İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkâri Şubesi ile kayıp yakınları, 31 yıl önce Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Bedri Alagan için Yüksekova Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı İHD Hakkâri Şubesi Eş Başkanı Sibel Çapraz okudu. Etkinliğe DEM Parti Yüksekova İlçe Eş Başkanları Abdullah Kırmızıgül ve Şeyda Bellier, DBP temsilcileri ile kayıp yakınları katıldı.
Açıklamada konuşan Sibel Çapraz, gözaltında zorla kaybetmenin uluslararası insan hakları sözleşmelerinde açıkça suç olarak tanımlandığını belirterek, devletlerin bu suçla mücadele etmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Bedri Alagan’ın akıbetinin 31 yıldır belirsiz olduğunu ifade eden Çapraz, Alagan’ın yaşam öyküsünü paylaştı. Dört çocuk babası olan Bedri Alagam’ın 1969 yılında Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde doğduğunu belirten Çapraz, 1990’lı yıllarda Goman köyünde dayatılan koruculuğu kabul etmediği için Diyarbakır’a göç ettiğini ve Yoğurt Pazarı civarında bir kıraathane işlettiğini söyledi.
25 Ocak 1995’te yaşananlara değinen Çapraz, Alagan’ın sabah saatlerinde kıraathanesinin önünde meydana gelen silahlı saldırıya tanık olduğunu, olay sonrası bazı kişilerin gözaltına alındığını aktardı. Aynı gün saat 10.00 sıralarında Bedri Alagan’ın da gözaltına alındığını ve birkaç saat sonra serbest bırakıldığını belirten Çapraz, akşam saatlerinde polislerin yeniden iş yerine geldiğini ve saat 22.30 civarında Alagan’ın kıraathanesinden tekrar gözaltına alındığını ifade etti.
Kahve çalışanı ve köylüsü Abdurrezak Güngörmüş’ün durumu aileye bildirdiğini aktaran Çapraz, ailenin emniyete başvurmasına rağmen “serbest bırakıldı” yanıtı aldığını ve dilekçelerinin işleme konulmadığını söyledi. Altıncı gün diğer gözaltındakilerin savcılığa çıkarıldığını ancak Bedri Alagan’ın ortada olmadığını vurgulayan Çapraz, serbest bırakılan kişilerin anlatımlarında Alagan’ın ağır işkence gördüğü ve ayrı tutulduğu bilgisinin yer aldığını belirtti.
Ailenin hukuki girişimlerine de değinen Çapraz, 27 Eylül 1995’te İHD Diyarbakır Şubesi’ne başvurulduğunu, dosyanın Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na taşındığını hatırlattı. Dosyada ciddi çelişkiler bulunduğunu söyleyen Çapraz, Alagan’ın gözaltına alındığına dair tutanak olmasına rağmen serbest bırakıldığına dair hiçbir kaydın bulunmadığını, DGM hazırlık fihristinde yer alan isminin daha sonra silindiğinin tespit edildiğini dile getirdi.
Bu gelişmeler üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurulduğunu belirten Çapraz, AİHM’in Türkiye’yi yaşam hakkı ihlali ve etkili soruşturma yürütmemekten mahkûm ettiğini söyledi. Ancak tüm bu kararlara rağmen dosyanın aydınlatılmadığını ifade eden Çapraz, “Bedri Alagan dosyası faili meçhul bırakıldı. Ailesinin çiçek bırakacağı bir mezar yeri dahi yok” dedi.
Açıklamanın sonunda Çapraz, Bedri Alagan şahsında tüm kayıplar için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Son kaybımızın akıbeti ortaya çıkarılana kadar meydanlarda, sokaklarda ve adliyelerde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.