İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 231. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi yöneticisi Avukat Dindar Koç okudu.
Koç, açıklamasında gözaltında kaybetme suçunun insanlığa karşı işlenen en ağır suçlardan biri olduğunu belirterek, “Gözaltında insan kaybetme suçu, insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Bir ailenin, bir eşin, bir çocuğun babasının, annesinin, sevdiklerinin bir mezarı olsun diye sokaklarda haykırması, insanlık onurunun ne derece yerlerde sürüklendiğinin göstergesidir” dedi.
Kayıp yakınlarının yıllardır süren mücadelesine dikkat çeken Koç, “Medeni ülkelerde çocuklar geleceklerini planlarken, ülkemizde çocuklar sevdiklerine bir mezar yeri aramak için sokaklarda, adliye koridorlarında ve tüm mecralarda sesini yükseltmek zorunda kalıyor. Biz kayıp yakınları, Cumartesi İnsanları ve insan hakları savunucuları olarak adil ve gerçek bir yargılama ile yüzleşmenin gerçekleşmesini ve mezar yerlerimizin açıklanmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
231.haftada Mehmet Sıddık Baysal dosyasını gündeme aldıklarını belirten Koç, Baysal’ın 7 Haziran 1994 tarihinde evinden ayrıldığını söyledi.
Koç, “Mehmet Sıddık Baysal hayvancılıkla uğraşıyordu. Ailesine Dağlıca bölgesine hayvan alımı için gideceğini bildirdi. Aradan geçen günlerde kendisinden haber alınamayınca aile bölgeye giderek kendi imkânlarıyla arama yaptı” dedi.
Resmi başvurulara rağmen kayıtlarda gözaltına alındığına dair bilgi bulunmadığını aktaran Koç, buna karşın köylülerin bölgede askeri operasyon yapıldığını ve Baysal’ın askeri araçla götürüldüğünü gördüklerini ifade ettiklerini söyledi.
Koç, “Köylüler, Dağlıca bölgesinde geniş kapsamlı bir operasyon yapıldığını, Mehmet Sıddık Baysal’ın askeri araçla götürüldüğünü birden fazla kişinin gördüğünü bildirdi” dedi.
Bir başka tanıklığa değinen Koç, “Aile ile iletişime geçen bir kişi, Baysal’ın Doski mıntıkasında askerlerce gözaltına alındığını, ağır işkence sonucu hayatını kaybettiğini ve cansız bedeninin Sinava (Kamışlı) Karakolu içerisinde açılan bir çukura atıldığını beyan etti” ifadelerini kullandı.
Ailenin tüm başvurularına rağmen etkin soruşturma yürütülmediğini belirten Koç, “Yapılan başvurular üzerine savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı. Dosya bu şekilde faili meçhul bırakıldı” dedi.
Baysal ailesinin tüm hukuki girişimlerine rağmen sonuç alamadığını vurgulayan Koç, “Mehmet Sıddık Baysal’ın akıbetini sormaktan hiçbir zaman vazgeçmediler” diye aktardı.
Koç açıklamasının sonunda, “Hukukun üstünlüğünü kabullenmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Bizler sevdiklerimizin işkenceyle katledilmesine ve kaybedilmesine karşı çıkıyoruz. Mehmet Sıddık Baysal nezdinde bir kez daha yetkililere sesleniyoruz; devleti hukukun sınırları içinde kalmaya, akıbetin ortaya çıkarılması için somut adımlar atmaya ve sorumluların adil biçimde yargılanmasına davet ediyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin Mehmet Sıddık Baysal ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.