Yüksekova Yeni Mahalle Milli Egemenlik Caddesi üzerinde bulunan Halk Eğitim Merkezi’nde açılan el sanatları atölyesindeki Şiş Örücülüğü Kursu, kadınların ilgisiyle sürüyor. Kurs, katılımcılara hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı sunuyor hem de üretim yoluyla ekonomik katkı sağlamalarına imkan tanıyor.
Kurs hakkında bilgi veren usta öğretici Perihan Sarı, dekoratif sanatlar öğretmenliği eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamladığını ve yaklaşık beş yıldır öğretmenlik yaptığını belirterek, bir yıldır Yüksekova Halk Eğitim Merkezi’nde görev yaptığını söyledi.
“Kurslara gelenler hem sosyal açıdan güçleniyor hem de kendilerini geliştiriyor”
Şiş örücülüğünün yanı sıra takı tasarımı ve çeşitli el sanatları alanlarında da eğitim verdiğini belirten Sarı, “Buraya gelen kursiyerler sadece zaman geçirmek için değil; bir hobi edinmek, meslek öğrenmek ve üretmek için geliyor. El sanatlarının insan psikolojisine iyi gelen, rahatlatıcı bir yönü var. Bu yüzden kurslara gelenler hem sosyal açıdan güçleniyor hem de kendilerini geliştiriyor” dedi.
Kursların genellikle 12 kişilik gruplar halinde yürütüldüğünü aktaran Sarı, haftanın beş günü günde altı saat eğitim verildiğini söyledi. Yaş aralığının ise oldukça geniş olduğunu belirten Sarı, 15 yaşından 60 yaşına kadar kadınların kurslara katılabildiğini dile getirdi.
“Şiş örücülüğü ölmeyen bir meslek”
Şiş örücülüğünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Sarı, bu sanatın günümüzde yeniden değer kazanmaya başladığını belirtti. Sarı, “Eskiden çok yaygın olan bu meslek zamanla azalmaya başlamıştı. Ancak son yıllarda el emeğine ilgi yeniden arttı. Şiş örücülüğü ölmeyen bir meslek; geçmişten bugüne gelen ve her dönemde karşılık bulan bir sanat” diye konuştu.
Kurs kapsamında bebek, yelek, hırka, şal, bere gibi birçok ürün üretildiğini söyleyen Sarı, özellikle el yapımı oyuncak bebeklere talebin yüksek olduğunu ifade etti.
“Ürünler dijital ortamlarda ve yıl sonu sergilerinde satılabiliyor”
Kursiyerlerin ürettikleri ürünleri satışa da sunabildiğini belirten Sarı, “El emeği bebekler ve tasarım ürünler dijital ortamlarda ve yıl sonu sergilerinde satılabiliyor. Bu da kursiyerlerin aile bütçesine katkı sağlamasına yardımcı oluyor. Ürünlerin fiyatları emeğe ve büyüklüğe göre değişiyor. Örneğin el yapımı bebekler birkaç yüz liradan başlayıp daha yüksek fiyatlara çıkabiliyor” dedi.
Malzeme temininin genellikle kursiyerler tarafından sağlandığını, Yüksekova’da tuhafiyelerde gerekli iplik ve araçların kolaylıkla bulunabildiğini aktaran Sarı, bu durumun üretimi kolaylaştırdığını belirtti.
Sertifika istihdam yolunu açabiliyor
Kurs sonunda verilen belgelerin önemli olduğunu vurgulayan Sarı, “Kursiyerler saatlerini tamamladıklarında sertifika alıyor. Bu sertifikalar sayesinde usta öğretici olabilirler ya da kendi işlerini kurma yoluna gidebilirler. Tuhafiye açmak, el emeği ürün satmak gibi imkanlar oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.