Yüksekova Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile Yüksekova Kadın Kent Hazırlık Koordinasyonu tarafından hazırlanan “Ber Bi Bajarên Jinan Ve / Kadın Kentlerine Doğru” deklarasyonu, Avaşin Parkı’nda düzenlenen programla kamuoyuna açıklandı.
Programa Güneydoğu Anadolu Bölgeler Belediyeler Birliği (GABB) Eşbaşkanı ve yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, DEM Parti Van Milletvekili ve Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanı Şadiye Kırmızıgül, DBP İlçe Örgütü, DEM Parti İl ve İlçe Örgütü, TUHAYDER, TJA, KESK, DİSK, İHD, ÖHD, Hakkari Barosu, Esnaf ve Sanatkârlar Odası, TMMOB, YUKADER, Esendere Kadın Aile Birimi, ZİMANGEH-DER temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.
“Gever’i kadın kenti ilan ediyoruz”
Programda konuşan GABB Eşbaşkanı ve yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Yüksekova’nın kadın kenti ilan edilmesinin tarihi bir adım olduğunu belirterek, “Bugün ‘Kadın Kentlerine Doğru’ şiarıyla bir araya geldik ve Gever’i kadın kenti ilan ediyoruz. Tarihi bir süreçten geçiyoruz ve bu süreç biz kadınların omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu sorumlulukla kentimizi kadınların emeği, sözü ve iradesiyle yeniden inşa edeceğiz” dedi.
“Kadınlar meydanlara çıkarak kentlerine sahip çıktı”
Yüksekovalı kadınların hiçbir zaman dilinden, kültüründen ve kimliğinden vazgeçmediğini belirten Şedal, “En zor dönemlerde kadınlar meydanlara çıkarak kentlerine sahip çıktı. Bugün de kadınların iradesiyle özgür ve eşit bir yaşamı birlikte kuracağımızı ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet, yoksulluk ve asimilasyon politikalarına değinen Şedal, “Bize dayatılan yaşamı kabul etmiyoruz. Kendi sözümüz ve irademizle yeni bir yaşam kuracağız. Erkek şiddetine, yoksulluğa ve kadınları hedef alan politikalara karşı mücadelemizi birlikte büyüteceğiz” diye konuştu.
“Her sokağı kadınlar için daha özgür ve güvenli hale getireceğiz”
Kadın kentinin yalnızca belediyelerin değil toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Şedal, “Barış annelerinden genç kadınlara, sivil toplum kuruluşlarından insan hakları savunucularına kadar herkes bu sürecin parçasıdır. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez. Bu nedenle kentimizi birlikte yönetecek, her sokağı kadınlar için daha özgür ve güvenli hale getireceğiz” dedi.
“Toplumun tüm kesimleri bu sürecin parçasıdır”
DEM Parti Van Milletvekili ve Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise kadınların yerel yönetimlerde yürüttüğü mücadelenin uzun yıllara dayandığını belirterek, bu çalışmaların büyük emeklerle bugünlere geldiğini söyledi. Kaçmaz Sayyiğit, “Bugün burada kadın emeğiyle ortaya çıkan bir çalışmayı konuşabiliyorsak bunda yıllardır mücadele eden, bugün de hapishanelerde bulunan arkadaşlarımızın önemli katkısı vardır. Onların emeğini hiçbir zaman unutmayacağız” dedi.
Türkiye’de yürütülen sürece de değinen Kaçmaz Sayyiğit, “Kadınlar her zaman barışın, eşitliğin ve demokratik çözümün öncüsü olmuştur. Yerel yönetimlerde kadınların öncülüğünü büyütmek, kentleri kadınların aklı ve emeğiyle yeniden kurmak en önemli hedeflerimizden biridir” ifadelerini kullandı.
Yerel yönetimlerin yalnızca belediyelerin sorumluluğu olmadığını belirten Kaçmaz Sayyiğit, “Toplumun tüm kesimleri bu sürecin parçasıdır. En büyük harcımız kadınların birliği, ortak duruşu ve dayanışmasıdır. Bu birlik güçlendikçe kentler de güçlenecektir” diye konuştu.
“Bu deklarasyon, Gever’in kadınlarla yeniden inşa edilmesinin sözüdür”
Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanı Şadiye Kırmızıgül ise hazırlanan deklarasyonun uzun süren saha çalışmaları ve kadınlarla yapılan görüşmeler sonucunda oluşturulduğunu belirtti. Kırmızıgül, “Bu deklarasyon, Gever’in kadınlarla yeniden inşa edilmesinin sözüdür. Kadın kentleri dediğimizde yalnızca fiziksel mekânları değil, toplumsal ilişkileri, ortak yaşamı ve kadın emeğini esas alan yeni bir yaşam modelini ifade ediyoruz” dedi.
“Kadınların talepleri bu deklarasyonun ve yol haritamızın temelini oluşturdu”
Yaklaşık bir yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında siyasi partilerden kadın örgütlerine, sendikalardan meslek odalarına kadar birçok kurumla görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Kırmızıgül, “Altı merkez mahalle ve bağlı köylerde yürüttüğümüz saha çalışmalarında bin 317 kadına ulaştık. Kadınların talepleri bu deklarasyonun ve yol haritamızın temelini oluşturdu” ifadelerini kullandı. Kentte kadınların en çok altyapı, yol, su, ulaşım, sosyal yaşam alanları, kadın merkezleri, istihdam, kreş ve güvenlik konularını gündeme getirdiğini aktaran Kırmızıgül, “Kadın yaşam merkezleri kuracağız, kadın istihdamını artıracak projeler geliştireceğiz, kooperatifleri destekleyeceğiz, kreşleri yaygınlaştıracağız, sosyal ve kültürel yaşam alanlarını artıracağız. Kadına yönelik şiddeti yalnızca aile içinde değil, yaşamın her alanında mücadele edilmesi gereken yapısal bir sorun olarak görüyoruz” dedi.
Kadın meclisleri, kadın dayanışma merkezleri ve kadın odaklı yerel yönetim anlayışını güçlendireceklerini ifade eden Kırmızıgül, “Kadınların söz sahibi olduğu, eşit, özgür, güvenli ve katılımcı bir kent modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bu deklarasyon, Gever’i kadınların aklı, emeği, hafızası ve dayanışmasıyla birlikte yeniden kurma iradesidir” diye konuştu.
Konuşmaların ardından “Kadın Kentlerine Doğru” deklarasyonu okunarak kamuoyuna ilan edildi. Program, katılımcıların halay çekmesi, şarkılar söylemesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.