Vekil Parlak: “Hakkari’nin üçte ikisi maden sahasına açıldı, halk bundan faydalanamıyor”

DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, Hakkari’nin maden sahaları, işsizlik, intiharlar ve yönetim sorunlarına dikkat çekerek ortak mücadele çağrısı yaptı.

DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, Hakkari Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşmada, kentin yıllardır devam eden sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parlak, Hakkari’nin sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını belirterek, sivil toplum kuruluşları, seçilmişler ve kentteki tüm dinamiklerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Kentte yaşanan sorunların toplumsal bir krize dönüştüğünü ifade eden Parlak, “Bu tepki ve bu ses parçalı olduğu sürece bunun bedelini dışarıda halkımız ödüyor. Nasıl ki bu toplantıya başladık, akşama kadar sıcaktan nefessiz kaldık; işte dışarıdaki toplumsal krizler nedeniyle de halkımız nefes alamaz duruma gelmiş durumda. Bu kentin nefes almaya ve daha yaşanılabilir bir kent haline getirilmeye ihtiyacı var” dedi.

Parlak, bu noktada temel sorumluluğun kentteki sivil toplum örgütleri, seçilmişler ve demokratik kitle örgütlerinde olduğunu belirterek, sorunların çözümü için daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Hakkari’nin sorunlarının tarihsel ve siyasal bağlamından koparılarak ele alınamayacağını ifade eden Parlak, yaşanan problemlerin uzun yılların birikimi olduğunu savundu.

“Parçalı mücadeleyle toplumsal sorunlar çözülemez”

Kentte çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve toplumsal dinamiğin bulunduğunu belirten Parlak, ortak hareket edilmediği sürece etkili sonuç alınamayacağını söyledi. Parlak, “Yereldeki bütün toplumsal dinamiklere sınır çizilmiş durumda. Bu sınırlar aşılmadığı, daha etkili bir mücadele ve eylem planı oluşturulmadığı sürece toplumsal sorunlara çözüm üretmek mümkün değildir” diye konuştu.

Kentte yaşayanların kendi sorunlarına sahip çıkması gerektiğini belirten Parlak, “Bu kentin sahipleri bugün burada bulunanlardır. Biz dışarıdan birilerinin gelip bu kente sahip çıkmasını bekleyemeyiz. Hem sahip çıkmayacağız hem de sahipsiz diyeceğiz; bu kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.

“İntiharlar toplumsal bir kriz olarak ele alınmalı”

Konuşmasının önemli bölümünü Hakkari’de son dönemde yaşanan intihar vakalarına ayıran Parlak, konunun yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Yerel basının intihar haberlerinde kullandığı dile dikkat edilmesi gerektiğini belirten Parlak, “İntiharlara ilişkin haberlerde kullanılan dile dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı durumlarda verilen haberler bir sonraki vakayı tetikleyebiliyor” dedi.

Parlak, Meclis’te de bu konuda değerlendirmeler yaptıklarını belirterek, “Acaba bu sorunu daha etkili dile getirelim mi, getirmeyelim mi diye kaygılı yaklaşımlarımız oldu. Çünkü ne kadar gündem yaparsak, o kadar bu gündemin etkisinde kalan insanlar olabiliyor” ifadelerini kullandı.

Kentte yaşanan ekonomik sorunların ve toplumsal travmaların ağır bir tablo oluşturduğunu belirten Parlak, “İşsizlik, yoksulluk, eve ekmek götürememe, dayanışmanın zayıflaması gibi birçok etken bir araya geldiğinde ortaya çıkan tabloyu hepimiz görüyoruz” dedi.

“İntiharı önleme çalışmalarında sivil toplum sürece dahil edilmeli”

Parlak, 2023 yılında valilik tarafından intiharları önlemeye yönelik kurul ve eylem planı oluşturulduğunun açıklandığını hatırlattı. Ancak bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının yeterince yer almadığını savunan Parlak, “Bize intiharı önleme kurulumuz ve eylem planımız olduğu söylendi. Bu çalışmaların yereldeki bütün toplumsal dinamiklerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütüldüğü ifade edildi. Ben bugün bu salonda soruyorum; o kurulda yer alan bir sivil toplum örgütü var mı? Uzun zamandır soruyorum, yer alan bir kuruma denk gelemedim” diye konuştu.

