Yüksekova ilçesinde yıllardır ağır yük taşıyarak ailelerini geçindirmeye çalışan işçiler, özellikle kış aylarında daha da ağırlaşan koşullar altında ekmek mücadelesi veriyor. Yaz aylarında inşaatlarda çimento ve demir taşıyan emekçiler, kışın ise kömür ve cüruf yükleyip boşaltarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor.
“Yazın çimento taşıyorum, kışın kömür ve cüruf taşıyorum”
45 yaşındaki Cihat Es, 18 yaşından bu yana bu işi yaptığını söyledi. Üç çocuğunu okuttuğunu belirten Cihat Es, “Yazın çimento taşıyorum, kışın kömür ve cüruf taşıyorum. Kazancı zarardan başka bir şey değil. Taşıdığımız yükler çok ağır. Sonra sırt ağrısı, fıtık oluyoruz. Bu işi yapanların çoğunda bel fıtığı var” dedi.
“Tozun, dumanın içinde çalışıyoruz”
Özellikle Ramazan ayında çalışmanın daha da zorlaştığını ifade eden Es, “Aç ve susuz bir şekilde çalışıyoruz. Çok ağır bir iş. Bazen çok katlı bodrumlardan bu torbaları çıkarmak zorunda kalıyoruz. Tozun, dumanın içinde çalışıyoruz. Mecburuz. Şehir dışına da çıkamıyoruz; aile burada, çocuklar burada okuyor” diye konuştu.
“Kim çağırırsa oraya gideriz”
40 yaşındaki Arafat Erksiz ise yıllardır aynı işi yaptığını belirterek, köyünden çıkarıldıktan sonra düzenli bir iş bulamadığını söyledi. Dört çocuğunu bu şekilde geçindirdiğini dile getiren Erksiz, “Uzun zamandır bu işi yapıyorum. Bahar ve yaz aylarında çimento, demir ve daha ağır malzemeler taşıyoruz ama o da kısa sürüyor. Bizim burada kış erken başlar. Kim çağırırsa oraya gideriz” dedi.
“Ya bu işi yapacağız ya da gidip dileneceğiz”
İlkbaharda dağlara çıkıp pancar topladıklarını, kışın ise iş bulmanın daha da zorlaştığını anlatan Erksiz, “Kışın ya bir iki kalorifer yakarız ya da ekstra kömür ve cüruf taşırız. Bazen o kadar ağır kaldırıyoruz ki 20 gün sırt ağrısı çekiyorum, yataktan kalkamıyorum. Hepimizde bel ağrısı, fıtık var. Ya bu işi yapacağız ya da gidip dileneceğiz. Allah kuvvet verdiği kadar çalışacağız” ifadelerini kullandı.