İHD Hakkari'den 30 Ağustos’ta kayıplar için adalet çağrısı

İHD Hakkari Şubesi, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü kapsamında Yüksekova’daki şube binasında açıklama yaparak kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması ve faillerin yargılanması çağrısında bulundu.

İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Merkezi Komisyonu’nun Türkiye genelindeki şubelerde saat 12.00’de eş zamanlı gerçekleştirdiği açıklama, Yüksekova’da da yapıldı. İHD Hakkari Şubesi’nde gerçekleştirilen açıklamaya İHD Hakkari Şubesi yönetici ve üyeleri, DBP ile TÜHAYDER katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz okudu.

Çapraz, 30 Ağustos’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2010 tarihli kararıyla, zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması ve bu ağır insan hakları ihlaline karşı mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü ilan edildiğini belirtti.

Çapraz, Türkiye’de özellikle 1990’lı yıllarda ağırlaşan zorla kaybetmelerin bugün de sonuçları devam eden bir insanlık suçu olduğunu ifade ederek, “İnsanların gözaltına alınmalarının ardından kendilerinden bir daha haber alınamaması, cenazelerinin gizlenmesi, toplu mezarların ortaya çıkarılması ve devlet görevlilerinin sorumluluğunun etkin biçimde araştırılmamasıyla birlikte bugün hâlâ sonuçları devam eden bir insanlık suçudur” dedi.

Kayıp yakınlarının hakikat ve adalet hakkının yıllar geçmesine rağmen ortadan kalkmadığını vurgulayan Çapraz, “Aradan geçen yıllar, kayıp yakınlarının hakikat ve adalet hakkını ortadan kaldırmamıştır. Aksine, akıbeti açıklanmayan her insan ve sonuçsuz bırakılan her dosya, cezasızlık politikasının sürdüğünü göstermektedir. İHD’nin yıllardır sürdürdüğü mücadelede temel talep değişmemiştir: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” diye konuştu.

Çapraz, kayıp yakınlarının yaşadığı mağduriyetin yalnızca kaybedilen kişilerin akıbetiyle sınırlı olmadığını belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkındaki kararlarının da devletin kayıp iddialarını etkili biçimde soruşturma ve kayıp yakınları için etkili mekanizmalar işletme yükümlülüğüne işaret ettiğini söyledi.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın mücadelesine de değinen Çapraz, “Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 27 Mayıs 1995’te İstanbul Galatasaray Lisesi önünde başlattığı ve bugün de tüm engelleme girişimlerine rağmen büyük bir kararlılıkla sürdürülen mücadele, Türkiye’nin en önemli hakikat ve adalet arayışlarından biridir” ifadelerini kullandı.

Çapraz, kayıplar için farklı kentlerde sürdürülen eylemlere dikkat çekerek, “İHD Diyarbakır, Urfa, Hakkâri, Batman ve İzmir şubeleri de kayıp yakınlarıyla birlikte her cumartesi kayıpların akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle açıklamalar ve eylemler gerçekleştirmektedir” dedi.

Türkiye’de zorla kaybetmelerle ilgili temel sorunlardan birinin dosyaların zamanaşımı, etkisiz soruşturmalar ve cezasızlıkla sonuçlandırılması olduğunu ifade eden Çapraz, “Zorla kaybetme gibi ağır insan hakları ihlallerinde devletin görevi geçmişi kapatmak değil, bütün yönleriyle aydınlatmaktır. Kimin kaybedildiği, nerede ve kimler tarafından gözaltına alındığı, akıbetlerinin ne olduğu, cenazelerin nereye götürüldüğü ve emir-komuta zincirinde kimlerin sorumluluğunun bulunduğu ortaya çıkarılmalıdır” diye konuştu.

Çapraz, kalıcı toplumsal barış için geçmişle yüzleşmenin gerekli olduğunu belirterek, “Geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmeden, kayıpların akıbeti açıklanmadan, sorumlular hesap vermeden ve mağdurların adalet talepleri karşılanmadan kalıcı bir toplumsal barışın kurulması mümkün değildir” dedi.

Kayıp dosyalarının yeniden ve etkili biçimde soruşturulması, toplu mezarlara ilişkin çalışmaların bağımsız yöntemlerle yürütülmesi ve devlet arşivlerinin erişime açılması çağrısında bulunan Çapraz, kayıp yakınlarının barışçıl toplantı ve gösteri hakkının güvence altına alınmasını istedi.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayıp onaylaması gerektiğini belirten Çapraz, zorla kaybetmenin bağımsız bir suç olarak düzenlenmesi ve cezasızlığa yol açan hukuki düzenlemelerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Çapraz, açıklamasının sonunda mücadelelerinin süreceğini belirterek, “İnsan Hakları Derneği olarak biliyoruz ki kayıplar yalnızca geçmişin değil, bugünün de meselesidir. Her cumartesi meydanlarda yükselen ‘Kayıplarımız nerede?’ sorusu, aynı zamanda ‘Bu ülke geçmişiyle yüzleşecek mi, adalet sağlanacak mı, aynı suçların bir daha işlenmemesi nasıl güvence altına alınacak?’ sorusudur. Tüm kayıpların akıbeti açıklanana, hakikat ortaya çıkana, failler yargılanana ve cezasızlık sona erene kadar mücadelemiz sürecektir” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri