Yüksekova’da yerleşim alanlarının arasından geçen Büyükçay Deresi’nde biriken atıklar, çevre kirliliğini yeniden gündeme getirdi. Dere yatağına rastgele bırakılan plastikler, poşetler ve çeşitli çöpler, çevrenin görünümünü olumsuz etkilerken bitkilerin yoğunlaştığı bölümlerde atıkların birikmesi de dikkat çekiyor.
Dereye atılan çöpler yalnızca görüntü kirliliğiyle sınırlı kalmıyor. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte biriken atıkların çevreye kötü koku yaydığı, bazı noktalarda ise böceklenmenin görüldüğü belirtiliyor.
Çevreyi korumak ortak sorumluluk
Daha önce temizlik çalışmaları yapılan Büyükçay Deresi’nde atıkların yeniden birikmesi, çevrenin korunmasında bireysel sorumluluğun önemini de gündeme getiriyor. Dere yatağına atılan her çöp, yalnızca suyun geçtiği alanı değil, derenin çevresinde yaşayan insanları ve doğal yaşamı da etkiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yüksekova sakinlerinden Mehmet Kaya, dereye çöp atılmasının hem doğaya hem de ilçe sakinlerinin yaşam alanlarına zarar verdiğini belirterek, “Çevremizi temiz tutmak sadece belediyenin ya da temizlik ekiplerinin görevi değil. Herkes yaşadığı yere karşı sorumluluk taşımalı. Bir kişi çöpünü dereye attığında bunun etkisi sadece o noktada kalmıyor; kötü kokuya, kirliliğe ve çevre sorunlarına neden oluyor. Temizlenen yerlerin yeniden kirletilmesi yerine, hepimizin bu alanları koruması gerekiyor. Çocuklarımıza temiz bir çevre bırakmak istiyorsak önce kendi davranışlarımızı değiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Kaya, Büyükçay Deresi’nin korunması için vatandaşların çöplerini uygun alanlara bırakması, çevre kirliliğine neden olan davranışlardan kaçınması ve denetimlerin sürdürülmesi gerektiği vurguladı. Derenin temiz kalmasının, yalnızca belirli dönemlerde yapılan çalışmalarla değil, toplumsal duyarlılık ve ortak sorumluluk anlayışıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.