Ordu’nun Kabataş ilçesinde yaşayan Şener Eren’in Yüksekova ile tanışması, oğlunun öğretmen olarak ilçeye atanmasının ardından gerçekleşti. Oğlunu ziyaret etmek amacıyla geldiği Yüksekova’nın doğal güzellikleri ve yaylalarından etkilenen Eren, bölgedeki arıcılık faaliyetlerini yakından inceleyerek bu alanda üretim yapmaya karar verdi.
Yaklaşık 35 yıldır arıcılıkla uğraştığını belirten Eren, 2021 yılından bu yana her yıl kış mevsiminin ardından yüzlerce kovanını Yüksekova’ya getirerek Büyükçiftlik beldesine bağlı Yeşilova Mahallesi yaylalarında üretim yapıyor. Bu yıl da 250 kovanla bölgeye gelen Eren, Yüksekova ve Hakkari’de üretilen balın kalite açısından Türkiye’nin önde gelen balları arasında yer aldığını ifade etti.
“Doğasına, yaylalarına ve insanlarına hayran kaldım”
Yüksekova’ya geliş serüvenini anlatan Eren, oğlunun öğretmen olarak atanmasının hayatında yeni bir dönemin kapısını açtığını ifade ederek, “Ordu’nun Kabataş ilçesindenim. Buraya gelişimin bir hikâyesi var. Oğlum öğretmen olarak Yüksekova’ya atanmıştı. Onun sayesinde bu bölgeyi tanıdım. İlk geldiğimde doğasına, yaylalarına ve insanlarına hayran kaldım. Daha sonra burada birçok kişinin arıcılık yaptığını gördüm. Ben de yıllardır arıcılıkla uğraşıyordum ama daha çok üretim yapıp satış gerçekleştiriyordum. Sonrasında neden ben de burada arıcılık yapmayayım diye düşündüm. 2021’den beri düzenli olarak geliyorum. Geçen yıl işlerim nedeniyle gelemedim ancak bu yıl yeniden buradayım. Doğu’nun doğası gerçekten harika. Arıcılık açısından da çok elverişli bir bölge” dedi.
“Yüksekova ve Hakkari balının üzerine bal tanımam”
Bölgedeki bitki örtüsünün ve yaylaların bal kalitesine doğrudan etki ettiğini dile getiren Eren, “Türkiye’nin birçok yerinde bal üretimi yapılıyor ama ben Yüksekova ve Hakkari balının üzerine bal tanımam. Buradaki çiçek çeşitliliği ve doğallık balın aromasına çok farklı bir tat katıyor. Bu bölgenin balı gerçekten çok özel. Arılar burada çok zengin bir floradan besleniyor” ifadelerini kullandı.
“Bu sene beklentimiz yüksek”
Bu sezonun arıcılar açısından umut verici geçtiğini belirten Eren, kışın uzun sürmesinin ve ilkbahar yağışlarının olumlu etkiler oluşturduğunu ifade ederek, “Bu yıl yaylaya her zamankinden biraz daha erken geldik. Geldiğimizde otların gelişimi oldukça iyiydi. İki yılda bir yoğun şekilde çıkan bazı bal çiçekleri var. Bu yıl onların da çıkacağını düşünüyoruz. Bu sene beklentimiz yüksek. Kış burada uzun sürdü ama bu durum bizim açımızdan olumlu oldu. Bölgedeki yaşlılarla konuşuyoruz. Özellikle nisan yağmurlarının fazla olmasının çiçeklerin gelişimine ve bal verimine katkı sağladığını söylüyorlar. İnşallah bu yıl güzel bir sezon geçiririz” diye aktardı.
“Arı da bir bakıma bebek gibidir”
Son yıllarda birçok bölgede yaşanan arı ölümlerine de değinen Eren, “Arıcılar Birliği’nden duyduğumuz kadarıyla bazı bölgelerde arı ölümleri yaşanıyor. Ben kış aylarında Ordu’dayım. Nemli ve rutubetli bölgelerde arıcılık daha zor oluyor. Arıların bulunduğu ortam çok önemli. Nem arttığında çeşitli hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Ancak Yüksekova’nın yaylaları havadar ve temiz. Burada arılar için daha uygun bir ortam var. Yine de bakım çok önemli. Arı da bir bakıma bebek gibidir. Ne kadar iyi besler ve ne kadar iyi bakım yaparsanız o kadar verimli olur” ifadelerini kullandı.
Kovan fiyatları 4 ila 6 bin lira arasında
Arıcılık sektöründeki maliyetlere de değinen Eren, kovanlı arı fiyatlarının 4 bin ila 6 bin lira arasında değiştiğini belirtti. Bal fiyatlarının ise sezon sonunda elde edilecek verime göre netleşeceğini söyledi.
Her yıl yüzlerce kilometre yol kat ederek Yüksekova’ya gelen Eren, bölgenin doğal zenginliklerinin korunmasının hem arıcılık hem de bal üretimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Eren, sezon boyunca Yeşilova yaylalarında üretim yaparak kaliteli bal elde etmeyi hedeflediğini söyledi.