İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi, saat 13.00’te şube binasında 24 Nisan Ermeni Soykırımı dolayısıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya İHD üyelerinin yanı sıra ÖHD ve DBP temsilcileri de katıldı. Basın açıklamasını İHD Hakkari Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Tevfik Gündüz okudu. Gündüz, Ermeni soykırımının inkâr edilmesi ve faillerin cezalandırılmaması nedeniyle suçun devam ettiğini belirterek, “Ermeni soykırımı inkâr edildiği ve failler cezalandırılmadığı için bu suç, inkâr üzerinden işlenmeye devam etmektedir. Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder. İnkâr, soykırımı sürekli kılar; inkâr, failin aklanması, kurbanın ise suçlanmasıdır” dedi.
“Soykırımın inkârı, katilleri kahraman yapmaktır”
Soykırım ve inkâr politikalarının bölgede acıların sürmesine neden olduğunu ifade eden Gündüz, “Soykırım ve soykırımın inkârından bu yana coğrafyamızda kan, gözyaşı ve ağıtlar dinmedi. Çünkü cezasızlık yeni suçları doğurdu ve suçlular cezasız kaldı. Çünkü adalet yerini bulmadı” diye aktardı. İnkârın yalnızca geçmişi reddetmek olmadığını vurgulayan Gündüz, “Soykırımın inkârı ‘biz yapmadık’ demekten ibaret değildir. Aynı zamanda kurbanların torunlarına bu felaketi yeniden yaşatmaktır. Soykırımın inkârı, katilleri kahraman yapmaktır, soykırımcıları onurlandırmaktır” ifadelerini kullandı. Son dönemde soykırımın sorumlularına yönelik övgülerin arttığını belirten Gündüz, “Özellikle son dönemde, soykırımın mimarları olan Enver, Talat ve Cemal Paşalara yönelik övgüler ile İttihatçılık propagandası giderek artmakta; ırkçılık daha da beslenmekte ve toplumsallaşmaktadır” dedi.
“Ağır insan hakları ihlalleri, Cumhuriyet rejiminin üzerine inşa edildiği soykırımın mirasıdır”
Gündüz, Türkiyeli Ermenilerin inkârın etkilerini günlük yaşamda hissettiğini ifade ederek, “Ermeniler, inkârın hayatın her alanındaki taşıyıcılarıyla birlikte yaşamak zorunda bırakılmaktadır. Dünyanın farklı yerlerindeki Ermeniler ise ata topraklarından uzakta, anılarının incitilmesine katlanmaktadır” diye belirtti. İnsan hakları ihlallerine de değinen Gündüz, “Bu topraklarda işlenmiş ve hâlen işlenmekte olan ağır insan hakları ihlalleri, Cumhuriyet rejiminin üzerine inşa edildiği soykırımın mirasıdır” dedi.
“‘Tanı, af dile, tazmin et’ çağrısında bulunduk”
Geçmişte “soykırım” ifadesinin dahi yasaklandığını söyleyen Gündüz, “Toplum bu kelimeyi kullanmaktan kaçınmıştır. Aydınlar dahi bu sözcüğü kullanmaktan çekinmiştir. 2005 yılında bu kavramı açıkça kullanarak ‘Tanı, af dile, tazmin et’ çağrısında bulunduk” diye ifade etti. Yapılan açıklamalar nedeniyle açılan davalara da değinen Gündüz, bu davaların beraatle sonuçlandığını hatırlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti yargısı bu konunun tartışılmasını istememektedir. Tartışma sorgulamayı beraberinde getirecektir” dedi.
Soykırımın sadece ölümden ibaret olmadığını vurgulayan Gündüz, “Soykırım; sürgün, açlık, hastalık ve tarif edilemez bir zulmü içerir. Aynı zamanda büyük bir yağmadır. Kurbanların mallarına, mülklerine ve birikimlerine el konulmuştur” diye aktardı. 24 Nisan kapsamında Sevak Şahin Balıkçı’yı da andıklarını belirten Gündüz, “Sevak’ın anısını yaşatmaya söz veriyoruz” dedi.
Gündüz, açıklamasının sonunda her yıl dile getirdikleri çağrıyı yineleyerek, “Soykırımın inkârı, soykırımın sürdürülmesidir. İnkâra son verin. Bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte suçu kabul edin. Ancak o zaman adalet yerini bulabilir.” ifadelerini kullandı.