontrollerinden geçiyor. Çocukluğunda İstanbul’da iki kez anjiyo olduğunu anlatan Musa, “Ben küçükken İstanbul’daydım, kalbimden iki defa anjiyo oldum. Geçen aylarda da İstanbul’a kontrol için gittim. Sürekli kontrole gidiyorum. Üç ayda bir Van’a gidiyorum. Babam beni götürüyor. Durumumuz iyi değil ama babam sağlığımı düşünüp beni kontrollere götürmeye çalışıyor” dedi.
“Tıp okumak istememin nedeni hastalığım”
Sağlık sorunlarına rağmen eğitim hedefinden vazgeçmediğini belirten Musa, Fen Lisesi’ni kazanmasının ardından tıp fakültesini hedeflediğini söyledi. Musa, “Bundan sonraki süreçte daha çok çalışıp tıp kazanmak istiyorum. Zaten sürekli doktorlardayım. Kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum. Tıp okumak istememin nedeni hastalığım. Doktorların ne yaptığını, hastalıklarla nasıl ilgilendiklerini görüyorum. Ben de bu alanda ilerlemek istiyorum” dedi.
“Tek istediğimiz okuyabilmek”
Musa, eğitim hayatını sürdürebilmek için destek beklediklerini de belirterek, “Durumumuz ortada. Ben okumak istiyorum. Fen Lisesi’ni kazandık ama bundan sonraki süreçte de masraflarımız olacak. Yetkili kişilerden ve bize destek olabilecek insanlardan yardım bekliyorum. Tek istediğimiz okuyabilmek” diye konuştu.
“Kendim için değil, çocuklarım okusun diye destek istiyorum”
İkizlerin babası 43 yaşındaki Özhan Karaköm ise çocuklarının başarısının kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu söyledi. Ancak ailenin ekonomik sorunlarının yanı sıra kendi sağlık problemleri nedeniyle de zor bir dönemden geçtiğini belirten Karaköm, yaklaşık bir yıldır çalışamadığını ifade etti.
Zehirli guatrının bulunduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyleyen Karaköm, bel fıtığı rahatsızlığının da bulunduğunu belirterek, “Normalde şu anda ameliyat olmam gerekiyordu ama gidemedim. Yaklaşık bir senedir herhangi bir işe de gidemedim. Hem kendi hastalığım var hem de çocuklarımın sağlık sorunlarıyla ilgileniyorum. Musa’nın da iki ay sonra İstanbul’a gitmesi gerekiyor. Doktorun verdiği rapor var ama bu şartlarda onu götürmek de kolay değil” dedi.
" Tek gözlü odada 5 nüfus kaldık"
Çocuklarının LGS sürecinde büyük bir hedef belirlediğini anlatan Karaköm, “İkisi de Fen Lisesi’ni kazanacaklarını söylüyordu. Aralarında 5-10 puan farkla kazandılar. Tek gözlü odada 5 nüfus kaldık. Yeri geldi çok zorlandık ama çocuklar yaz boyunca çalıştı. Hep ‘Fen Lisesi’ne gideceğiz’ diyorlardı. Allah’ıma şükür, ikisi de kazandı. Onların bir hedefi vardı, o hedefe ulaşmaları beni çok mutlu etti” diye konuştu.
Karaköm, evin de çevredeki insanların desteğiyle yapılmaya başlandığını ancak tamamlanamadığını anlattı. “Bu evi eski muhtar ve çevre köylerdeki vatandaşların yardımlarıyla yaptık. Bir göz oda var, lavabo var, mutfak var ama diğer taraf tamamlanmadı. Çatısı yok. Gördüğünüz gibi bir tarafını çadırla kapattık. İmkânımız olmadığı için evi bitiremedik” diyen Karaköm, özellikle kış aylarında yaşamın daha da zorlaştığını söyledi.
"Çocuklar bu şartlarda ders çalıştı"
“Kışın çok zor oluyor. Evin birçok tarafı açık. İstediğiniz kadar sobayı yakın, yine de ısınmıyor. Çocuklar bu şartlarda ders çalıştı. Aynı yerde yatıp kalktılar, yemeklerini burada yediler. Masa yoktu, yerde çalıştılar ama yine de hedeflerinden vazgeçmediler” ifadelerini kullanan Karaköm, çocuklarının eğitim konusunda istekli olmasının kendisine de güç verdiğini belirtti.
Çocuklarının Fen Lisesi’ni kazanmasının ardından yeni eğitim döneminde ulaşım ve diğer ihtiyaçların aile için ayrı bir yük oluşturacağını belirten Karaköm, pansiyonda kalabilecekleri ancak ulaşım konusunda kendi imkânlarıyla çözüm bulmaları gerektiğinin kendilerine bildirildiğini söyledi.
Karaköm, “Çocuklarımın okumaya çok hevesi var. Onların hevesi bana da geçti. Bütün umutlarım çocuklarım. Ben kendim için bir şey istemiyorum. Çocuklarım okusun, eğitimlerini tamamlasın istiyorum. Çocuklarımın eğitim durumu için yetkililerden ve hayırseverlerden destek talep ediyorum. Kendim için değil, çocuklarım okusun diye destek istiyorum” dedi.
Aile iletişim numarası: 0544 379 43 06