Yüksekova’da Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kilim ve halı dokuma kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden gün yüzüne çıkarırken, kadınlara hem üretim hem de gelir imkânı sunuyor. Sosyal olanakların sınırlı, iş imkânlarının kısıtlı olduğu Yüksekova’da açılan kurslar, özellikle kadınlar için önemli bir dayanışma ve üretim alanı oluşturuyor. Kursa katılan kadınlar, ahşap tezgâhların başında yöresel motifleri ilmek ilmek dokuyarak hem geleneksel sanatları öğreniyor hem de ürettikleri ürünlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor.
“Yüksekova’ya ait motifleri dokuyoruz”
Kursun usta öğreticisi Arife Gemicioğlu, geleneksel el sanatları lisans mezunu olduğunu ve 13 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde görev yaptığını belirtti. Kursta yöresel kilim dokumacılığına ağırlık verdiklerini ifade eden Gemicioğlu, “Kendi el sanatımızı yaşatmaya çalışıyoruz. Yüksekova’ya ait motifleri dokuyoruz. Aynı zamanda sipariş üzerine de üretim yapıyoruz” dedi.
Kilim dokumanın yanı sıra farklı ürünler de ürettiklerini belirten Gemicioğlu, “Kemer, kilim ve yelek dokuyoruz. Ayrıca tablo ve kapı süsleri gibi ürünler de hazırlıyoruz. Ürünlerin tamamı yöresel motiflerden oluşuyor” diye konuştu.
“Gülgever, Gulsariya ve Lüleper gibi motiflerimiz var”
Yüksekova’ya özgü motifler hakkında da bilgi veren Gemicioğlu, “Gülgever, Gulsariya ve Lüleper gibi motiflerimiz var. Gülgever, Yüksekova yaylalarında yetişen bir bitkinin ismidir. Gulsariya ise Türkiye genelinde ‘eli belinde’ olarak bilinir ancak biz yörede ‘sariya’ adını kullanıyoruz,” ifadelerini kullandı.
“Büyük kilimler üç-dört ayda tamamlanıyor”
Bir kilimin yapım süresinin ölçü ve motiflere göre değiştiğini vurgulayan Gemicioğlu, “Büyük kilimler üç-dört ayda tamamlanıyor. Küçük kilimler yaklaşık bir ayda bitiyor. Sipariş üzerine yapılan kemerler ise iki haftada dokunabiliyor” dedi.
Kursa katılan kadınların büyük bir istekle çalıştığını belirten Gemicioğlu, kilim dokumanın psikolojik açıdan da olumlu etkileri olduğunu dile getirerek, “Kadınlar buraya severek geliyor. Kilim dokumak insanın ruhunu rahatlatan bir sanat. Hem öğreniyorlar hem de kendilerinden bir şey katıyorlar” şeklinde konuştu.
“Hem maddi hem manevi olarak güçleniyorlar”
Ürünlerin satışından gelir elde edildiğini ifade eden Gemicioğlu, “Az da olsa bir kazanç sağlıyorlar. Evde boş vakit geçirmek yerine burada üretmek onlara çok iyi geliyor. Hem maddi hem manevi olarak güçleniyorlar” dedi.
Bu sanatın kadınlar için uzun vadede önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Gemicioğlu, “Bu iş altın bilezik gibi. Öğrendikleri bu sanatı ileride kendi yararlarına kullanabilirler. Biz de insanlara katkı sunabildiğimiz için mutluyuz” ifadelerini kullandı.