İHD Hakkari ve kayıp yakınları, Mehmet Yaşar için adalet talep etti

İHD Hakkari ve kayıp yakınları, Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Mehmet Yaşar için adalet talebinde bulundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, Mehmet Yaşar için Yüksekova’daki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına Öznur Bartın, Yüksekova Belediye Eş Başkanı Soreş Diri, DBP Yüksekova Eş Başkanı Reşit Güneç ve Gülcan Ceylan, Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İrfan Sarı, il genel meclis üyeleri, Mehmet Yaşar’ın kızı Kamile Yıldız, İHD üyeleri, kayıp yakınları ve DEM Parti ilçe örgütü katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi üyesi Eren Baskın okudu.

Eren Baskın, Cumartesi Anneleri olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda dinlendiklerini belirtti. Meydanlarda dile getirdikleri acıları, hakikati ve adalet taleplerini bu kez Meclis kürsüsünde ifade ettiklerini söyledi. Kayıpların isimlerini, hikâyelerini ve geride bıraktıkları hayatları anlattıklarını dile getiren Baskın, yayımlanan raporda taleplerine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediğini gördüklerini belirtti. Demokratikleşme ve toplumsal barış için hazırlanan raporda zorla kaybetmeler gibi ağır ve sistematik insan hakları ihlallerinin görünür kılınmamasını üzüntüyle karşıladıklarını ifade etti. Barışın hakikatlerle yüzleşmeyi gerektirdiğini vurgulayan Baskın, fail ve sorumluları koruyan cezasızlık uygulamalarına son verilmesi gerektiğini söyledi. Etkin ve tarafsız soruşturmalar yürütülmesi gerektiğini dile getiren Baskın, zaman aşımı defi uygulamasının cezasızlığın aracı olmaktan çıkarılmasını talep etti.

Açıklamanın 216. haftasında Mehmet Yaşar’ın akıbeti için bir araya geldiklerini belirten Baskın, 1990’lı yıllarda gözaltında katledilenlerin sayısının ciddi şekilde arttığını ifade etti. Cumartesi Annelerinin duruşunun meydanlardan dünyaya açılan bir umut kapısı olduğunu dile getiren Baskın, bu umudun gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin hukuksal zeminde aranması ve sorumluların gerçek bir adalet anlayışıyla yargılanması olduğunu söyledi. Bugün de yan yana durarak kayıpların akıbetini sormaya devam ettiklerini belirtti.

Baskın, Mehmet Yaşar’ın 28 Şubat 1994 tarihinde kaçırılıp katledilen Mehmet Zeki Yılmaz’ın akıbetini sormak için evden çıktığını ve bir daha geri dönmediğini ifade etti. Mehmet Yaşar’ın, gözaltında katledilen yakın dostu Mehmet Zeki Yılmaz’ın cenaze törenine katıldığını, cenaze sırasında göz hapsine alındığını ve takip edilmeye başlandığını belirtti. Bir akrabasının evine sığınan Yaşar’ın bulunduğu evin ablukaya alındığını söyleyen Baskın, akşam saat 20.00 sularında kimlik sorgulaması yapan polislerin “Bizimle emniyete geleceksin” diyerek Mehmet Yaşar’ı gözaltına aldığını ifade etti. Ailenin ilçe jandarma karakolu ve emniyete başvurduğunu belirten Baskın, gözaltı işleminin inkâr edildiğini söyledi. Yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını dile getiren Baskın, herhangi bir soruşturma başlatılmadığını ve ailenin adalet arayışının tehdit ve inkârla engellendiğini ifade etti.

Baskın, bölgede birçok cinayetle ilgili itiraflarda bulunan Kahraman Bilgiç’in, Mehmet Yaşar’ın tabur komutanının talimatıyla alınıp tabura götürüldüğünü, ağır işkence gördüğünü ve daha sonra helikoptere bindirilerek götürüldüğünü söylediğini belirtti. Bu açıklamalara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini dile getiren Baskın, adli mercilerin inkâr siyasetinin parçası haline geldiğini ifade etti. Mehmet Yaşar’ın 32 yaşında gözaltına alınarak kaybedildiğini vurgulayan Baskın, bu gerçeği kamuoyuna duyurmaya devam edeceklerini söyledi. Mehmet Yaşar’ın çiçeklerle donatılacak bir mezarının olması için mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Baskın, kayıpların akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

Basın açıklamasının ardından söz alan Mehmet Yaşar’ın kızı Kamile Yıldız ise, 33 yıl değil 330 yıl da geçse her yerde ve her sokakta bu soruyu sormaya devam edeceklerini söyledi. Bunun sorumlusunun devlet olduğunu ifade eden Yıldız, o gün orada sorumlu olan herkesin açığa çıkarılması gerektiğini belirtti. Asker ve polislerin evi sardığını, babasını evden çıkardıklarını dile getiren Yıldız, daha sonra gözaltı işleminin inkâr edildiğini söyledi. Var oldukları sürece bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri