İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 223. hafta kapsamında saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasına Zımangeh üyeleri, KESK, İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi üyesi Eren Baskın okudu. Eren Baskın, “223. haftamızda, akıbetinin açığa çıkartılması ve bilinen faillerinin cezalandırılması engellenmiş olan Kadir Keremoğlu dosyası ile kamuoyunun karşısındayız” dedi.
Baskın, “75 yaşındaki Yüksekovalı Kadir Keremoğlu, Van’da yaşayan varlıklı bir iş insanıydı. 10 Temmuz 1994 tarihinde JİTEM mensupları ‘ölüm listesinde isminiz var’ diyerek Keremoğlu ailesinden haraç istedi. İstenen parayı İstanbul/Çatalca’da bir adrese getirmeleri söylendi. Aile polise ve savcılığa başvurarak suçüstü yaptırdı ve haraç almaya gelen 4 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan biri de JİTEM’ci Alaattin Kanat’tı” ifadelerini kullandı.
Yaşananların ardından ailenin hedef haline geldiğini belirten Baskın, “Bu olaydan sonra Keremoğlu ailesi tehdit edilmeye başlandı. 14 Nisan 1995 tarihinde Kadir Keremoğlu, Van merkezde yaptırdığı camide namaz kıldıktan sonra 01 EA 600 plakalı beyaz Toros ile kaçırıldı. Onu otomobile bindirenler arasında JİTEM’le irtibatlı Şehmus Durak da vardı” dedi. Baskın, “Aile yaptığı araştırmalar sonucunda Keremoğlu’nun Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’a teslim edildiğini, Van JİTEM merkezine ve ardından Van Jandarma Alay Komutanlığı’na götürüldüğünü öğrendi. Kaçırma olayına karışan kişilerin kimlik bilgilerine de ulaşıldı” diye konuştu.
Sürece ilişkin çarpıcı detayları paylaşan Baskın, “22 Nisan 1995’te kendisini özel harp dairesi mensubu olarak tanıtan bir kişi aileden 750 bin Mark istedi. Ailenin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile görüşmesinin hemen ardından aynı kişi ‘babanızı ölmüş bilin’ dedi” ifadelerini kullandı. Baskın, “JİTEM’le bağlantılı Şehmus Durak’ın eşi, vicdan azabı çektiğini söyleyerek aileyle iletişime geçti ve Kadir Keremoğlu’nun Yeşil tarafından infaz edildiğini anlattı. Bu anlatımlar kayıt altına alındı ve dönemin basınında yer aldı” dedi.
Yargı sürecine değinen Baskın, “Ailenin emniyet, adli ve askeri makamlara yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı. Dosya Diyarbakır, Hakkâri ve Van arasında gidip geldi ancak etkin bir soruşturma yürütülmedi. 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru reddedildi. Bunun üzerine aile AİHM’e başvurdu” diye konuştu. Baskın, “223. haftamızda bir kez daha Kadir Keremoğlu’nun mezar yerinin açıklanmasını, onu kaybedenlerin yargılanarak cezalandırılmasını talep ediyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin Kadir Keremoğlu için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Kadir Keremoğlu’nun torunu Karatajdin Keremoğlu ise yaptığı açıklamada, “75 yaşındaki dedem Kadir Keremoğlu, 14 Nisan 1995 tarihinde Van’da camide namaz kıldıktan sonra JİTEM’ci Şehmus Durak tarafından beyaz bir Toros ile kaçırıldı. Tüm başvurularımıza rağmen dedemin akıbetine dair bir gelişme yaşanmadı” dedi. Keremoğlu, “Kendi imkanlarımızla dedemin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’a teslim edildiğini öğrendik. Ardından bizden yüksek miktarda para istendi. Mehmet Ağar’a ulaştıktan kısa süre sonra ‘artık bir babanız yok’ denilerek dedemin katledildiği bildirildi” ifadelerini kullandı.
Keremoğlu, “Sorumluların kim olduğu bellidir. Dosyaların kapatılması yerine faillerin yargılanmasını istiyoruz. Herkes gibi çiçeklerle donatacağımız bir mezar yeri talep ediyoruz. Sorumlular bulunsun, failler yargılansın” ifadelerini kullandı.