Hazırlanan raporların sahadaki gerçekliği yansıtmadığını savunan Parlak, “Birçok rapor hazırlanıyor, bakanlıklara gönderiliyor. Sanki intiharları önlemeye yönelik çalışma varmış gibi gösteriliyor. Ancak sahada etkili, toplumsal farkındalık yaratacak çalışmaların yürütülmesi gerekiyor” dedi.

“Hakkari’de ciddi bir yönetim krizi yaşanıyor”

Kamu kurumlarının kentteki sorunlara yaklaşımını eleştiren Parlak, Hakkari’de ciddi bir yönetim sorunu bulunduğunu ileri sürdü. Parlak, “Hakkari’de resmi kurumlara ilişkin ciddi bir yönetim krizi var. Bu hafife alınacak bir durum değil. Eğer etkili mücadele etmezsek yarın çok daha ağır krizlerle karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

Deprem riskine dikkat çeken Parlak, “11 kentte yaşanan depremde nasıl bir tablo ortaya çıktığını gördük. Hakkari’nin yanında bir sıfır koyun; bir yol kapandığında günlerce açılamıyor. Olası bir depremde nasıl ağır bir tabloyla karşılaşacağımızı düşünmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Madencilik faaliyetleri kent ve doğa açısından tartışılmalı”

Parlak, Hakkari’deki madencilik faaliyetleri ve doğa tahribatı konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Kent topraklarının önemli bölümünün maden sahalarına açıldığını savunan Parlak, “Hakkari’nin üçte ikisi maden sahasına açılmış durumda. Yer altı kaynakları çıkarılıyor ancak bu kentte yaşayan insanlar bundan yeterince faydalanamıyor. Bugüne kadar madenden elde edilen gelirlerle 500 kişilik bir fabrikanın açıldığını gördünüz mü? Buradaki gelir başka yerlere aktarılırken, Hakkari’de işsizlik ve yoksulluk devam ediyor” dedi.

“Doğayı korumadan turizmi geliştiremeyiz”

Hakkari’nin doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Parlak, madencilik faaliyetleri ile turizm politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Parlak, “Bir taraftan turistler gelecek, bir taraftan iş makineleri doğayı tahrip edecek. Bu nasıl bir çelişkidir? Hakkari’nin doğasına zarar vermeden turizme açılması gerekiyor. Bunun mücadelesini de sivil toplum örgütleri birlikte yürütmeli” ifadelerini kullandı.

“Bu çalıştay bir başlangıç olmalı”

Çalıştayın sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Parlak, kalıcı bir mekanizma kurulması çağrısında bulundu. Parlak, “Buradan bir mekanizma kurulmalı. Bu mekanizma bütün toplumsal dinamikleri ziyaret etmeli, sorunları yerinde dinlemeli ve bugün burada çıkan sonuçları raporlaştırmalı. Ancak rapor tek başına yeterli değil; bunun bir yol haritası ve eylem planı olması gerekiyor” dedi.

“Sorunların temelinde eşit yurttaşlık meselesi var”

Konuşmasının sonunda Hakkari’deki sorunların temel nedenlerine değinen Parlak, eşitsizlik ve bölgesel farklılıklara dikkat çekti. Parlak, “Bu sorunların temel kaynağı eşit yurttaşlık meselesidir. Bölgeler arasındaki eşitsizliğin, işsizliğin ve yoksulluğun temelinde bu sorunlar vardır. Hiç kimse yaşananları bağlamından kopararak değerlendirmesin. Çünkü böyle yaptığımızda çözmüş gibi görünürüz ama aslında sorunlar devam eder” dedi.

Parlak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün bir adım attık. Yarın birlikte iki, üç adım daha atabiliriz. Eğer yüz kez bir araya gelmemiz gerekiyorsa bir araya gelmeliyiz. Çünkü birlikte hareket etmekten ve ortak çözüm üretmekten başka bir şansımız yok.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri