İHD Hakkari: 2014’teki insanlık trajedisinin tekrarlanması riskinden endişe duymaktayız

İHD Hakkâri Şubesi, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve insan hakkı ihlallerine ilişkin yaptığı basın açıklamasıyla Türkiye ve dünya kamuoyunu barışa ve insanlığa sahip çıkmaya çağırdı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkâri Şubesi, Cengiz Topel Caddesi üzerinde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya İHD ve ÖHD üyelerinin yanı sıra DEM Parti Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez, Yüksekova Belediye Eş Başkanları Şadiye Kırmızıgül ve Soreş Diri, DBP Eş Başkanları Reşit Güneç ve Gülcan Ceylan, KESK ile çok sayıda kişi katıldı.

“2014’teki insanlık trajedisinin, bugün de tekrarlanması riskinden derin bir endişe duymaktayız”

Basın açıklamasını İHD Hakkâri Şubesi Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu. Çapraz, açıklamasında, “Kobanê’nin IŞİD’e karşı savaşta sembolik bir anlamı var. Hatırlanacağı üzere 2014 yılında IŞİD çeteleri tarafından Kobanê’ye bağlı yüzlerce köy ele geçirilmiş, binlerce insan zorla yerinden edilmişti. Ardından kuşatmaya alınan Kobanê’ye dönük saldırılar; Kürtlerin öncülüğünü yaptığı, farklı etnik ve inanç gruplarından oluşan silahlı güçlerin direnişi, Pêşmerge güçleri ile uluslararası koalisyonun desteğiyle püskürtülmüş, devam eden yoğun çatışmalar sonucu Kobanê ve Suriye’nin pek çok yerleşim yeri IŞİD’den kurtarılmıştı. 2014’teki insanlık trajedisinin, bugün de tekrarlanması riskinden derin bir endişe duymaktayız. Nitekim Suriye’de, HTŞ tarafından oluşturulan Geçici Yönetime bağlı silahlı grupların Alevilere ve Dürzilere yönelik saldırıları ile başlayan süreç; 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’in Şeyh Maqsud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtleri ve diğer grupları hedef alan saldırılar ile devam etmiştir. Gerçekleştirilen saldırılar sonucu oradaki çok sayıda insana dönük işkence ve infaz görüntüleri kamuoyuna yansımış, yine binlerce insan zorla yerinden edilmiştir” dedi.

“Savaş suçu olarak tanımlanan pek çok fiile tanıklık etmekteyiz”

Bölgede sivillere yönelik saldırıların artarak devam ettiğini belirten Çapraz, “Özellikle Kürtlerin çoğunlukla yaşadığı Hasekê ve Kobanê kentleri hedef alınmaktadır. Son aldığımız ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Kobanê kentinde internet erişimi kesilmiş; yine elektrik, su ve temel gıda maddelerine erişim engellenmektedir. Kobanê ve Hasekê kentlerinde yaşayan insanlar büyük bir saldırı tehdidi ile karşı karşıyadır. Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı da Suriye’deki camilere 1988’de Saddam Hüseyin’in Kürtlere karşı katliamlarının adı ve sembolü olan ‘Enfal Suresi’yle başlayan bir genelge göndererek Rojava’ya yönelik saldırıları ‘fetih’ olarak nitelendirmiş; saldırılara ve katliamlara zemin hazırlamış ve meşrulaştırmıştır. Ayrıca kamuoyuna yansıyan görüntülerde HTŞ tarafından oluşturulan Geçici Suriye Hükümetine bağlı silahlı grupların, hapishanelerde tutulan IŞİD şüphelisi kişileri serbest bıraktığı, başta kadınlar olmak üzere sivillere yönelik saldırıların arttığı ve işkence ile infaz eylemlerinin sistematik bir hal aldığı görülmektedir. Dünya kamuoyuna yansıyan bu haberler ve görüntüler, Uluslararası Hukuk ve Cenevre Savaş Hukuku Sözleşmesi’nin sistematik biçimde ihlal edildiğini gözler önüne sermektedir. Bu süreçte sivillerin hedef alınması, yerel nüfusun zorla yerinden edilmesi, işkence ve kötü muamele uygulamaları, esir alınan silahlı militanların infaz edilmesi gibi uluslararası belgelerde savaş suçu olarak tanımlanan pek çok fiile tanıklık etmekteyiz” dedi.

Adalet Bakanlığı’na çağrı

Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan saldırıların; insan onurunun korunması konusunda yerel ve uluslararası kamuoyuna büyük bir sorumluluk yüklediğini ifade eden Çapraz açıklamasını şöyle sürdürdü:

HTŞ tarafından oluşturulan Geçici Suriye yönetimi, Suriye’de yaşayan Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Süryanilerin ve kendilerince ‘makbul kabul edilmeyen’ bütün halkların yaşam hakkına yönelik saldırılardan derhal vazgeçmelidir. Sivillerin korunması ve yaşam hakkının güvence altına alınması için Birleşmiş Milletleri göreve davet ediyoruz; Kuzey ve Doğu Suriye’de Geçici Suriye Hükümetine bağlı silahlı grupların saldırıları ve işlemeye devam ettikleri savaş suçları derhal durdurulmalı, sorumlular hakkında uluslararası hukuk ilkelerine göre etkin soruşturmalar yürütülmelidir. Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan saldırılar Türkiye’nin birçok yerinde protesto edilmektedir. Bu protestolar sırasında göstericilere yönelik kolluğun işkenceye varan uygulamalar gerçekleştirdiği, çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve haber takibi yapan gazetecilerin ekipmanlarına el konularak gözaltına alındıkları kamuoyuna yansımıştır. Ayrıca bazı siyasi aktörler, basın yayın organları ve sosyal medya hesapları tarafından üretilen ırkçı propaganda, şiddet çağrısı ve nefret söylemlerine tanıklık etmekteyiz. Buradan İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanına çağrıda bulunuyoruz: Gazetecilere ve medyaya yönelik kısıtlamalardan vazgeçin, gözaltındaki tüm gazetecileri derhal serbest bırakın, protestoculara yönelik işkence ve kötü muamelede bulunan kolluk görevlileri hakkında ivedilikle soruşturma başlatın. Bir kez daha Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumları Suriye’de yaşanan saldırıları durdurmaya, ağır insan hakları ihlallerini soruşturmaya ve kalıcı barış için çaba göstermeye davet ediyoruz. İHD olarak; demokrasi, eşitlik, özgürlük ve barış temelinde ortak bir yaşamın kurulması için herkesi savaşa ve şiddete karşı harekete geçmeye, insan onuruna sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri