Yüksekova’nın Anadolu Caddesi üzerinde ağabeyiyle birlikte sobacılık yapan Nasır Dere, elektrikli ekmek saclarına (Sêl) olan ilginin her geçen yıl arttığını söyledi. Mesleğe başlama sürecini anlatan Dere, “Ben Yüksekovalıyım. Bu işe iki yıl önce başladım, ağabeyim ise yaklaşık on iki yıldır bu mesleğin içinde. Şu an birlikte çalışıyoruz. Ağabeyimin alanı soba üretimi, benim alanım ise ekmek pişirme sacları yani bizim ‘sêl’ dediğimiz ürünler ile semaverler” dedi.
"Kış aylarında tandıra gitmek zor oluyor"
Elektrikli tandırların kullanım alanına değinen Dere, ürünlerin sadece ekmek için değil farklı yemekler için de tercih edildiğini belirterek, “Bu ürünlerde sadece ekmek değil; pide, lahmacun, pizza pişiriliyor. Et pişirenler bile var ve gayet güzel oluyor. Fişe takıyorsunuz, kısa sürede ısınıyor ve ekmeğinizi rahatça pişirebiliyorsunuz. Özellikle kış aylarında tandıra gitmek zor oluyor. Kimse annesini, eşini bu soğukta tandıra göndermek istemiyor” ifadelerini kullandı.
Elektrikli tandırlara olan talebin yalnızca Yüksekova ile sınırlı kalmadığını ifade eden Dere, Türkiye’nin birçok iline ürün gönderdiklerini belirterek, “Bu sene önceki yıllara göre talep daha fazla. Özellikle Adana, İzmir, Ankara, İstanbul ve Bursa’dan yoğun istek alıyoruz. Van ve Şemdinli’ye de çok gönderiyoruz. Ayda her şehre ortalama 20–30 tane gönderiyoruz. İnsanlar memnun kaldığı için tekrar istiyorlar, bu da bizim geçim kaynağımız oluyor” dedi.
"Bu ürünler daha kolay ve güvenli"
Yüksekova’daki ilginin de artmaya başladığını belirten Dere, “Eskiden tandırın yeri başkaydı, hâlâ da öyledir. Ama bu ürünler daha kolay ve güvenli. Elektrik biraz yüksek gelebiliyor ama onun dışında çok büyük bir masrafı yok. Ayrıca ciddi bir risk de taşımıyor” diye konuştu.
“Elektrik çarpma riski yok denecek kadar az”
Ürünlerin güvenliği hakkında da bilgi veren Nasır Dere, özellikle topraklama sistemine dikkat çekerek, “Bunların arka kısmında topraklama sistemi var. Elektrik kaçağı olduğunda akım direkt toprağa gidiyor. Yani elektrik çarpma riski yok denecek kadar az. Bu yüzden bu ürünler sağlık ve güvenlik açısından gayet sağlıklı” diye aktardı.
Geleneksel tandırın riskleri hatırlatıldı
Geleneksel tandırın ciddi riskler taşıdığını söyleyen Dere, geçmişte yaşanan acı olaylara da değinerek, “Daha önce Yüksekova’da tandıra düşüp hayatını kaybeden insanlar oldu. Bunun dışında dumanı var. O duman ister istemez insanı etkiliyor. Astım, solunum yolu ve ‘koah’ diye bilinen hastalıklar bölgede çok yaygın. Bunları hep yaşadık, herkes de bilir” ifadelerini kullandı.
Fiyat ve üretim süreci
Üretim aşamasını da anlatan Dere, malzemelerin farklı şehirlerden temin edildiğini belirterek, “Çeliği Kahramanmaraş’tan alıyoruz, iç kısım İstanbul’dan geliyor. Kabloları da İstanbul’dan temin ediyoruz. Kablomuz üç çarpı iki buçuk ve topraklıdır. Yapımı yaklaşık bir saat sürüyor çünkü parça parça, hepsini tek tek birleştiriyoruz” şeklinde konuştu.
Ürünlerin iki çeşit olduğunu belirten Dere, “Birisi sabit tepsili, diğeri ise tepsisi iki tarafa dönebilen model. İki modelin fiyatı aynı. Şu an 1.900 TL’den satıyoruz. Maliyeti bize 1.600–1.700 TL civarında. Bize kalan pay çok yüksek değil” dedi.
Vatandaşlar memnun
Elektrikli tandır satın almaya gelen Suat Aydın ise ürünü daha önce kullandıklarını belirterek, “Biz daha önce kendi evimiz için almıştık. Annelerimiz tandırdan çok çekti; hem dumandan hem de hastalıklardan. Biz evde kullanıyoruz ve gayet memnunuz. Şimdi komşumuz için almaya geldik. Tandırın yerini tamamen almaz ama sağlık açısından çok daha iyi. Özellikle bu dönemin kadınları için çok ideal bir ürün” şeklinde aktardı.