İHD’den Ramazan Yüce için adalet çağrısı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 233. hafta açıklamasında Ramazan Yüce dosyasına dikkat çekerek, olayın etkin şekilde soruşturulması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 233. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu.

"Bu suçlar adalet duygusunu da derinden yaralar"

Akbaş, “Gözaltında zorla kaybetme, işkence ve cezasızlık; insan onurunu hedef alan, uluslararası insan hakları hukuku tarafından mutlak biçimde yasaklanmış ağır ihlallerdir. Bu suçlar yalnızca mağdurları değil, ailelerini ve toplumun adalet duygusunu da derinden yaralar. Hakikatin açığa çıkarılması, faillerin etkin biçimde soruşturulması ve yargılanması, kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması ile adaletin sağlanması devletin temel yükümlülüğüdür. Bizler, hafızayı diri tutmanın ve hakikat ile adalet talebini ısrarla dile getirmenin, benzer ihlallerin tekrarını önlemenin en önemli güvencesi olduğuna inanıyoruz” dedi.

233. hafta açıklamasını Ramazan Yüce dosyasına ayırdıklarını belirten Akbaş, “233. haftamızda, gözaltında işkence gören ve yaşamı boyunca ağır hak ihlallerine maruz bırakıldıktan sonra katledilen Ramazan Yüce’nin hakikat ve adalet talebini bir kez daha yineliyoruz” ifadelerini kullandı.

"Yoğun işkenceye maruz bırakıldıktan sonra serbest bırakıldı"

Ramazan Yüce’nin yaşam öyküsüne değinen Akbaş, “Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde ikamet eden Ramazan Yüce evli ve 7 çocuk babasıydı. Silvan Yatılı Bölge Okulu’nda hizmetli kadrosunda görev yapıyordu. 1980 darbesinden sonra gözaltına alındı, yoğun işkenceye maruz bırakıldıktan sonra serbest bırakıldı. Daha sonra da defalarca gözaltına alınıp serbest bırakıldı” diye konuştu.

"Ramazan Yüce de bu karanlık dönemin mağdurlarından biri oldu"

Akbaş, “1991-1997 yılları arasında Silvan ilçesinde yoğun faili meçhul cinayetler yaşanıyordu. Hizbullah örgütü, o dönemde devletin sağladığı imkân ve koruma iddiaları eşliğinde özellikle ilçe merkezinde sivillere yönelik çok sayıda cinayete karıştı. Ramazan Yüce de bu karanlık dönemin mağdurlarından biri oldu. Ramazan Yüce’nin büyük kızı da o dönemde Hizbullah saldırısı sonucu ağır yaralandı. Aile sürekli baskı ve tehdit altında yaşadı” dedi.

"Etkili biçimde soruşturulmadı ve faili meçhul olarak kaldı”

Yüce’nin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin de konuşan Akbaş, “29 Haziran 1992 tarihinde Ramazan Yüce, dışarıdan lise bitirme sınavına girmek için Diyarbakır’a gitti. O sabah eşine, ‘Ben gidiyorum ama kötü rüyalar gördüm. Bana bir şey olursa nişanlı olan kızımı evlendirin’ dedi. Diyarbakır’dan Silvan’a dönmek üzereyken Lalebey Sokak’ta kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı ve yaşamını yitirdi. Cenazesi Silvan ilçe merkezinde defnedildi. Taziyenin yoğun katılımla gerçekleşmesi üzerine cenaze törenine de saldırı düzenlendi. Olay, aradan geçen yıllara rağmen etkili biçimde soruşturulmadı ve faili meçhul olarak kaldı” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda Akbaş, “Bir kez daha hakikatin ortaya çıkarılmasını, sorumluların tespit edilerek bağımsız ve etkin bir yargılama sonucunda hesap vermesini talep ediyoruz. Aradan geçen 34 yıla rağmen Ramazan Yüce için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü adalet, yalnızca Ramazan Yüce’nin ailesi için değil, toplumun ortak vicdanı ve bir daha benzer ihlallerin yaşanmaması için de vazgeçilmezdir” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri